Edebiyat Buluşmaları #1

Doğan Hızlan ile Edebiyat Buluşmaları geçtiğimiz salı akşamı Salon İKSV’de başladı. Her ay bir Salı günü devam etmesi beklenen etkinliğin ilk konukları Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Uçman ve Doç. Dr. Handan İnci oldular. Yaklaşan Tanpınar Festivali öncesinde konu da doğal olarak Ahmet Hamdi Tanpınar’dı.

Söyleşide son dönemlerde artan Tanpınar ilgisi üzerinden yazarın günümüz okuruna ne ifade ettiğini anlamamıza yardımcı olacak çeşitli görüşler belirtildi. İlk oturum olmasının da etkisiyle belki biraz “yeni başlayanlar için Tanpınar” ayarında bir söyleşi oldu. Abdullah Uçman’ın yeni okura ve bu okurdaki yetersiz çabaya karşı tepkili bir yaklaşımı vardı ancak Handan İnci, Tanpınar’a karşı artan ilginin biraz da okurun gelişmesinden kaynaklandığını belirterek bu “yeni okur”a sahip çıktı. Gençlerin Huzur gibi romanlardan etkilenebilmeleri için şartların da biraz değiştiğini, buna rağmen kitapların dünyasına girebilen insanların her zaman başarılı yapıtlarda kendilerini bulabileceğini çok güzel açıkladı. Daha önce İhsan Oktay Anar Sempozyumu sırasında da bir konuşmasını dinlediğim Handan İnci’nin, bir akademisyen olmasına rağmen benim gibi edebiyatı keyifle takip eden “mutlu okur”ları koruması hoşuma gidiyor açıkçası. Günümüz teknoloji çağında kitaplara sarılan gençlere birilerinin kol kanat germesi gerekiyor. Okumamak için bahane çok, zamanımız gittikçe daha boş şeylerle uğraşarak azalıyor. Okuyan insanın nitelikli eleştiriler ve yol göstericilerin yanı sıra biraz da korunmaya ihtiyacı var.

Tanpınar’ı okumak için belli bir birikimin gerektiği aşikar, günümüz okurlarının da Tanpınar’ı anlayabilmek ve özümseyebilmek için biraz sabırlı olmaları gerekiyor. Ancak sonuçta varılan noktanın okuru tatmin edememesi gibi bir durum söz konusu değil. Bu yüzden Tanpınar’ın mutlu okur için de son derece önemli bir yazar olduğunu söyleyebiliriz. Sadece edebiyatla değil, diğer sanat dalları ile de ilgilenen ve bunu batıyı kopya etmekten farklı bir şekilde başarabilen ilk modern aydınımız Tanpınar daha çok ilgiyi ve daha iyi anlaşılmayı hak ediyor.
Doğan Hızlan’ı ise bu söyleşiye kadar daha çok müzik insanı olarak bilir ve severdim. Söyleşiden sonra ise konuklarına konuşma fırsatı tanıyan, keyifli yönlendirmelerle sohbeti güzel noktalara getirebilen bir moderatör olduğunu gördüm. Dolayısıyla Doğan Hızlan moderatörlüğünde her ay devam edecek olan edebiyat buluşmaları çok keyifli olacak gibi, kaçırmayacağımı şimdiden söyleyebilirim.

Not: Bu tip buluşmalarda izleyicilerden de soru sorması isteniyor. Bu notum da soruları soran arkadaşlar için. Genellikle soru sormaktan çok kendi fikirlerinizi onaylatmak isteğinizi anlıyorum, buna hakkınız da var. Ancak yine de Edebiyat Buluşmaları adı verilen bir akşama katıldığınızda “kitap okumaya vaktim kalmıyor” gibi yorumlar yapmanızı anlayamıyorum, hatta anlayamamanın da ötesinde böyle sorular sormaya hakkınız olmadığını da düşünüyorum. Zamandan değerli bir şeyimiz yok, iyi kullanalım.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir