Death In Venice

Gustav:   Güzellik bizim zaaflarımızın sonucunda kendiliğinden ortaya çıkar. Sanatçının duygusallığının kaçınılmaz bir ürünü. İstesek de buna engel olamayız.

Alfred:    Nerde hata yapıyorsun biliyor musun? Sen hayatı kısıtlı bir gerçek olarak kabul ediyorsun.

Gustav:   Bu doğru değil mi? Gerçek bizi her zaman rahatsız eder. Zaman zaman ne düşünüyorum biliyor musun, sanatçı karanlıkta avlanmaya çalışan bir avcıya benziyor. Ne zaman neyle karşılaşacağını bilmiyorsun. Gerçeğin bu olmaması gerekir. Kendimizi bütün kısıtlamalardan kurtarmalıyız. Güzellik ve saflık sadece duygusallıkla değil, mantıkla da yaratılmalı.

Alfred:     Hayır Gustav hayır. Güzellik sadece duygusallıkla yaratılmalı. Başka türlü olmaz.

Gustav:    Hayır, ben insan ruhuna ulaşılabileceğine inanmıyorum. Duygularla insan ruhuna ulaşamazsın. Bir sanatçı yoğun duygularıyla yalnızca gerçeğe, bilgeliğe ve onurlu bir yaşama ulaşabilir Alfred. Başka bir şey yapamaz.

Alfred:     Bilgelik, onurlu bir yaşam? Bu, bunların anlamı ne? Bunlar Tanrı’nın bize armağanları değildir, tam tersine, bizi cezalandırmak için yarattığı kavramlardır. Onun için böyle aptalca saplantılara kapılıp kendine yabancılaşma.

Gustav:   Sanata böyle bir açıdan bakman doğru değil. Kabul edemem, asla.

Alfred:     Saçmalıyorsun. Duygular her şeyden daha önemlidir. Bir insanı diğerinden ayırıp, sanatçı yapan şey bu.

Author: Dide Gokay

Share This Post On

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>