David Helfgott Konseri

Dünyanın en önemli piyanistlerinden biri kabul edilen ve hayatı Oscar ödüllü Shine filmi ile beyaz perdeye aktarılan David Helfgott, Rahmaninov’un 3. Piyano Konçertosunu çalmak için yeniden İstanbul’a geliyor.

Bu eseri kusursuz çalabilen birkaç müzisyenden biri olan Helfgott’la ilgili pek çok hikaye anlatılıyor. Bu mitlerin en önemlisi ve beni en sinirlendireni ise 3. Piyano Konçertosu’nu çalmak için akıl sağlığından olduğu ve bu eser uğruna 12 yıl tedavi görmesine sebep olan şizofreni hastalığına yakalandığı haberi.

Ürününü allayıp pullamayı ve onun üzerinden -hangi yolla olursa olsun- rant sağlamayı iyi bilen pazarlamacılar, Helfgott’a da bu süslü ve acıklı hikayeyi uygun görmüşler. Bense ne haber metinlerinde “şizofren piyanist Helfgott” ifadesine gönül rahatlığıyla yer verebilen medyayı, ne de değerli piyanistin eşi basın açıklamasında “David konçertoyu çalmaya çalıştığı için hasta olmadı, hastalığının bir çok nedeni var” dediği halde, bunu böyle lanse etmekten hoşlanan organizatörleri anlıyorum.

Ünlü piyanistin tatlı eşi Gillian Helfgott, kocasının bu konçertoyu seçme sebebini “zoru sevmesi”ne dayandırırken, onun müzik sevgisini ve konserlerinde piyano çalarken konuşma huyunu ise şöyle açıklıyor:  “David müziği sesli bir şekilde dile getiriyor. Çaldığı müzikle insanların kalbine dokunuyor. Müziğini ve sevgisini herkesle paylaşmak istiyor.”

Ben kendisinin Youtube videoları dışında canlı bir performansını izlemiş değilim. Ama dahiliğin getirdiği o azmi ve daha da önemlisi büyük acılar çekmiş olmanın kazandırdığı o saflığı, Helfgott’un gözlerine baktığımda, ellerini izlediğimde hissedebiliyorum. Dış dünyadaki tüm kötülüğü içine çekip, dışarıya sadece güzellik dağıtmaya çalışan bir müzik kutusuna benzetiyorum onu. İster Rahmaninov’u konuştursun, isterse ninni çalsın, onun elinde dile gelecek olan piyanoyu her türlü dinlemek isteyeceğimi biliyorum. Çünkü salt müziğini ve sanatkarlığını değil, hakkındaki asparagas hikayeleri hiç değil, karısının ondan ve sanatından sevgiyle bahsedebilmesini, evde bulaşık yıkayan ve yatakları toplayan normal adam olabilmesini, o besteyi her çalışında coşkuyla dolabilmesini, şen kahkahasını, acılarının üstesinden gelme gayretini, hastalığını bir şeylerin bahanesi etmeyişini seviyorum.

Neyse ki 6 Nisan’da Aya İrini Müzesi’nde gerçekleşecek konserin biletleri kısa sürede tükenince, 8 Nisan tarihli bir konser daha organize edildi. Gerçi geçen sefer geldiğinde de aynı şey olmuştu, o yüzden böyle bir hamle bekliyordum. Yine de kendisine eşlik edecek olan 70 kişilik İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’ndansa, onunla bir ikindi çayında bir araya gelmeyi ve bir yandan sohbetine ortak olup diğer yandan müziğine kulak vermeyi yeğlerdim.

David Helfgott
Mekan: Aya İrini Müzesi
Tarih: 06.04.2010
Saat: 21:00

Mekan: Lütfi Kırdar UKSS
Tarih: 08.04.2010
Saat: 20:30

Ayrıntılı bilgi için: www.biletix.com

Author: kristensenn

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir