Doodlebug

Following önemli bir filmdir, çünkü ondan sonra Memento gelir. Devamı malum; Batman Begins, The Prestige, The Dark Knight, Inception, “bu adam deli” yorumları ve farklı tanımlarla onlarca övgü. Toplamda 8 filmi olan, bunların çoğunda da izleyiciyi şaşırtması, ters köşe etmesi ile bilinen,”efsane twistlerin adamı” Christopher Nolan ağabeyimizin İngiliz Edebiyatı okuduğu yıllarda çektiği üç kısa filmin üçüncüsü olan Doodlebug, üç dakikalık bir süre içerisinde ileride ne tür bir yönetmenle karşılaşacağımızın sinyallerini vermiş, denebilir. Sonuçta insan kendi gerçekliğinin tutsağı, Nolan da insandaki bu tutsaklığın tutkunu. Ulu ‘Akademi’ bu gerçekle yüzleşmekten korkuyorsa bize susmak ve zamanının gelmesini beklemek düşer.

’97 yapımı Doodlebug, Following öncesi bir Christopher Nolan-Jeremy Theobald buluşması. Köhne bir odada, elinde bir ayakkabı teki, tedirgin, stresli bir şekilde öldüreceği ‘böcek’i arayan genç bir adamın öyküsü. 16mm ile çekilmiş İngiliz usulü bu ‘Gregor Samsa’ uyarlaması gözlerken röntgenlenebileceğimiz, acı çektirirken kendimize de zarar verebileceğimiz düşüncesini akla getiriyor. Kovalayan/kovalanan karışıyor, artık tehlikede olan kim bilemiyoruz.

Buralarda kısa süre önce paylaştığım Copy Shop ile dirsek temasında bir konuya sahip olduğunu düşündüğüm ve toz kondurmamak adına teknik eksikliklerini yönetmeninin deneyimsizliğine bağlayacağım filmi Cumartesi gününüzü şenlendirmesi umuduyla buraya bırakıyor, kahve suyu koyuyorum.

Doodlebug – Christopher Nolan (legendado) from fred burle on Vimeo.

Author: Fırat Aydın

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir