Çek Cumhuriyeti – Prag (Praha)

Prag-haritasıBildiğiniz üzere 1993 yılında Slovakya’ nın ayrılması ile Çekoslovakya, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya olarak iki farklı ülke oldu. Prag, bu güzel orta avrupa ülkesi Çek Cumhuriyeti’ nin başkentidir. Eski adı Praha’ dır ve hala bir çok yerde bu ismi görebilirsiniz. Bu nedenle Prag, Praque, Praha gibi isimleri gördüğünüzde şaşırmayın :) Ülkenin resmi dili Çekçe’ dir. Ülke, 2004 yılında avrupa birliğine girmiştir. Fakat para birimi olarak Euro kullanmaz. Kendi para birimi krondur. (Aslında Koruna’ dır. CZK. Fakat alışkanlık gereği kron diye söylüyorum. Yazımda da kron yazacağım) Bir çok yerde Euro kabul edilmiyor. Euro kabul edilen yerlerde ise uygulanan kurlar çok farklı. Bu nedenle genel olarak kron harcamayı planlamanız sağlıklı olur. Bu noktada bir uyarı yapmam gerekiyor. Ülkede serbest kur sistemi var. Bu nedenle çok farklı kurlar var. Para bozdurmak istediğinizde büyük bir ihtimalle kazıklanıyorsunuz. Bir çok internet sitesinde bununla ilgili açıklamalar uyarılar var. Mutlaka bir araştırma yapın. Diğer avrupa ülkelerinden alıştığımız gibi, yerli halkın çoğunluğu ingilizce konuşmaz :( Daha çok kendi dillerine benzerlik gösteren almanca konuşur. Çünkü, okullarda ikinci dil olarak almanca verilir.

Ülke hakkında bu kadar bilgi verdikten sonra asıl olan gezi yazıma başlayabilirim :) Siz de ülkeyi veya sadece Prag’ ı gezmeyi planlıyorsanız, mutlaka tarihi hakkında detaylı bilgi edinin. Bence bu Avrupa ülkesi/şehri gezisinde tarih çok önem arzediyor. Bir çok avrupa ülkesini gezerken lay lay lom gezilebilir, fakat burası için tarihte neler olmuş bilmek ve bu gözle gezmek çok çok önemli. Benden size tavsiye :)

Biz, ekonomik olarak uygun bir fırsat yakaladık ve Pronto Tour ile 3 gece 4 gün Prag tatili yaptık. Tatil paketimizin içinde uçak biletlerimiz, havaalanı transferlerimiz, oda kahvaltı otel konaklamamız ve rehberlik hizmetimiz vardı. Aslında bu alışık olmadığımız tarzda bir organizasyondu. Biz genelde kendi uçak biletimizi alarak, booking.com gibi rezervasyon sitelerinden otelimizi ayarlayarak ve transferlerde toplu taşımayı kullanarak tatil yapmayı adet edinmiş kişileriz :) Fakat çok uygun bir fiyat (Fiyatı tur şirketinin adı geçtiği için açıklamayacağım. Fakat şunu belirtebilirim. Alacağınız uçak bileti ve otel rezervasyonu bile bu fiyattan pahalıya gelirdi :) ) ile karşılaşınca kendimizi alamadık :) Neyse bu organizasyonu kendi yapacaklar için bir kaç açıklama yapmakta fayda var. Thy Prag’ a direkt uçuyor. Prag, bölgelere ayrılmış ve genel olarak internette araştırma yaparasanız, 1. bölge (Prag 1 ) merkez ve diğer bölgeler sırasıyla merkezden uzaklaşıyor. İnternet sitelerinde genel olarak 3. veya 4. bölgeden sonra merkeze çok uzak kaldığı için tercih etmeyin diye yazıyor. Biz de gezimiz öncesinde bu yazıları okuduk. Bence gerçeği yansıtmıyor. Siz de bu şehri gezme fırsatı bulursanız göreceksiniz ki, Prag’ da toplu taşıma oldukça iyi. Bence bu kadar iyi bir toplu taşıma ağına sahip bir şehirde merkezde olmak için kat kat fazla para vermek oldukça saçma. Örneğin biz 10. bölgede bir otelde kaldık. Metro otelin kapısına 50 metre uzaklıktaydı. Metro ile merkeze 9-10 dk da ulaştık. Nüfus kalabalık olmadığı için ve trafik hiç yok denecek kadar az olduğu için ve aynı zamanda metro, otobüs ve özellikle tramvay ağı muhteşem olduğu için toplu taşıma ile yolculuk, taksi kadar rahat. Bu kadar rahat bir toplu taşıma ağı olan şehirde, merkezde olsun diye daha çok para vermeyin. Aradaki büyük farkı eğlencenize harcayın :)

Thy ile İstanbul – Prag yolculuğumuz 2 saat 15 dk civarında geçti. Prag bizim saatimize göre 1 saat geride. Havaalanında pasaport kontrolünden sonra tur rehberimiz ile buluştuk. Tur rehberimiz Çetin Altan Şeynova’ ya da buradan özel teşekkürlerimizi sunmak istiyorum. Kendisi gerçekten işini severek yapan ve üstün tarih bilgisi ile tur katılımcılarını etkileyen bir rehber.

Havaalanından turumuzun transfer aracı ile şehir merkezine doğru yola çıktık. Kendisi organizasyon yapacaklar için havaalını transferi için bir açıklama yapmak gerekirse;

prague-metro-mapPrag havaalanı ( Ruzyně)  şehre 20 km uzaklıkta ve metro/tren ile ulaşım mümkün değil. Bu nedenle en ekonomik ulaşım aracı otobüs. Bilet ile veya otobüs şoförüne ödeme yaparak merkeze ulaşabiliyorsunuz. Biletinizi almanızı tavsiye ederim. Çünkü otobüs içinde ödeme biraz daha pahalı oluyor. Bilet 32 kron (Koruna yazmak zor geliyor ama yazım boyunca böyle yazacağım :) ) ve büyük bavullarınız varsa ekstra 16 kron. Burada hemen bir hatırlatma yapalım, bir çok avrupa ülkesinde olduğu gibi toplu taşımada kullanacağınız biletleri binerken onaylatmanız gerekiyor. Otobüslerdeki sarı makinalara biletinizi sokarak onaylatabiliyorsunuz. Onaysız biletlerin, kontrol sırasında yokmuş gibi muammele gördüğünü ve yüklü cezalarının olduğunu belirteyim. (Benim hiç bir avrupa ülkesinde, hiç bir toplu taşımada ve hiç bir zamanda, kontrol memuruna rastlamadığımı da belirtmek istiyorum :) Yine de güvenli ve huzurlu bir yolculuk yapın bu küçük ücreti ödeyin, biletinizi onaylatın.) Otelinizin bulunduğu yere hangi metro istasyonu yakın ise ona göre bir otobüse binin. Hoş 3 metro hattı var ve her biri, bir biri ile transfer yapabiliyor. Haritayı inceleyin. Eğer metro A ya yani yeşil hatta binmek isterseniz 119 numaralı otobüse binin ve Dejvická  durağına ulaşın. Eğer metro B ye yani sarı hatta binmek isterseniz 100 numaralı otobüsle de Zličín durağına ulaşın. Otobüs ile geldiğiniz bilet metroya aktarma yaptığı için ekstra ücret ödemeyeceksiniz. Biletlerin üzerinde geçerli olduğu süreler yazıyor. Bu sürelerde transfer yapmak mümkün. Örneğin alacağınız 32 kronluk bilet 90 dk lıktır. Havaalanı transferiniz ortalama 35-40 dk süreceğini düşünürsek, biletiniz metro için hayli hayli yeterli oluyor :)

prag_bilet

Metro hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. 3 ayrı hat var ve bu hatlar bir çok noktaya çok kolay ulaşım sağlıyor. Prag’ da asıl ulaşım şekli tramvaylar. Fakat benim ilk tercihim genelde metro oluyor. Hem sevdiğimdem hem de daha hızlı buluyorum. Bu üç ayrı hat bir biri ile kesiştiği duraklara sahip. Bu duraklarda inip diğerine geçebiliyorsunuz. Yeşil hattasınız, Muzeum durağında inerek kırmızı hatta geçebiliyorsunuz. Metrolar oldukça boş. En yoğun mesai başlangıç ve bitiş zamanlarında bile bizim metrolarla kıyaslanamaz bile :) Özellikle hafta sonları tüm çekler yazlıklarına gittikleri için her yer boş :) Merkez olarak “Mustek” durağını kabul edebilirsiniz. Tüm turistik yerlere bu duraktan yürüyerek gitmeniz mümkün.

Kaldığımız yere dönecek olursak, turumuz bizi havaalanından otelimize transfer etmeden önce bir şehir turu yaptı. Bu şehri daha iyi anlamamıza ve görmemiz gereken yerleri kafamızda canlandırmamıza yardımcı oldu. Şehir genel olarak Vltava nehri ile ikiye ayrılıyor. Yazının başındaki haritaya tıklarsanız büyük halde açılacaktır. Bu haritada da gördüğünüz gibi aslında gezeceğiniz yerlerin büyük bir çoğunluğu “Mustek” durağının etrafında. Gezilecek yerlerin bir çoğunu internetten araştırabilirsiniz. Ben size daha çok kendi deneyimlerim hakkında bilgi vermeyi tercih ediyorum.

Otelimiz Skalka Hotel adında ve Prag’ ın 10. bölgesinde bir oteldi. Uzak otel olarak adlandırılan otellerden biri olduğu için merkezdeki otellere göre oldukça ekonomik bir otel. Yazımın başlarında da belirttiğim gibi, bence otelin uzak olması daha avantajlı bir durum. Merkezdeki oteller, pahalı ve size rahat ettirmeyecek kadar gürültülü. Biz otelimizde, sabahları kuş sesleri ile uyandık. Oldukça temiz ve ferah odalara sahip bir oteldi. Ayrıca metro istasyonuna 50 metre uzaklıkta olması da avantajdı. Kahvaltı beklentiniz hiç bir Avrupa ülkesinde büyük olmasın. Kültürlerinde yok böyle bir şey. Kahve içmenin yeterli olduğu bir ülkede yüksek kahvaltı beklentileri sizi üzer. Genel olarak Skalka oteli size tavsiye edebilirim. Bu oteli booking.com dan rezerve edebilirsiniz. Tabi oda-kahvaltı dışında bir beklentiniz varsa bu otel size göre değil. Benim için odaların temiz olması, ferah olması (Hatta ferahlıktan öte oldukça büyük odalardı), duşlarında sıcak su problemi olmaması, eğer soğuk bir dönemdeyse klima/kalorifer tesisatının iyi çalışması önemli kriterlerdir. Bu kriterlerin hepsi bu otelde çok iyi :)

Otel tavsiyemi yazarken aklıma gelen bir başka önemli hususu da sizlerle paylaşmak isterim. Çek Cumhuriyeti’ nde hizmet sektöründeki insanlardan güler yüz veya sempati beklemeyin. Hepsine yakın bir kısmı asık suratlı ve size kesinlikle güleryüz gösterme gayretinde değil. Bu size karşı kötü duygular beslemelerinden değil, tarzlarından kaynaklanıyor. İşlerini yapıyorlar ve sonrası yok :) Örneğin bir garson sizden sipariş almaya geldiğinde, hemen siparişinizi söylemeyip biraz tereddüt yaşarsanız, hiç bir şey söylemeden arkasını dönüp gidiyor. Siz şaşkın gözlerle etrafa bakarken o kendi işini yapmaya devam ediyor :) Israrlı çağırmalarınızdan sonra geliyor siparişinizi kesintisiz söylüyorsunuz, alıyor ve gidiyor. Servis çok yavaş. Kendinizi kötü hissetmeyin ve tatilinizin tadını çıkarmaya devam edin :) Kavga ise hiç etmeyin. Çünkü büyük bir ihtimalle sizinle kavga etmeyecekler :) Trafikte kornaya bile basmıyorlar. Seslerini yükseltmiyorlar ve bir birlerine karşı selamsız hitap etmiyorlar. Hatta selam vermeden söze giren bir çek vatandaşı olursa diğeri onu ayıplamak için arkasını dönüyor. Hatayı yapan ise hemen özür diliyor. Bilmem anlatabildim mi? Bu kadar sakinlik bana çok çooooookkkkkk fazla :))))

Tur organizasyonlarını kullanan bilir. Tur şirketleri paketlerine dahil olmayan lokal turlar düzenler ve bunları size satar. Bize de böyle bir liste verildi. Listede Karlovy Vary gezisi, Kutna Hora, Terezin Nazi Kampı, Dresden, Ortaçağ gecesi eğlencesi, Vltava Nehri gezisi gibi seçenekler vardı. Bunları özellikle yazdım. Bu seçeneklerden kendinize uygununu satın alabilirsiniz. Tur ile gitmeyenler için de merkezde bir çok tur şirketi bu turları yapıyor. Bizim gibi turdan satın almayı tercih etmeyenler de kendileri bu gezileri yapabilirler. Ben biraz kendileri bu gezileri yapmak isteyenler için bilgi vermek istiyorum.

Karlovy Vary, otobüs ile 2 saatte ulaşabileceğiniz mesafede bir kaplıca şehri. Şehrin adı da buradan geliyor. Karl’ın banyosu demek. Şehir kaplıca suları ve şifalı suları ile ünlü. Bu nedenle bu konuda bir çok tesise sahip. Ayrıca doğası çok güzel. Bu sizin tarzınıza uyuyorsa ve tur haricinde gidecekseniz, geziniz için yarım günden biraz daha fazla zaman ayırlamayı göze almalısınız. Ulaşım için metroyu kullanarak “Florenc” durağına gidin. Bu duraktan Karlovy Vary’ e saat başı otobüsler var. Otobüsler şehir için ulaşımda olduğu gibi ücretlendiriliyor. Yani 32 kronluk bir bilet ile metroya binebilir, aynı bilet ile transfer yapabilirsiniz.

IMG_20130524_135830Kutna Hora, otobüs ile 1 saat 45 dakikada ulaşabileceğiniz bir mesafede ve ünlü St. Barbara Katedrali ve kemik klisenin (Sedlec Bone Church) bulunduğu yer. Metro ile “Haje” durağına gidin.(Kırmızı hattın son durağı) Buradan aynı bilet ile otobüse transfer yapın. Kutna Hora’ ya giden 318 nolu otobüsde saat başı. Otobüsten son durakta indiğinizde gezebileceğiniz 16 civarındaki tarihi yere ait çok güzel bir harita panosu var. Kesinlikle size yardımcı olacaktır.

Terezin Nazi Kampı gezisine mutlaka rehber ile gidin. Mümkün ise Çetin Altan Şeynova ile gidin. Kendisinin youtube’da çok güzel videları var. (Tıklayın) Çok hüzünlenecek, hırslanacak, duygulanacak ve en önemlisi tarihi çok daha iyi anlayacaksınız. Tatil eğlencemi bozmayayım diye düşünmeyin. Gerçekten görülmesi gereken, duyulması gereken, tenefüs edilmesi gereken bir yer. Bir çoğumuz “Hayat Güzeldir (La vita è bella)” filmini seyretmişizdir. Seyretmediyseniz mutlaka seyredin. Bu filmin bazı sahnelerinin geçtiği kamp bu kamp. Dünyada bir çok Alman Nazi kampı var. Bu kamp onların arasında özel bir yere sahip. Tekrar etmek istiyorum mutlaka görün, mümkünse rehber eşliğinde.

Dresden şehri, Almanya’ya bağlı bir sınır şehri. Terezin Nazi Kampını gezdiyseniz, bir de Dresden’ i gezin. Dresden 2. dünya savaşı sonunda, Amerika ve İngiltere uçakları tarafından 6 bin ton bomba ile yerlebir edilen bir şehir. Şehir adeta yanmış. Fakat Dresden tekrar gerçeğine uygun olarak inşa edilmiş. İnşa edilirken de geçmişte yaşadıklarını unutmadan yok etmeden üstünü kapatmadan yapılmış. Dünya üzerinde görülmesi gereken şehirlerden bence. Eğer imkanınız varsa -ki biz öyle yaptık- rehberlik hizmeti ile önce Terezin ve sonrasında Dresden yapın. Aynı gün öğlene kadar biri, öğleden sonra biri olabilir.

Ortaçağ gecesi, Vlatva Nehri turu gibi seçenekleri kendinizin yapması kesinlikle daha ekonomik olacaktır. Nehir üstünde teknelerle 1 saatlik tur (Yemeksiz) 300 Czk civarında yani kabaca 30 lira. Yürümeyi seviyorsanız, metrodan “Florenc” durağında indiğinizde nehir kısıyına yürüyün. Kıyıdan aşağı doğru (Vlatva Nehri dünyada sayılı ters akan nehirlerdendir. Yani suları güneyden kuzeye doğru akar. Siz aşağı doğru yürüdüğünüzde akıntı size ters olur şaşırmayın:) ) yani ünlü “Charles Köprüsü”‘ ne doğru yürüyerek gezebilirsiniz. Kıyıda yürümeye hatta bisiklete müsait alan var. Bu yürüme yolunda nehir üstünde tur yapabileceğiniz tekneleri göreceksiniz. Hepsinin önünde tabelalarda fiyatları ve hizmetleri yazıyor. Yemekli olanlara rezervasyon gerekli ve genelde akşam saatlerinde oluyor. Yürümeyi Charle Köprüsü’nde sonlandırırsanız. Köprüyü de güzelce gezersiniz. Bir tavsiyem olacak. Köprüyü gündüz ve gece ayrı ayrı mutlaka görün. Çünkü her iki hali çok farklı ve güzel. Ortaçağ gecesi yapan bir çok yer var. Merkezde gezerken bir çok yer göreceksiniz. Hepsinin önünde panolarında fiyatları mevcut. Prag, et yemekleri ve biraları ile ünlü bir şehir. Bu ününü kesinlikle hak ediyor. :)

IMG_20130523_150925Yeme içme konusunda bir şeyler yazmam gerekirse. Eğer alkol kullanıyorsanız, mutlaka Prag’ a gidin ve bira için. Ben dark bira sevmem derdim :) Seviyormuşum :) Özellikle Kozel marka dark birayı tavsiye edebilirim. 300 civarında çeşitin olduğu ve bir çoğunun çok güzel olduğu bira şehrinde mutlaka bir çok markayı ve seçeneği tadın. Biralar gerçekten sudan ucuz. Yandaki resim cumhurbaşkanlığına bağlı pahalı bir restaurantta çektiğim bir resim olması itibariyle fiyatlar pahalı. (Hoş pahalı hali bile böyle :) ) Bu resimde de görüleceği gibi bira sudan ucuz :) Özellikle biftek, pirzola gibi et yemekleri çok güzel. Bir çok seçenek var. Gittiğiniz bir çok yerde göreceksiniz, menüler kitap gibi, herkese uygun bir seçenek mutlaka var. Domuz, dana, tavuk, hindi. Hangisini tercih ederseniz edin. Çek mutfağı diye bir mutfak yok. Daha çok italyan, çin gibi kültürel mutfaklar var. Fakat her yerde ayak üstü bir atıştırmalık veya ağır ağır oturmalı yemek yiyebileceğiniz bir yer var. Yeme içme konusunda kesinlikle tatmin olursunuz. Biz olduk :)

Hediyelik eşya ve alışveriş konusunda dikkat edilmesi gereken şey, her zaman olduğu gibi meydandaki dükkanları tercih etmemek. Ara sokaklarda oldukça fazla seçenek var. Genelde %40-%50 daha ucuz. Aynı kural yeme içme için de geçerli tabi. Meydanlardaki restaurantlar ara sokaklardakilere göre oldukça pahalı. Burada bir açıklama yapmak istiyorum. İnternet araştırması yaparsanız göreceksiniz ki, bir çok sitede Prag hakkında çok ucuz olduğu yazıyor.  Bence bu yanlış. Çok ucuz olarak genelleme yapmak yanlış olur. Çek Cumhuriyeti’ nin Euro kullanmıyor olması ve bizim paramıza göre daha az değerli olması genel bir ucuzluk hissi uyandırıyor. Fakat yeme içme haricinde Prag, öyle söylendiği gibi ucuz değil. Pahalı da değil. Prag çok ucuz şehir söylemlerine, yeme içme konusunda kesinlikle katılıyorum, tekstil konusunda kesinlikle pahalı bir şehir.

Son olarak iklim konusunda değinecek olursak, Çek Cumhuriyeti, pergel ile çizilmişçesine Avrupa’ nın orta yerinde yer alıyor. Oldukça sert bir havası var. Biz mayıs ayında gittik ve 6-15 derece arasında seyreden bir hava vardı. Fakat 6 derece bizi çok üşüttü. Tabi biz üşürken güzel olmayan (özellikle yazdım. Okuduğum bir çok internet sitesinde güzel Çek kızlarından bahsediyorlar. Ben abartıldığı kadarını göremedim. Hiç yok değil ama ortalamada kayboluyorlar.) Çek kızları ise bizim üşüdüğümüz havada kısacık şortlarla ve kısa kollu  tişortlarla geziyorlardı. Bu biraz içimizi ısıttı ama nafile.:) Bu da genetik farkımız sanırım. Bu nedenle baharda dahi yanınızda bir ince yağmurluk olmasını tavsiye edebilirim.

Umarım yazım sizin için faydalı olacak bölümler içeriyordur. Umarım planladığınız tatil güzel geçer.

İyi eğlenceler :)

 

Author: Oğuzhan BAL

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir