Çınar Ağacı

Emekli öğretmen Adviye Hanım, Atatürk’ün portresiyle konuşan örgü örmek yerine salıncağa binmeyi tercih eden bir kadındır. Kendi evini yakmak üzere olduğundan belli sürelerde çocuklarında kalmak zorundadır. Kısa zaman sonra bu yaşlı kadınla ne yapacağını bilemeyen çocuklar annelerini huzurevine yatırmayı düşünmeye başlarlar. Tabi ki kendi hayatları da karışıktır; aldatmalar, boşanmalar, kavgalar, ekonomik zorluklarla boğuşmak zorundadırlar. Adviye Hanım en küçük torunu Barış’ın ısrarlarına rağmen huzurevine yatmayı kabul eder.

Yeşim Ustaoğlu yakın zamanda Pandora’nın Kutusu’nda yaşlı bir kadını hayatlarına sığdıramayan çocukların hikayesini anlatmış, ama böyle bir öyküye dair söyleyecek sözü olduğunu da belli etmişti. Handan İpekçi ise bu türde filmlerin daha önce yapılan pek çok örneğine hiçbir şey katmadan bir tane daha çekme gereğini duymuş ki bunun nedenini anlamak mümkün değil. Filmin kadrosu oldukça kalabalık, ama hiçbir karakterin derinliği, inandırıcılığı yok, hatta o kadar kartonlar ki biraz uzatarak televizyon dizisi yapılabilirmiş gibi bu filmden.

Filmin oyunculuk yükünün çoğu Adviye Hanım’ı canlandıran Celile Toyon’un üzerinde, ancak onun oyunculuğu sinema için oldukça teatral. Torunu Barış ile yer yer skeç gibi bölümleri var, ama bu bölümlerde sevimli olmaktan çok, iticiler. Bu senaryoya yedirilememiş skeçleri görmek bile şu ana kadar iyi bir yönetmen olduğunu düşündüğümüz Handan İpekçi için içimizi acıtıyor. Bu zayıf senaryo, özensiz film yönetmene hiç yakışmıyor. Ama asıl, izleyiciyi ağlatma isteğine kapılıp hüzünlü sahneleri olabildiğince sömürmeye uğraşan, kendisini Çağan Irmak sinemasına yaklaştıran tavrı görmek en kötüsü, umarım Handan İpekçi, Çınar Ağacı’nda yaptığı her şeyden en kısa zamanda vazgeçer, sinemasının geleceği için geçmeli de.

 

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir