Copy Shop

Not: Bu yazı film hakkında ipuçları vermektedir. İzlemeden okumanız tavsiye edilmez.

Ödüllere boğulmuş bir kısa film ile tanıştırmak istiyorum sizi. Fotokopi dükkânında çalışan Alfred Kager’in öyküsünün anlatıldığı 12 dk’lık Copy Shop ile. İzlediğim ilk kısa filmi “Fast Film” ile aklımı uçurmuş Virgil Widrich’in 2001 yapımı komedi-draması Copy Shop, başlangıçta video bandına kaydedilip sonrasında bilgisayar ortamına aktarılan ve son aşamada da animasyon kamerasıyla çekilen toplamda 18,000 filmin kolajı.

Alfred her zamanki gibi uyanır, yatağından kalkar, aynada kendine bakar, yüzünü yıkar, saçını düzeltir ve yola çıkar. Yolun karşısındaki çiçekçi kızla bakışır, köpeğini gezdiren adamı izler. Dükkânı açar, makinenin karşısına geçer, kazara elini fotokopi makinesine kaptırır ve avuç içini kopyalar, durur. Makine ise çalışmaya, kopyalamaya devam eder.  Uyandığı ândan itibaren yaptığı her şey, sırasıyla ve kusursuz bir biçimde makineden akmaktadır. O ânlık telâşla makinenin fişini çeker ve eve doğru yola koyulur. Sabah yine uyanır, yatağından kalkar, aynada kendine bakar, yüzünü yıkar, saçını düzeltir ve yola çıkar. İkinci (bizim sahici sandığımız) Alfred ise gergin bir şekilde klonunu izlemekte ve olanlara bir anlam bulmaya çalışmaktadır. Sonra.. yine aynı olaylar. Şimdi, duş perdesinin arkasından (bizim yine sahici sandığımız) Alfred klonlarını izlemektedir. Herkes Alfred ve her yer Alfred olana kadar süren ve “kötü son”la biten dahiyane bir kısa filmdir bana göre Copy Shop. Film boyu Fight Club’da ‘anlatıcı’nın insomnia’dan bahsederken söylediği “With insomnia, nothing is real. Everything is far away. Everything is a copy of a copy of a copy.” çınladı kafamda. Suretinin suretinin sureti – suyunun suyunun suyu.

Öncesinde tektin, sadece sen vardın ve belki yalnızdın, mutluydun, mutsuzdun, neşeliydin; şimdi sadece senden oluşan kalabalığın ortasında kendinden (benliklerinden bile değil, sadece “sen”den) kaçıyorsun – kendine daha fazla katlananamamak bu olmalı.

Oğuz Atay etkisi yok: Perşembe günlerini hiç sevmem. Önce benim, sonra sizin için farklı bir perşembe olsun diye, iyi seyirler.


Copy Shop [2000] ENCODEUR

Author: Fırat Aydın

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir