Easier With Practice

İnsanların belli başlı doğal ihtiyaçları vardır ve bunu bir şekilde bir yerlerden karşılamak zorundadırlar. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ndeki gibi cinsellik ihtiyacı da bunların başını çekiyor. Fakat duygusal bir şeylerle harmanlanmadığı sürece yalnız başına pek bir şey ifade etmiyor.

Ana karakterimiz Davy, İnsanların Birbirlerine Yaptıkları Şeyler adlı öykü kitabını pazarlamak için fırlama kardeşi Sean ile birlikte yollara düşer. Motelde kaldıkları bir gece telefon çalar ve Davy yanıtlar. O sırada Sean odada değildir. Arayan kişi direkt konuya girerek “Üzerinde ne var?” diye sorar. Davy, arayan kişinin kardeşi olduğunu düşünerek tereddüt etse de telefondaki kişiye kısa sürede ayak uydurur. Birlikte sanal seks yapmaya başlarlar ve işleri bitince telefonu kapatırlar. Sonraki görüşmelerinde karşıdaki kişi adının Nicole olduğunu söyler ve Davy’den cep telefonu numarasını ister. Yaptıkları yolculuk sırasında Nicole ile Davy düzenli olarak görüşüp sanal seks yaparlar. Bir süre sonra Davy daha fazlasını ister. Birbirlerini yakından tanımak ve daha fazla sohbet etmek istemektedir. Nicole ise bu duruma pek sıcak bakmayarak Davy’yi ertelemektedir. Davy Nicole’den hayli etkilenmiştir ve ona sevgilisi gözüyle bakmaktadır. Günlük yaşamda karşısına çıkan kadınlara Nicole’e ihanet edeceği düşüncesiyle pek fazla yaklaşamaz. Buna rağmen Nicole’le de yüz yüze görüşemediği için bunalımın eşiğindedir. Gün gelir ve Nicole Davy’ye randevu verir.

Pek beklenmeyen veya tahmin edilemeyen bir finale götürüyor seyirciyi Easier With Practice. Bunun nedeni de Nicole hakkında ele avuca gelecek herhangi bir bilgiye sahip olmamamız. Nicole’ün fiziksel olarak nasıl bir şey olduğunu kurgulayıp duruyorsunuz, aklınıza başka da bir şey gelmiyor. Davy’yi saf karakteri dolayısıyla arkadaş benimsiyorsunuz ve mutlu olmasını istiyorsunuz. Bu sebeple sürpriz finalde gelinen noktada en az Davy kadar şaşırıyor ve üzülüyorsunuz.

Umduğunu değil, bulduğunu da yiyemeyen bir adamı seyrediyoruz bu filmde. Çünkü bulduğu kişi umduğu türden birisi değil. Çünkü umulan kişi, insanlara ne türden bir kötülük yaptığının farkında değil.

!f Bağımsız Filmler Festivali – Keşif bölümünde gösterilen ve Siyad ödülünü kazanan film Kyle Patrick Alvarez’in ilk uzun metrajı. İlgi çekici ve merak duygusunu sonuna kadar ayakta tutan bir konusu ve gayet güzel kadrajları var. Brian Geraghty utangaç Davy’yi alıp götürüyor. Çok çok iyi oynamış! Filmde az ve öz kullanılan müzikler şahaneydi. Filmin gösteriminden sonra izleyicilerin sorularını yanıtlayan yapımcı, eğer bütçeleri yetseydi ya daha fazla müzik kullanacaklarını ya da bir soundtrack albümü çıkartacaklarını söylemişti. Ne dediğini tam olarak hatırlayamıyorum. Neyse, film bir ila iki milyon dolar arasında bir paraya mal olmuş. Baştan sona New Mexsico’da çekmişler. Tüm iç mekan çekimleri bir stüdyoda gerçekleştirilmiş. Filmin uyarlandığı öykünün tamamını GQ dergisinde bulabilmek mümkünmüş ve Davy ile Nicole günlük hayatta hala arkadaşlarmış.

Bunları da Okuyabilirsiniz

  • 15 Şubat 2011 -- Byosoku 5 senchimetoru
    Son olarak Yeşilçam Sineması’ndaki Kosmos faciamdan sonra kendime geleyim diye izlemiştim bu filmi. Öyle bir etkisi var, ilaç gibi geliyor bana. Acemi birliğindeyken özlediğim temel şeylerden birisi de film izlemekti. Uzun bir aradan sonra film izlemeye dönüş yapmak adına gayet yerinde bir terci...
  • 15 Eylül 2010 -- Meduzot
    Öyküleriyle tanıyıp çok sevdiğimiz Etgar Keret’in hayat arkadaşı Shira Geffen ile birlikte yönettiği, üstüne bir de Cannes’dan Altın Kamera kazandıkları, güzel hikayeleri temiz bir şekilde anlatan iyi bir film Meduzot. Senaryo Shira Geffen’e ait ama yer yer Etgar Keret öykülerine has benzer ta...
  • 09 Temmuz 2008 -- Samaria
    Güney Kore sinemasının dünyaca ünlü siması Ki Duk Kim’in yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği 2004 yılı yapımı “Samaria”, 21. yüzyıl insanının amaçları uğruna her ne kadar ahlaki açıdan sorunlu olsa da ne gibi fedakarlıklar gösterdiğini anlatan bir başyapıt. Kim Ki Duk’un uluslararası aland...

5 Yorum

  1. bir film yazısı için film hakkında fazla detay içermiyor mu sizce de?

  2. Bence filmin sürprizlerini söylemiyor yazı -ki bazen söylediğimiz de oluyor-, biraz detay içeriyor evet, ama konuyu anlatmadan film hakkında bir şey yazmak da zor oluyor, hatta imkansız. Bu tür şeylerden rahatsız olanlara tavsiyem, filmi izlemeden hakkında bir şey okumamaları.

  3. Fazla detay içeriyor, evet. Buna rağmen filmi izlerken ciddi bir sıkıntı yaratacağını düşünmüyorum.

    Ayrıca, sanırım seni tanıyorum skoer :)

  4. o zaman bize tavsiye edilene uyalım.

  5. Aslında sitenin üzerindeki “Durak” kısmında azıcık duraklasaydınız film yazıları ile ilgili bu uyarıyı da görebilirdiniz :) Sinema dergileri için de aynı şey söz konusu, Altyazı-Sinema gibi dergileri alınca da bu bilinçle okumanız, tavsiyeye uymanız faydalı. Hatta isterseniz bir de Ömür Gedik okuyun!

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Spam protection by WP Captcha-Free