<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tramvay Durağı &#187; Tiyatro</title>
	<atom:link href="http://www.tramvayduragi.com/category/tiyatro-vesaire/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tramvayduragi.com</link>
	<description>Göğe Bakma Durağı..</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 22:27:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Cam Adımlar</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/cam-adimlar/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cam-adimlar</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/cam-adimlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 06:49:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin Akdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Cam Adımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kumbaracı50]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=7290</guid>
		<description><![CDATA[Kumbaracı50 sahnesinde Cam Adımlar&#8217;ı izledim. Modern dansçı ve performans sanatçısı İlyas Odman&#8217;a Çağlar Yiğitoğulları eşlik ediyordu. İki erkek&#8217;in iletişim kurma-kuramama çabası olarak okunabilir tüm oyun. İlyas üzerinde atleti, çıplak ayaklı ve siyah bir kısa şortla iken Çağlar son derece erkek bir görünümde üst bedeni çıplak, altında sıkı bir tayt ve çorap ile sahnedeydi. Çağlar&#8217;ı erkek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/cam-adimlar.jpg"><img class="size-medium wp-image-7291 aligncenter" title="cam-adimlar" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/cam-adimlar-300x184.jpg" alt="" width="300" height="184" /></a></p>
<p>Kumbaracı50 sahnesinde Cam Adımlar&#8217;ı izledim.</p>
<p>Modern dansçı ve performans sanatçısı İlyas Odman&#8217;a Çağlar Yiğitoğulları eşlik ediyordu. İki erkek&#8217;in iletişim kurma-kuramama çabası olarak okunabilir tüm oyun. İlyas üzerinde atleti, çıplak ayaklı ve siyah bir kısa şortla iken Çağlar son derece erkek bir görünümde üst bedeni çıplak, altında sıkı bir tayt ve çorap ile sahnedeydi. Çağlar&#8217;ı erkek olarak yorumlarsak Odman daha az erkek konumundaydı her haliyle. Özellikle mimikleri fazla  idi Çağlar&#8217;a nazaran. İşte ben bunu sevmedim oyunda. Çağlar&#8217;a kur yaparken zaten mimikleri aldı yürüdü. Ama nefes alırken, zorlanırken o teatral ifadeler oturmadı yerine, bardakların üstüne. Tamam hakkını vermeliyim sırf bu yüzden bile görülmeli oyun. Çünkü 9 bardak üstünde yapılan denge oyunları harikülade idi. Ama eğer bu başı sonu olan bir oyunsa sadece beden dengesi yetmiyor.</p>
<p>Giysilere dönersek, Odman&#8217;ın çorabı olmadığından sürekli ayakları bardak diplerine yapışıyor, ee Çağlar&#8217;da bu yok; erkek tedbirli, çorabını giymiş gelmiş. Veyahut Odman üst bedenini atlet ile gizlerken Çağlar tüm baklavalarını sergiliyor errkek erkek&#8230;</p>
<p>Oyunun sonunda kavuşuyor bu ikili sarılıyor da sarılıyor. Yine bir güçlü güçsüz ilişkisi. Artık tüm bu toplumsal cinsiyet kalıplarının tekrarlanmasından yıldım. Güçlü güçsüzü kaldırır rahat rahat. Ama güçsüz dener hatta yapar ama ter atar. Yeni bir şey yok yine. Aynı roller aynı nakarat.</p>
<p>Bu oyunu izleyin ama bir de bu gözle bakın. İçime işleyen bu toplumsal cinsiyet bakışı peşimi bırakmıyor Kim erkek kim daha az erkek yerine, sadece dans izlemek istiyorum. Ama pek de mümkün değil sanki.</p>
<div class="shr-publisher-7290"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/cam-adimlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sinekler Sevişirken</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/sinekler-sevisirken/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sinekler-sevisirken</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/sinekler-sevisirken/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Dec 2011 07:34:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin Akdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Deli Kadın Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Merve Ergin]]></category>
		<category><![CDATA[Mine Söğüt]]></category>
		<category><![CDATA[Sinekler Sevişirken]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=7199</guid>
		<description><![CDATA[Yazan &#8211; Tasarlayan &#8211; Yöneten: Mine Söğüt Mine Söğüt&#8217;ün “Deli Kadın Hikayeleri” adlı kitabındaki kısa bir hikayeden uyarlanan “Sinekler Sevişirken” Kumbaracı50 sahnesindeydi dün gece. Oyun yatağa sabitlenmiş bir Kadın&#8217;ın gece karasineklerin vızıltısıyla uyuyamaması ve uyanarak onu hiç duymayan bizim de görmeyip sadece duyduğumuz sakil, kimliksiz annesine “pencereri kapat anne karasinekler geliyor..” demesiyle başlıyor. Ne bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><div><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/%C4%B0%C3%A7erik.jpg"><img class="size-full wp-image-7200 aligncenter" title="İçerik" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/%C4%B0%C3%A7erik.jpg" alt="" width="259" height="194" /></a></div>
<p>Yazan &#8211; Tasarlayan &#8211; Yöneten: Mine Söğüt</p>
<p>Mine Söğüt&#8217;ün “Deli Kadın Hikayeleri” adlı kitabındaki kısa bir hikayeden uyarlanan “Sinekler Sevişirken” Kumbaracı50 sahnesindeydi dün gece. Oyun yatağa sabitlenmiş bir Kadın&#8217;ın gece karasineklerin vızıltısıyla uyuyamaması ve uyanarak onu hiç duymayan bizim de görmeyip sadece duyduğumuz sakil, kimliksiz annesine “pencereri kapat anne karasinekler geliyor..” demesiyle başlıyor. Ne bu annenin ne Kadın&#8217;ın ne de oyun sonundaki diğer aile ferdinin adı yok.</p>
<p>Bu bir ensest hikayesi. Kadın olarak bahsedeceğim karakter (Merve Ergin oynuyor) babasının yaşattığı ensesti çığlıklarla arada ağlayarak, gülerek bir itiraf gibi bize baka baka deklare ediyor. Yarım saatte; nefes nefese. Arada bi&#8217; duraksamak istiyoruz bu kadar sert, katı, kaskatı bir metni sindiremiyoruz. Bir cümlenin etkisi tam da beni duvara vurmuşken nefessiz bir diğer cümleye geçiyor metin. Hem Kız hem seyirci nefes nefese izliyor. Hele ki metin bu kadar edebi olunca -rüya yerine düş deyince edebiyat geldi yanıma oturdu- bu kadar gerçek, konuşulamayan Ensest&#8217;i edebileştirmenin yabancılaştırmayı katladığını düşündüm. Amaç, sen izleyici bu konuya zaten uzaksın, görmüyorsun o yüzden oyunda böyle, demek ise, e o vakit oyun varolanı tekrarlıyor, durumu anlatıyor, bu da bana yetmiyor.</p>
<p>Toparlarsam eğer, ama dekora da iki lafım var&#8230; Sırf laf olsun diye kırmızı olsun çarşaf güzel gözükür kadar amaçsızca kullanılan renkleri biraz daha düşünmeli. Ancak yatağın boyutunun gerçeküstücülüğü, oyuncunun tüm bu sabitlenmeye direnmesi heyecan verici idi. Ensestin vurduklarının yatakları o kadar uzun, büyük, büsbüyüktür ki tüm odayı kaplar; çıkamazsın, kaçamazsın..<br />
Bitirirken oyun, 14-15 Aralık&#8217;da SahneHal&#8217;da.</p>
<div class="shr-publisher-7199"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/sinekler-sevisirken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Görünürlük 7</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/gorunurluk-7/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gorunurluk-7</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/gorunurluk-7/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 09:44:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin Akdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Festival]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Galata Perform]]></category>
		<category><![CDATA[Görünürlük 7]]></category>
		<category><![CDATA[Sahneden Çık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=6962</guid>
		<description><![CDATA[22-23 Ekim 2011 SAHNEDEN ÇIK! GalataPerform tarafından altı yıldır düzenlenen ve sanatseverlerden ilgi gören &#8220;Görünürlük Projesi&#8221; bu sene, önceki senelerden farklı olarak odağına &#8220;sahneden çık&#8221; kavramını yerleştiriyor. Farklı disiplinlerden sanatçıların Galata ve bölgesinde sahne olmayan mekânlarda sergileyeceği yapıtlarıyla renkli bir festival sunmayı hedefleyen Görünürlük 7&#8242;nin çalışmaları başladı. Eylül ayı boyunca oluşturulacak atölyelerde farklı disiplinlerden sanatçılar bir araya gelerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><strong><em><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/SahnedenCik.jpg"><img class="size-medium wp-image-6963 aligncenter" title="SahnedenCik" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/SahnedenCik-212x300.jpg" alt="" width="212" height="300" /></a>22-23 Ekim 2011</em></strong></p>
<p><strong><em>SAHNEDEN ÇIK!</em></strong></p>
<p><strong>GalataPerform</strong> tarafından altı yıldır düzenlenen ve sanatseverlerden ilgi gören <strong>&#8220;Görünürlük Projesi&#8221;</strong> bu sene, önceki senelerden farklı olarak odağına &#8220;sahneden çık&#8221; kavramını yerleştiriyor. Farklı disiplinlerden sanatçıların Galata ve bölgesinde sahne olmayan mekânlarda sergileyeceği yapıtlarıyla renkli bir festival sunmayı hedefleyen Görünürlük 7&#8242;nin çalışmaları başladı.</p>
<p>Eylül ayı boyunca oluşturulacak atölyelerde farklı disiplinlerden sanatçılar bir araya gelerek bölgede bulunan eski ve kullanılmayan Eski Hamursuz Fırını, dükkânlar, Galata bölgesinde keşfe açık farklı mekânlara göre işler üretecekler.</p>
<p>Etkinlik günü, Zürafa Sokak&#8217;tan sinagoglara Mevlevihane&#8217;ye, kasabına bakkalına, sanatçılarına, sokağına kadar özel bir bölge olan Galata&#8217;nın her yerinde ayrı bir sürprizle karşılaşmak mümkün olacak.</p>
<p>Sahnesizlik üzerine şikâyet etmek yerine her yeri sahne haline getiren bu özel festival seyredenleri klasik festivallerden apayrı, bambaşka bir deneyime çağırıyor.</p>
<p><strong></strong>Bu sene ön plana çıkan etkinlikler arasında;</p>
<p><strong><em>Edebiyatçılar Oyun Yazıyor!</em></strong><em></em></p>
<p>Projenin ve GalataPerform&#8217;un Genel Sanat Yönetmeni, oyun yazarı ve yönetmen Yeşim Özsoy Gülan tarafından gerçekleştirilecek olan atölye çalışmasında günümüz edebiyatının genç isimleri, tiyatrocular ve tiyatroyla karşılaşacaklar ve bunun sonucunda Galata bölgesindeki farklı mekânlara yönelik kısa oyunlar yazacaklar. Yazar, yönetmen, oyuncu ve mekanlar arasındaki süreç Eylül ayındaki atölyeleri belirleyecek ve sonuç da bu karşılaşmanın ve etkileşimin sonucu olacak.</p>
<p><strong><em>GalataPerform Genç!</em></strong></p>
<p>GalataPerform Genç yazarlar, Ceren Ercan&#8217;ın yönettiği yeni performanslarıyla seyirciyle buluşacak. Ekip bu sene sürpriz bir konser performansı tasarlıyor. Bireysel ve kolektif metin parçalarının iç içe geçtiği bu performans, sahneye alkollü çıktığı Belgrad konserinde yaşadığı tecrübenin kısa bir süre sonrasında aramızdan ayrılan <strong>Amy Winehouse</strong>&#8216;a ithaf edilmiştir.</p>
<p><strong><em>Oyun Yazarlarına Açık Alan:</em></strong><em></em></p>
<p>Geçtiğimiz yıl Görünürlük Projesi kapsamında, Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi dramaturgu Ceren Ercan&#8217;ın düzenlediği atölyeler sonucunda ortaya çıkan 6 yeni yazarın kısa oyunları, Mark Levitas&#8217;ın yönetmenliğiyle Galata&#8217;nın sokaklarında ve farklı mekânlarında gerçekleştirilen &#8220;6 Mekân 6 Yazar&#8221; performansını ortaya çıkmıştı. Bu yıl da Görünürlük Projesi kapsamında aynı yazarlık atölyesi yeni bir performansa imza atıyor. Aralarına yeni isimlerin de katıldığı yazar ekibi tek bir mekân için ortak bir metin yazacaklar ve iç içe geçen bir kurguyla oyun, seyirciyle buluşacak.</p>
<p><strong><em>Eski Hamursuz Fırını&#8217;nda Farklı Disiplinler bir Arada!</em></strong></p>
<p>Bu seneki önemli Görünürlük mekânlarından biri de bölgedeki Eski Hamursuz Fırını. Farklı disiplinlerden gelen sanatçıların mekânın özelliğine, tarihine gönderme yaparak ya da mekândan esinlenerek ortaya koyacakları çalışmalar birbirlerinden bağımsız ve iç içe izlenebilecek.  22 ve 23 Ekim tarihlerinde 14.00-21.00 arasında görülebilecek sabit işlerin yanı sıra 16.00 ve 19.00 saatlerinde arka arkaya üç performans izlenebilecek.</p>
<p><strong>Üç Edebiyatçı: Müldür, Torunoğlu ve Erdoğuş</strong></p>
<p>Lale Müldür, ölüm ve etrafındakilere dair bir performans için Kaan Karacehennem ve Serkan Seksek&#8217;le buluşacak.</p>
<p>Harbiye&#8217;de pembe bir köşkte yaşayan travestiler ve onların dışında ama bir o kadar içindeki Zeliha&#8230; Sibel Torunoğlu&#8217;nun kült romanı &#8220;Travesti Pinokyo&#8221; Sadi Güran ve Boysan Yakar tarafından sahneye uyarlanacak.</p>
<p>&#8220;Kolpa&#8221; ve &#8220;Yok Olma Kılavuzu&#8221; romanlarıyla edebiyat dünyasına giriş yapan Ece Erdoğuş&#8217;un mekândan esinlenerek yazdığı metin oyuncu Ayşe Selen tarafından yorumlanacak.</p>
<p><strong>Sinema ve tiyatro buluşması</strong></p>
<p>Sinema yazarı Yeşim Tabak ve tiyatro eleştirmeni Zeynep Aksoy sinema tarihindeki ünlü birkaç sahneden oluşturdukları ve geçtiğimiz aylarda sahneledikleri &#8220;Paul Leger Show&#8221;dan sonra &#8220;Out for a walk&#8221; ile Hamursuz&#8217;da. Korku filmlerindeki fetişlerle masal sembollerinin iç içe geçtiği performansta oyuncu Gökçe Yiğitel önceden kaydedilmiş sesler ve görüntülerle şimdiki zaman arasında gidip gelecek.</p>
<p><strong>Hamursuz&#8217;un odalarında, duvarlarında</strong></p>
<p>Geçtiğimiz sezonda &#8220;Yala Ama Yutma&#8221;, &#8220;Yakındoğu&#8217;da İhanet&#8221; gibi sahne işleriyle gündeme gelen disiplinlerarası topluluk &#8220;biriken&#8221; Hamursuz&#8217;daki bir odada video-yerleştirme gerçekleştirecek. &#8220;What&#8217;s Love Got To Do With It?&#8221; adlı işleri Tina Turner&#8217;ın şarkısına ve klibine gönderme yapıyor. &#8220;Kamyon arkası&#8221; aşk sözleri arasına yerleştirilmiş iki video aşkın ve ilişkilerin her haliyle &#8220;arada kalmışlığına&#8221; vurgu yapıyor.</p>
<p>FULLiKTiDAR&#8217;ı birkaç zamandır internet üzerinden bizimle paylaştığı fotoğraflar ve videolarla tanıyoruz. İktidar olma-olamama hallerini ironik bir dille ele alan ikili fotoğraf yerleştirmeleri &#8220;İttifak&#8221;  ve lüzumsuz olup olmadığına ziyaretçilerin karar vereceği bir neon yerleştirmeyle Hamursuz&#8217;da olacak.</p>
<p>Kanaviçe, goblen, sabah programları ve internetin bize dayatılan dili&#8230; Serkan Çalışkan ve Duygu Sabancılar &#8220;müge&#8221; adlı çalışmalarında izleyicileri kanallarını değiştiremeyecekleri bir televizyon ve sürekli bize ne yapmanız gerektiğini söyleyen Google&#8217;ın yarattığı paranoyayla baş başa bırakıyorlar.</p>
<p><strong>Solo performanslar</strong></p>
<p>Görünürlük Projesi&#8217;ni takip edenlerin geçen sene Galata Meydanı&#8217;nda izledikleri Kâinat Güzeli bu sene Hamursuz&#8217;da. &#8220;Fistül&#8221; adını verdiği performansıyla Kongo&#8217;daki bitmeyen savaşı ve bu savaşın bedelini en ağır ödeyen kadınları konu ediniyor.</p>
<p>&#8220;Dar&#8217;ül Love&#8221;, &#8220;Kafası Karışık Kontrtenor&#8221; işleriyle tanınan Harun Ateş, sinagogdan arta kalan yanmış, çürümüş bir orgun yanı başında &#8220;yalnızlık&#8221; üzerine şarkılar söyleyecek.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.galataperform.com/tr/etkinlik-detay.asp?etk=16">www.galataperform.com</a></p>
<div class="shr-publisher-6962"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/gorunurluk-7/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Salon’da Yeni Sezon</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/salonda-yeni-sezon/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=salonda-yeni-sezon</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/salonda-yeni-sezon/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2011 07:17:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konser]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[brett anderson]]></category>
		<category><![CDATA[DearHead]]></category>
		<category><![CDATA[Erkan Oğur]]></category>
		<category><![CDATA[Gus Gus]]></category>
		<category><![CDATA[İKSV]]></category>
		<category><![CDATA[İKSV Salon]]></category>
		<category><![CDATA[John Abercrombie]]></category>
		<category><![CDATA[John Grant]]></category>
		<category><![CDATA[Lamb]]></category>
		<category><![CDATA[Portico Quartet]]></category>
		<category><![CDATA[Salon İKSV]]></category>
		<category><![CDATA[Stacey Kent]]></category>
		<category><![CDATA[suede]]></category>
		<category><![CDATA[The Antlers]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=6757</guid>
		<description><![CDATA[SALON, YENİ SEZONA BOMBA GİBİ GİRECEK! Salon yeni sezon için kapılarını 15 Eylül Perşembe akşamı, İstanbul Bienali’nin “Perşembe” Partisi ile açıyor… Yeni sezonunda Stacey Kent’ten The Antlers’a, Lamb’den Carla Bley’e, Ane Brun’den John Abercrombie ve Fourplay’e caz, rock, alternatif ve dünya müziğinin merakla beklenen isimlerini ağırlayacak Salon yine müzikseverlerin buluşma noktası olacak… Salon, yeni sezona [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: center;" align="center"><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Austra.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-6758" title="Austra" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Austra.jpg" alt="" width="368" height="326" /></a></p>
<p style="text-align: left;" align="center"><strong>SALON, YENİ SEZONA BOMBA GİBİ GİRECEK!</strong></p>
<p>Salon yeni sezon için kapılarını 15 Eylül Perşembe akşamı, İstanbul Bienali’nin “Perşembe” Partisi ile açıyor… Yeni sezonunda Stacey Kent’ten The Antlers’a, Lamb’den Carla Bley’e, Ane Brun’den John Abercrombie ve Fourplay’e caz, rock, alternatif ve dünya müziğinin merakla beklenen isimlerini ağırlayacak Salon yine müzikseverlerin buluşma noktası olacak…</p>
<p>Salon, yeni sezona 12. İstanbul Bienali Perşembe Partisi ile merhaba diyecek. 15 Eylül Perşembe gecesi saat 22.00’de Barış K’nın DJ setiyle X Restaurant &amp; Teras’ta başlayacak. “Perşembe Partisi” elektronik müziği tutkulu bir vokalle birleştiren Kanadalı topluluk Austra’nın Salon’un yeni sezonunu açacağı bir gece yarısı konseriyle devam edecek. Parti, Austra’nın ardından, DearHead ile tanınan DJ Evrim Tüfekçioğlu&#8217;nun DJ setiyle uzun saatler sürecek. Perşembe Partisi’nin biletleri 40 TL’den satılıyor..</p>
<p>Salon ilk haftasında Türk müziğinin iki önemli temsilcisini ağırlayacak. 17 Eylül Cumartesi akşamı saat 22.30’da başlayacak hareketli Gevende konserin biletleri 25 TL ve 15 TL’den satılıyor. Gevende’nin ardından Türk müziğinin son yıllardaki en iyi yorumcularından Erkan Oğur, Anatolian Blues adlı projesi ile 21 Eylül Çarşamba akşamı Salon’da olacak. Erkan Oğur Anatolian Blues konserinin biletleri 30 TL ve 20 TL’den satılıyor.</p>
<p><strong>“Caz Salon’da Dinlenir!”</strong></p>
<p>Salon yeni sezonunda cazın dünyaca ünlü isimlerini ağırlayacak. Caz severler, bu kış Salon&#8217;dan ayrılmak istemeyecekler. 23 Eylül Cuma ve 24 Eylül Cumartesi geceleri son yılların en etkili caz gitaristleri arasında gösterilen John Scofield ve grubu caz severlerle buluşacak.</p>
<p>Salon’un caz konserler Ekim ayında da tam hız devam edecek. Salon, 26 ve 27 Ekim’de, 40 yılı aşan müzik kariyerine 50 albüm sığdıran Amerikalı ünlü caz gitaristi ve besteci John Abercrombie’yi ağırlayacak. 31 Ekim ve 1 Kasım’da hünerli ritimleri ve karmaşık ezgileriyle dinleyicisini mest eden Swallow Quintet ve Carla Bley Salon’da olacak. Amerikalı modern caz dörtlüsü Fourplay 2 ve 3 Kasım’da, Fransız şanson geleneğini zarif caz ritimleriyle birleştiren Stacey Kent 23 ve 24 Kasım’da ve enstrümantal deneysel caz dörtlüsü Portico Quartet de 2 Aralık’ta Salon sahnesinde olacaklar.</p>
<p><strong>“Alternatif Müziğin Ünlü İsimleri Salon’da, Bu Konserler Kaçmaz!”</strong></p>
<p>Yeni sezonda caz severlerin Salon&#8217;daki uzun gecelerine indie ve elektronik müziğin tutkunları da eşlik edecek. Dolu dolu geçecek sezonun ilk ayında Salon’da sahne alacak bir diğer isim, müzikleriyle tüm dünyada ses getiren İngiliz grup Lamb. 30 Eylül Cuma ve 1 Ekim Cumartesi, saat 22.30&#8242;da iki gece üst üste sahne alacak Lamb ile müzikseverleri, güçlü vokal ve tutkulu sözlerin eşliğinde büyülü bir gece bekliyor. Lamb konseri biletleri 50 TL (tam) ve 30 TL (öğrenci) üzerinden temin edilebilir.</p>
<p>Salon, 14 Ekim Cuma ve 15 Ekim Cumartesi ise dünyaca ünlü İngiliz besteci ve vokalist Brett Anderson&#8217;ı ağırlayacak. Anderson, yepyeni şarkılarını kendine özgün vokaliyle müzikseverle paylaşacak. Anderson müzik kariyerine 1989 yılında Suede&#8217;in vokalisti olarak başladı. 1993 yılında Suede ile ilk albümünü yayınlayan Anderson Britpop hareketinin öncüsü oldu. Suede&#8217;in ardından 2004 yılında Bernard Butler ile The Tears&#8217;ı kurdu ve ardından 2007 yılında ilk solo albüm çalışmasını yaptı. Son albümü olan Black Rainbows ise Ekim ayında müzik severlerle buluşacak.</p>
<p>Ekim ayı Salon’da oldukça yoğun geçecek. Brett Anderson konserlerinin ardından, 18 ve 19 Ekim’de İzlandalı deneysel pop müzik topluluğu Múm, 22 Ekim’de house müzik ile 1990&#8242;ların dans-pop&#8217;unu başarıyla harmanlayan, görsel ve işitsel öğeleri yaratıcı bir şekilde birleştiren Gus Gus ve 28 Ekim’de Avusturalyalı Indie pop grubu Architecture in Helsinki Salon sahnesinde olacak.</p>
<p>Kasım ayında iki gece üst üste 1970&#8242;lerin soft rock ezgilerini, piyano ve davul eşliğinde hem melankolik hem neşeli bir hava yaratan John Grant’i müzikseverlerle buluşturacak olan Salon, 25 Kasım’da sahnesini bir meditasyon alanı gibi gören ve birçok farklı sahne düzeni bulunan Norveçli indie müzik sanatçısı Ane Brun ve Aralık ayı içerisinde ise Amerika&#8217;da son albümleriyle &#8220;Yılın Albümü Ödülü&#8221; kazanan The Antlers ve kanadalı indie rock grubu Junior Boys&#8217;u ağırlayacak.</p>
<p><strong>“Pazartesi Geceleri Salon’da Tiyatro İzlenir”</strong></p>
<p>Açıldığı günden bu yana farklı sanat disiplinlerini çatısı altında toplamayı amaçlayan Salon’da, geçen sezon büyük ilgi gören tiyatro gösterimleri bu sene de devam ediyor. Sezonun ilk oyunu, Ekim ayının her pazartesi akşamı Talimhane Tiyatrosu’nun büyük geçen sezon ilgi gören oyunu “Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince” olacak.</p>
<p><strong>“Salon kulağa hitap ettiği kadar göze de hitap ediyor!”</strong></p>
<p>CM Mimarlık’tan tarafından yapılan tasarımıyla Salon, Dünya Mimarlık Festivali&#8217;ne paralel olarak düzenlenen Inside İç Mekân Festivali’nde, dünyanın en iyi iç mekân tasarımlarına verilecek ödüllerde finalist oldu. 29 ülkeden 143 projenin başvurduğu festivalde Salon, &#8216;Kültür Yapıları&#8217; kategorisinde ilk beşe girerek finale kaldı. Finalistlerin, 2-4 Kasım 2011 tarihleri arasında Barselona&#8217;da gerçekleştirilecek Inside İç Mekân Festivali sırasında, Paul Priestman, Marcus Fairs, Linda Morey Smith, Eva Jiricna ve Suzy Hoodless&#8217;dan oluşan jüri karşısında gerçekleştirecekleri canlı sunumlarının ardından kazanan proje belirlenecek.</p>
<p>Not: İKSV bülteninden alıntıdır.</p>
<div class="shr-publisher-6757"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/salonda-yeni-sezon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kevin Spacey, III. Richard&#8217;la Ekim&#8217;de Istanbul&#8217;da</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/kevin-spacey-iii-richardla-ekimde-istanbulda/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kevin-spacey-iii-richardla-ekimde-istanbulda</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/kevin-spacey-iii-richardla-ekimde-istanbulda/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2011 09:15:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[III. Richard]]></category>
		<category><![CDATA[İKSV]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Şehir Tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Tiyatro Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Spacey]]></category>
		<category><![CDATA[Sam Mendes]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=6490</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Tiyatro Festivali&#8217;nden güzel haberler geliyor. Şimdiden Ekim ayını merakla bekliyoruz, umarım bu sene daha sabırlı ve saygılı bir izleyici kitlesi olur. Sizi güzel habere alalım; SAM MENDES’İN YÖNETMENLİĞİNİ ÜSTLENDİĞİ, BAŞROLLERİNDE KEVIN SPACEY&#8217;NİN YER ALDIĞI III. RICHARD, EKİM AYINDA VODAFONE RED SPONSORLUĞU’NDA BEŞ ÖZEL GÖSTERİYLE İSTANBUL’DA İstanbul Tiyatro Festivali (İKSV) ve İstanbul Şehir Tiyatroları, Vodafone [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/KevinSpacey.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-6491" title="KevinSpacey" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/KevinSpacey.jpg" alt="" width="415" height="276" /></a></p>
<p>İstanbul Tiyatro Festivali&#8217;nden güzel haberler geliyor. Şimdiden Ekim ayını merakla bekliyoruz, umarım bu sene daha sabırlı ve saygılı bir izleyici kitlesi olur. Sizi güzel habere alalım;</p>
<blockquote><p><strong>SAM MENDES’İN YÖNETMENLİĞİNİ ÜSTLENDİĞİ, BAŞROLLERİNDE KEVIN SPACEY&#8217;NİN YER ALDIĞI III. RICHARD, EKİM AYINDA VODAFONE RED SPONSORLUĞU’NDA  BEŞ ÖZEL GÖSTERİYLE İSTANBUL’DA</strong></p>
<p>İstanbul Tiyatro Festivali (İKSV) ve İstanbul Şehir Tiyatroları, Vodafone Red sponsorluğunda, Ekim ayında çok özel bir ortak yapıma ev sahipliği yapacak. The Bridge Project kapsamında gerçekleştirilen, Sam Mendes’in yönetmenliğini ve dünyaca ünlü oyuncu Kevin Spacey’nin başrolünü üstlendiği III. Richard, beş özel gösteri için Ekim ayında İstanbul’da olacak.</p>
<p>Dünya prömiyerini 29 Haziran&#8217;da Londra&#8217;da yapan ve büyük ses getiren III. Richard,<br />
İstanbul Tiyatro Festivali (İKSV) ve İstanbul Şehir Tiyatroları ortaklığında,<br />
Vodafone Red sponsorluğunda; 5 Ekim Çarşamba, 6 Ekim Perşembe, 7 Ekim Cuma,<br />
8 Ekim Cumartesi ve 9 Ekim Pazar akşamları saat 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde sahnelenecek.</p>
<p>III. Richard, İstanbul Tiyatro Festivali (İKSV) ve İstanbul Şehir Tiyatroları’nın yanı sıra<br />
Atina &amp; Epidaurus Festivali, Centro Niemeyer İspanya, Hong Kong Sanat Festivali, Kay&amp;Mc Lean Productions, ve Singapur Repertuar Tiyatrosu partnerliğinde gerçekleştiriliyor. Üç yıl boyunca uluslararası seyirciyle buluşacak büyük ölçekli, klasik tiyatro oyunları üretmek amacıyla<br />
Old Vic, BAM ve Neal Street’in ortak yapımı olarak hayata geçirilen The Bridge Project’in sponsorluğunu Bank of America Merrill Lynch üstleniyor.</p>
<p>Londra&#8217;nın köklü tiyatrolarından biri olan Old Vic, Brooklyn Müzik Akademisi (BAM) ve<br />
Neal Street’in ortak yapımı olan III. Richard’ın yönetmenliğini Oscar ödüllü İngiliz yönetmen Sam Mendes üstleniyor.  Kevin Spacey ve Broadway’de birçok oyunda sahne alan, bol ödüllü Amerikalı oyuncu Maureen Anderman’ın yan sıra Haydn Gwynne, Chuk Iwuji, Gemma Jones ve Chandler Williams gibi birçok tanınmış İngiliz ve Amerikalı oyuncuların yer aldığı III. Richard, uluslararası turnesi kapsamında yer alan bütün dünya kentlerinde heyecanla bekleniyor.</p>
<p>Sam Mendes ve Kevin Spacey‘nin 1999 yılında beraber çalıştıkları Amerikan Güzeli / American Beauty adlı film, aralarında “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Yönetmen” ödüllerinin de bulunduğu 5 dalda Oscar kazanmıştı. İkili, 12 yıl aradan sonra bu kez Shakespeare&#8217;in tarihi oyunlarından biri ve belki de en güçlüsü olan III. Richard projesiyle yönetmen ve oyuncu olarak tiyatro sahnesinde tekrar bir araya geldi. “Kevin Spacey’le Amerikan Güzeli’nden sonra tekrar çalışmaktan çok mutlu olduğunu” belirten yönetmen Sam Mendes, başrol oyuncusundan “Özellikle The Bridge Project&#8217;in son sezonunda başrolü oynaması bu heyecanımı iki katına çıkartıyor. III. Richard sevdiğim bir oyun ve Kevin bu rolü oynamak için doğmuş.&#8221; diye bahsediyor. Sam Mendes, The Bridge Project’in daha önceki yıllarda sahnelediği Fırtına / The Tempest, Beğendiğiniz Gibi / As You Like It, Vişne Bahçesi / Cherry Orchard ve The Winter’s Tale / Bir Kış Masalı başlıklı projelerinin de yönetmenliğini yaptı.</p>
<p>III. Richard&#8217;ı canlandıran, Old Vic Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Kevin Spacey, 12 yıl aradan sonra tekrar bir araya geldiği Sam Mendes ile ilgili olarak &#8220;Sam çalıştığım en iyi yönetmenlerden birisi ve onunla tekrar çalışabilme fırsatını yakalamak en büyük hayallerimin ötesinde bir mutluluk. Sam&#8217;in bir role bakışını ve aktörü yönlendirip, şekil vermesini seviyorum. Böylesine kayda değer bir insanla çalışmak bana bunun hatırlanmaya değer bir iş olacağı izlenimini veriyor. Öyle ümit ediyorum ki 2011 yılı boyunca yapacağımız turneler sırasında gideceğimiz büyük şehirlerde yaşayan tiyatroları görmek, bizimle beraber bu turnede yer alan yeni yetişen oyuncular için kapsamlı bir eğitim programı olacaktır.” diyor.</p>
<p>Dünya prömiyerini 29 Haziran&#8217;da Londra&#8217;daki Old Vic Tiyatrosu’nda yapan III. Richard, İngiltere basınından büyük övgü topladı. Özellikle başrollerdeki Kevin Spacey’nin performansı tüm eleştirmenlerden tam not aldı.  III. Richard Atina, Hong Kong ve İspanya’daki gösterilerinin ardından Ekim ayında beş özel gösteri için İstanbul’a gelecek. İstanbul ve Pekin, Singapur ve Sydney şehirlerindeki gösterilerin ardından oyun 2012 yılında New York’ta Brooklyn Müzik Akademisi’ndeki (BAM) performanslarla turneye devam edecek.</p></blockquote>
<div class="shr-publisher-6490"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/kevin-spacey-iii-richardla-ekimde-istanbulda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>9. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/9-kadikoy-belediyesi-tiyatro-festivali/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=9-kadikoy-belediyesi-tiyatro-festivali</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/9-kadikoy-belediyesi-tiyatro-festivali/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 06:13:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nezaket Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[9. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=6425</guid>
		<description><![CDATA[Kadıköy’de Açık Havada Tiyatro Keyfi Başlıyor Kadıköy Belediyesi’nin “Yıldızlar Altında Tiyatro Keyfi” sloganıyla düzenlediği geleneksel Tiyatro Festivali, bu yıl 12-31 Temmuz tarihleri arasında 9. kez gerçekleştirilecek. Oyunlar her akşam Saat: 21.00’de ve ücretsiz olarak Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda sahnelenecek. Oyunlarla ilgili ayrıntılı bilgi için www.kadıkoy.bel.tr PROGRAM 12 Temmuz 2011 Salı Kabare Dev Aynası-Başka Kapıya (12 yaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/genco-erkal-kerem-gibi.jpg"><img class="size-medium wp-image-6427 aligncenter" title="genco-erkal-kerem-gibi" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/genco-erkal-kerem-gibi-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Kadıköy’de Açık Havada Tiyatro Keyfi Başlıyor</p>
<p>Kadıköy Belediyesi’nin “Yıldızlar Altında Tiyatro Keyfi” sloganıyla düzenlediği geleneksel Tiyatro Festivali, bu yıl 12-31 Temmuz tarihleri arasında 9. kez gerçekleştirilecek. Oyunlar her akşam Saat: 21.00’de ve ücretsiz olarak Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda sahnelenecek.</p>
<p>Oyunlarla ilgili ayrıntılı bilgi için <a href="http://www.kadikoy.bel.tr/Etkinlikler.aspx?id=702">www.kadıkoy.bel.tr</a></p>
<p><strong>PROGRAM</strong></p>
<p><strong>12 Temmuz 2011 Salı</strong></p>
<p>Kabare Dev Aynası-Başka Kapıya (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>13 Temmuz 2011 Çarşamba</strong></p>
<p>Moda Sanat Tiyatrosu- Azizname ( 15 yaş üzeri)</p>
<p><strong>14 Temmuz 2011 Perşembe</strong></p>
<p>Asya Prodüksiyon Tiyatrosu- Düğün (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>15 Temmuz 2011 Cuma</strong></p>
<p>Ortaoyuncular- <a href="http://www.tramvayduragi.com/issizler-cennete-gider/">İşsizler Cennete Gider</a> (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>16 Temmuz 2011 Cumartesi</strong></p>
<p>Tuncay Özinel Tiyatrosu- Uyan Uyan Gazi Kemal (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>17 Temmuz 2011 Pazar</strong></p>
<p>Enis Fosforoğlu Tiyatrosu- Herkes Mi Hırsız? (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>18 Temmuz 2011 Pazartesi</strong></p>
<p>Bizim Tiyatro- Hamxlet (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>19 Temmuz 2011 Salı</strong></p>
<p>Tiyatro Kedi- Pazar Günkü Cinayet (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>20 Temmuz 2011 Çarşamba</strong></p>
<p>Dostlar Tiyatrosu- Kerem Gibi (18 yaş üzeri)</p>
<p><strong>21 Temmuz 2011 Perşembe</strong></p>
<p>Sadri Alışık Tiyatrosu- Pir Sultan Abdal (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>22 Temmuz 2011 Cuma</strong></p>
<p>Nazım Oyuncuları- Cep Delik Cepken Delik (14 yaş üzeri)</p>
<p><strong>23 Temmuz 2011 Cumartesi</strong></p>
<p>Donkişot Tiyatro- Münasebetsiz (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>24 Temmuz 2011 Pazar</strong></p>
<p>Can Gürzap Tiyatro Dialog- Kim Bu Adam? (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>25 Temmuz 2011 Pazartesi</strong></p>
<p>Tiyatrokare- Büyük İkramiye (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>26 Temmuz 2011 Salı</strong></p>
<p>İstanbul Meydan Sahnesi- Her Yöne 90 Dk (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>27 Temmuz 2011 Çarşamba</strong></p>
<p>Volkan Severcan Tiyatrosu- Bavul (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>28 Temmuz 2011 Perşembe</strong></p>
<p>Tiyatro Şenay-Aşk Kokusu (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>29 Temmuz 2011 Cuma</strong></p>
<p>Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu- Az Sonraaa (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>30 Temmuz 2011 Cumartesi</strong></p>
<p>Tiyatro İstanbul- Özel Hayatlar (12 yaş üzeri)</p>
<p><strong>31 Temmuz 2011 Pazar</strong></p>
<p>Tiyatroadam- Generaller, Savaş ve Barbekü (13 yaş üzeri)</p>
<div class="shr-publisher-6425"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/9-kadikoy-belediyesi-tiyatro-festivali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kutlama / Festen</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/kutlama-festen/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kutlama-festen</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/kutlama-festen/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2011 08:00:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Büyükdöğerli]]></category>
		<category><![CDATA[Dot]]></category>
		<category><![CDATA[Dot Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Festen]]></category>
		<category><![CDATA[Festen Kutlama]]></category>
		<category><![CDATA[İpek Bilgin]]></category>
		<category><![CDATA[Köksal Engür]]></category>
		<category><![CDATA[Kutlama]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Daltaban]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Töre]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Kocaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Şebnem Bozoklu]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Vinterberg]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=5134</guid>
		<description><![CDATA[PROJE EKİBİ Işık: Alaz Köymen Kostüm: Deniz Marşan, Başak Dizer Fransez Dekor Uygulama Teşekkürler: Can Taşkent, Koray Malhan, Emre İzer Proje Takımı: Özge Erdem, Seda Yıldız, Tevfik Şahin, Su Olgaç, Nurcihan Yücel, İdil Alkut Malhan, Tuğçe Altuğ, Gözde Kocaoğlu, Hakan Kurtaş, Tuğrul Dağ, Gökçen Kalender. Işık Operatörü: Alaz Köymen Ses Operatörü: Hakan Kurtaş Mekan Yönetimi: Ayşegül Beyazdağ, Necla Koca Grafik Tasarım: Emre Çıkınoğlu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: center;"><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Festen.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5135" title="FESTEN/KUTLAMA" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Festen.jpg" alt="" width="432" height="270" /></a></p>
<blockquote><p><strong>PROJE EKİBİ </strong><br />
Işık: <strong>Alaz Köymen</strong><br />
Kostüm: <strong>Deniz Marşan, Başak Dizer Fransez</strong><br />
Dekor Uygulama Teşekkürler: <strong>Can Taşkent, Koray Malhan, Emre İzer</strong><br />
Proje Takımı: <strong>Özge Erdem, Seda Yıldız, Tevfik Şahin, Su Olgaç, Nurcihan Yücel, İdil Alkut Malhan, Tuğçe Altuğ, Gözde Kocaoğlu, Hakan Kurtaş, Tuğrul Dağ, Gökçen Kalender.<br />
</strong>Işık Operatörü: <strong>Alaz Köymen </strong>Ses Operatörü: <strong>Hakan Kurtaş</strong><br />
Mekan Yönetimi: <strong>Ayşegül Beyazdağ, Necla Koca</strong><br />
Grafik Tasarım: <strong>Emre Çıkınoğlu</strong><br />
Uygulama ve Baskı Öncesi Hazırlık: <strong>Hatice Çavdar, Spot</strong></p></blockquote>
<p>1998 yılında Thomas Vinterberg tarafından çekilen ve Dogma 95&#8242;in ilk filmi olan Festen, 2004 yılında David Eldridge tarafından tiyatro sahnesine adapte edildi. 22 Ocak 2011 tarihinden itibaren de Ece Dizdar çevirisi ve Murat Daltaban rejisiyle Dot Tiyatro ekibi tarafından Türkiye&#8217;de oynanıyor.</p>
<p>Oyun büyük bir ailenin, babalarının 60. doğum günü kutlaması için bir araya gelmesini ve yıllarca saklanan bazı sırların ortaya dökülmesini anlatıyor. Büyük ailelerde olan &#8220;kol kırılır yen içinde kalır&#8221; anlayışının en aşağılık halini görüyoruz burda. İkiz kardeşi Linda&#8217;nın intiharından sonra babasının geçmişte yaptıklarına dayanamayan Christian&#8217;ın yıllarca içinde biriktirdiklerini kusma ve rahatlamasını anlatıyor oyun. Ancak bu kusma ilk etapta beklenen tepkiyi yaratmıyor, aile fertleri ve dostları Christian&#8217;ın anlattıklarını önce bir şaka gibi geçiştiriyor, ondan sonra işi onun &#8220;garip çocukluğuna&#8221; yıkmaya çalışıyor fakat en sonunda Linda&#8217;nın mektubunu bulan ve okuyan kardeşi Helene&#8217;in de katkısıyla gerçekle yüzleşiyorlar. Çocuklarının hayatını mahveden bir baba, her şeyi bilmesine rağmen susan bir anne ve bütün bunları şu anda öğrenip gerçekliğine inanamayan kardeşleriyle büyük bir savaşa giren ve iyi mücadele edip kazanan Christian!</p>
<p>Konuyu kısaca yukarıdaki gibi özetledim. Daha fazla şey söyleyebilirim, üzerine çok ciddi tartışmalar yürütebileceğimiz son derece etkileyici bir konu var. Ancak oyuna yeni gidecek olanlar ve filmi izlememiş insanlar için konuyu bilmemek bence kritik bir önem taşıyor zira Christian&#8217;ın ilk konuşmasında yaşattığı etkiyi azaltmak istemiyorum, oyunun en etkileyici yeri olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p>Oyun büyük ve şeffaf bir çadırda oynanıyor. Öncelikle dış mekanda başlıyor ve kısa bir süreden sonra içeriye geçiyorsunuz. Etkileyici ve farklı olan bu giriş kısmı oyunun bütünlüğüne herhangi bir zarar vermiyor, böyle bir giriş çok iyi düşünülmüş. Tek yatakta anlatılan üç giriş hikâyesi de son derece etkileyici bir şekilde yansıtılmış. Masa düzeni, dekorun kısa zamanda değişebilmesi ve bu değişimin de hizmetkar rolündeki oyuncular tarafından yapılması hiç müdahale yokmuş izlenimi yaratıyor. Dış mekanın hikâye anlatımında etkili bir unsur olarak kullanılması da bizim tiyatromuz için yenilikçi bir yaklaşım. Sürekli &#8220;merak&#8221; ediyoruz ve izlediğimizin sadece bir &#8220;oyun&#8221; olduğunu belli edecek tüm unsurlar ustaca törpülenmiş. Filme tamamen bağlı kalan, neredeyse hiçbir yerini atlamayan, iyi yönetilen ve sahnelenen bir oyun olmuş Festen. Sadece kullandıkları müzikler konusunda birkaç şey söyleyebilirim, şarkıların sözleri olmasaydı bu sözlerim de olmazdı aslında. Elvin Aydoğdu ve sesine bir şey demiyorum ama şarkıların sözleri olmadan bu hikâyenin daha iyi yürüyeceğini düşünüyorum. Gayet iyi başlayan High and Dry ve No Surprises vardı, bilindik şarkılar olmaları sözlerle ilişki kurmaya çalışırken bir anda oyundan kopmanızı sağlayabilir, bir de artık rica ederim Creep herhangi bir yerde kullanılmasın. Çok yapışkan bir şarkı ve bana göre bu hikâyede gerçekten bir yeri yok.</p>
<p>Genel olarak oyuncuları beğendim, &#8220;farklı bir oyuncu olsaydı&#8221; düşüncesini aklıma getirecek derecede sırıtan bir performans görmedim, biraz özele indirirsem;</p>
<p>Christian rolünde Cemil Büyükdöğerli var, açıkçası oyun başladığında ilk düşüncem bu rolün altından kalkamayacağı yönündeydi. İlk konuşmasından sonra gözlerini gördüm ve bu rol için ideal adamlardan birisi olduğuna karar verdim. Çok iyi bir iş çıkartmış. Ailenin deli çocuğu rolündeki Michael karakterini ise Rıza Kocaoğlu oynamış. Gerçeği en zor kabul eden ve bu zorlu aşamayı en agresif geçiren Michael için yine iyi bir seçim olmuş, dinamik ve enerjik bir performansı var. Şebnem Bozoklu ailenin farklı ve başına buyruk kızı olan Helene rolünde, bana pek etkileyici gelmese de oyunu beraber izlediğim arkadaşlarımdan geçer not aldı. Köksal Engür aile babası Helge rolündeydi, bu yaştan sonra yerlerde sürünüp dayak yedi, sadece tebrik etmek gerekir.</p>
<p>Gelelim Park Bravo, Damat / Tween, Nine West, Inglot, Austin Reed ve Koleksiyon ana sponsorluğunda bu oyunu sahneleyen Dot Tiyatroya! Maalesef ki şu haliyle ve fiyatlarıyla sadece belli bir kesimin izleyebileceği oyunlar yapıyorlar. Ömür Gedik, Ferhat Göçer ve Hande Ataizi ile izledim oyunu, yanımdaki teyzeler de Boston&#8217;a gitmenin artık çok daha kolay olduğundan bahsediyorlardı. Tiyatro kesinlikle daha ucuz olmalı, herkesi sahiplenmeli ve herkesi salonlara çekmeli. İnsanoğlu neredeyse var olduğu günden bu yana tiyatro yapıyor, zaman içerisinde tiyatro çok fazla bir değişim göstermedi, oyunun yönü değişti, sahnedeki bakış farklılaştı ama her zaman insanı çekti ve yakaladı. Yeni dönemin farklılaşan kapitalist dünyasında bir sanat olarak var olma mücadelesine rekabet üzerinden giren tiyatro artık daha fazla merak satmaya yöneliyor. İyi tanıtımlar, sağlam bütçeler, güzel ulaşım imkanlarıyla parası olana hitap eden bir &#8220;müşteri&#8221; anlayışı tiyatroyu ele geçiriyor.</p>
<p>Dot için bunları söyleme sebebim kesinlikle ortaya konulanın ucuz bir merak satma çabası olması değil, öyle yapanlar da var ancak Dot başarılı bir ekiple iyi oyunlar sahneye koyan bir topluluk. Daha fazla izlenmesi pek mümkün değil, zaten oyunlarına yer bulmak kolay değil ancak daha farklı kesimden insanlara ulaşmaları kendi ellerinde. Herkese hitap edebilirler &#8220;gerçek yetişkinlere tavsiye sert içerik&#8221;lerini topluma da kabul ettirebilirler, pek kolay olmasa da en azından bunun için çabalayıp gelen tepkileri göğüsleyecek bir duruşları olabilir. Şu halleriyle tatlı bir zeminde istediklerini yapan ancak sertlikten kaçan bir yapıları var. Dot ve Dot&#8217;un açtığı yoldan ilerleyecekler topluma gelmezse biz devlet tiyatrolarında &#8220;dal yaprak&#8221; duyunca gülüp eğlenen izleyicilere, heyecansız ve yenilikten korkan yönetmenlere mahkûm kalacağız. O yüzden bu güzel oyunun yazısını Dot&#8217;a seslenerek bitireyim; biz her yerdeyiz, sizi de bekleriz!</p>
<div class="shr-publisher-5134"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/kutlama-festen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hoop Gitti Kafa</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/hoop-gitti-kafa/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hoop-gitti-kafa</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/hoop-gitti-kafa/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Mar 2011 14:11:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nezaket Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Bartu Küçükçağlayan]]></category>
		<category><![CDATA[Berkun Oya]]></category>
		<category><![CDATA[Krek Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Ünsal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=5097</guid>
		<description><![CDATA[Olan biten her şeyi kabullenip hemen ona uygun eyleme geçmek zorunda mıyız her zaman, ya aklımız direnirse, karşı çıkarsa, inatla kabul etmezse&#8230; Berkun Oya’nın yazıp yönetip Onur Ünsal ve Bartu Küçükçağlayan’ın oyunculuklarıyla sahneye konan Hoop Gitti Kafa bu sorunun cevabını arıyor gibi. Adamlardan biri kötü bir haber vermek üzere gelmiştir, ama diğeri bu haberi almak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/hoop_gittikafa.jpg"><img class="size-medium wp-image-5098 aligncenter" title="hoop_gittikafa" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/hoop_gittikafa-300x280.jpg" alt="" width="300" height="280" /></a></p>
<p>Olan biten her şeyi kabullenip hemen ona uygun eyleme geçmek zorunda mıyız her zaman, ya aklımız direnirse, karşı çıkarsa, inatla kabul etmezse&#8230;</p>
<p>Berkun Oya’nın yazıp yönetip Onur Ünsal ve Bartu Küçükçağlayan’ın oyunculuklarıyla sahneye konan Hoop Gitti Kafa bu sorunun cevabını arıyor gibi. Adamlardan biri kötü bir haber vermek üzere gelmiştir, ama diğeri bu haberi almak istemez. Duymamak, algılamamak, kabullenmemek için her yolu dener. Hatta bu yollar o kadar komikleşebilir ki, oyunun temelindeki üzüntüyü bile unutup gülüverir izleyici.</p>
<p>Aslında hüzünlü olan bir oyunu çok büyük bir enerjiyle, 30 dakika boyunca dans edip yer yer kavga ederek oynuyor özellikle Bartu Küçükçağlayan. Ortada bir metin var mı, bu oyunun metni yazıldı mı gerçekten merak ettim. Çünkü çoğunlukla doğaçlamaya dayanıyor gibi görünüyor sahneleme. Bu da oyunun izleyiciyle bağlantı kurmasını kolaylaştırıyor. Oyunu beğenmekle birlikte daha iyi olabilirdi miydi diye de düşündüm bazen, çünkü acı bir haberi almak istememek, kabullenmemek fikri harika bir fikirdi ve bundan çok güzel oyunlar/filmler çıkabilirdi.</p>
<p>Bir de “kısa film gibi” diyen izleyiciye hak vermemek mümkün değil, oyunun sonunda dans ederek de bir anlamda kapanış jeneriğini sergilemiş oldular. Ama bu olumsuz bir eleştiri midir, tiyatro hep bildiğimiz sınırlar içinde belirli kalıplarla mı oynanmalıdır? Peki tiyatro böyle değişip bir tür performansa dönüşürken izleyici de değişiyor mudur? Bu sorular aklımızın bir köşesinde dursun.</p>
<p>Oyunun gün ve saatleri <a href="http://www.krek.net/">www.krek.net</a>&#8216;ten takip edilebilir.</p>
<div class="shr-publisher-5097"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/hoop-gitti-kafa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bay Hiç</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/bay-hic/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bay-hic</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/bay-hic/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Feb 2011 08:02:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nezaket Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Akbank Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bay Hiç]]></category>
		<category><![CDATA[İştar Gökseven]]></category>
		<category><![CDATA[Kerem Ayan]]></category>
		<category><![CDATA[Kumbaracı50]]></category>
		<category><![CDATA[Sabahattin Kudret Aksal]]></category>
		<category><![CDATA[Salon İKSV]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Duru]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=4858</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Öyleyse Siz Kimsiniz?&#8221; Bir adam, uzaktan iki yıl evinin ışığını izlediği kadının kapısında beliren. Bir kadın, ışıklı evde yalnız. Adam içeri girmek ister. Kadın korkar. Adamı kabul edebileceği bir hale sokarak içeri, hayatına almak ister. Yaralı bir şair, bir hırsız, bir vampir belki, ama uzaktan ışığını izleyen adam değil. Adam bu hazır kalıplara sığmaz, çırpınıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: left;"><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/bay-hic.jpg"><img class="size-medium wp-image-4859 aligncenter" title="bay hic" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/bay-hic-300x265.jpg" alt="" width="270" height="239" /></a></p>
<p><em>&#8220;Öyleyse Siz Kimsiniz?&#8221;</em></p>
<p>Bir adam, uzaktan iki yıl evinin ışığını izlediği kadının kapısında beliren. Bir kadın, ışıklı evde yalnız. Adam içeri girmek ister. Kadın korkar. Adamı kabul edebileceği bir hale sokarak içeri, hayatına almak ister. Yaralı bir şair, bir hırsız, bir vampir belki, ama uzaktan ışığını izleyen adam değil. Adam bu hazır kalıplara sığmaz, çırpınıp durur kendisinin bunlar olmadığını ispatlamak için, ben sadece “iki yıl boyunca ışığı izleyip geldim” der hep. Kadınsa hep “yalan bu”. Tutunabileceği çirkin de olsa bir gerçeklik arar, çünkü bu gerçek olamayacak kadar güzeldir ona göre. Üstelik hemen tanımalıdır adamı, anlayabileceği bir hale sokmalıdır ki kabul edebilsin hayatına. Adamsa sabırlıdır, ışığını izlediği bir kadına bakmak, onunla pencere kenarındaki koltukta oturup konuşmak, belki susmak için gelmiştir. Kadın en son kocası olmasını ister adamdan,  sıradan bir evlilik hayatını tasvir edip durur, bu bile karşısındaki &#8220;Bay Hiç&#8221;ten daha kabul edilebilirdir onun için. Önce acımak, sonra sevmek, şefkat göstermek, anlamak ister kadın, hepsini ister, belki yalnızlığı yüzünden tüm bunlar içinde biriktiğinden, belki sevme gücünü kendisi de öğrenmek istediğinden, adamı sorgular, etiketler, dener, suçlar; ama adam gider geldiği gibi, kadın onun hakkında gerçek tek bir şey öğrenemeden.</p>
<p>Adam uzaktan yalnız ve sessiz bir kadın hayal etmiştir. Kadınsa ona ağır gelen yalnızlığı sırasında kapıyı çalacak şair, yazar, hatta belki mahalleye dadanan vampiri bile hayal etmiştir. Kadın, adamın; adam kadının hayallerine, gerçekler de bir türlü düşlenenlere uymaz. Sabahattin Kudret Aksal’ın metninden Kerem Ayan’ın rejisi, Ülkü Duru ve İştar Gökseven’in oyunculuklarıyla sahnelenen “Bay Hiç” benim son zamanlarda izlediğim en iyi oyun oldu. Hem metnin çok katmanlı hali hem de oyuncularının harika performansıyla “Bay Hiç” tekrar tekrar izlenebilecek bir oyun. Sadece bunlar için değil tiyatroya dair “umutlarımızı korumak” için de gitmeli “Bay Hiç”e.</p>
<p>Not; Oyun, <a href="http://www.kumbaraci50.com/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=131:bay-hic&amp;catid=37:haber-icerikleri">Kumbaracı50</a>, <a href="http://www.akbanksanat.com/web/147-9796-1-1/akbank_sanat/tiyatrolar/yeni_kusak_tiyatro_etkinlik/bay_hic">Akbank Sanat</a> ve <a href="http://www.saloniksv.com/index.asp">Salon İKSV</a>&#8216;de değişik tarihlerde karşımıza çıkıyor. Takip etmeli.</p>
<div class="shr-publisher-4858"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/bay-hic/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tilt</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/tilt/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tilt</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/tilt/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Feb 2011 08:40:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nezaket Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Bayurgil]]></category>
		<category><![CDATA[İpek Türktan]]></category>
		<category><![CDATA[Levent Can]]></category>
		<category><![CDATA[Mine Tugay]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Garibağaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Mahmutyazıcıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Şerif Sezer]]></category>
		<category><![CDATA[Sezgi Mengi]]></category>
		<category><![CDATA[Tilt]]></category>
		<category><![CDATA[Ushan Çakır]]></category>
		<category><![CDATA[Volt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=4807</guid>
		<description><![CDATA[Ebru Nihan Celkan&#8217;ın yazıp Aslıhan Erguvan&#8217;ın yönettiği Tiyatro Volt oyununda, göründükleri sırayla Levent Can, İpek Türktan, Ushan Çakır, Cem Bayurgil, Sezgi Mengi, Mine Tugay, Murat Garibağaoğlu, Şerif Sezer, Murat Mahmutyazıcıoğlu yer alıyorlar. Her biri çok kısa olan beş bölümden oluşuyor oyun. Birinci bölümde, Levent Can’ın canlandırdığı karakter yaşadığı konforlu hayatı sorgular. İkinci bölümde bir haber [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: left;"><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/tilt.jpg"><img class="size-medium wp-image-4808 aligncenter" title="tilt" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/tilt-281x300.jpg" alt="" width="253" height="270" /></a></p>
<p>Ebru Nihan Celkan&#8217;ın yazıp Aslıhan Erguvan&#8217;ın yönettiği <a href="http://www.volt-run.com/tilt/oyun-hakkinda">Tiyatro Volt</a> oyununda, göründükleri sırayla Levent Can, İpek Türktan, Ushan Çakır, Cem Bayurgil, Sezgi Mengi, Mine Tugay, Murat Garibağaoğlu, Şerif Sezer, Murat Mahmutyazıcıoğlu yer alıyorlar.</p>
<p>Her biri çok kısa olan beş bölümden oluşuyor oyun. Birinci bölümde, Levent Can’ın canlandırdığı karakter yaşadığı konforlu hayatı sorgular. İkinci bölümde bir haber spikeri deneyimlemek zorunda kaldığı bir haber üzerinden mesleğine isyan eder. Üçüncü bölümde iki çocuk Playstation’da bir savaş oyunu oynarlar, sürekli öldürmekten söz ederler. Dördüncü bölümde annesinin yanlış ilaç kullanımı sonucu iki kolunu kaybetmiş bir kadın, sevgilisinden kendisini öldürmesini ister. Beşinci bölümdeyse bir intihar bombacısının annesi (Şerif Sezer) doktora kızının “normal” olduğunu ispatlamaya çalışır.</p>
<p>Oldukça mesaj kaygılı bir metine sahip olan oyunda mesajlar bu kısacık bölümlere sığmıyorlar, bu nedenle fazla kalın çizgilerle çiziliyor altları. Hadi çabuk çabuk derdimizi anlatalım da çekilelim aceleciliği seziliyor her bölümde. Oyunculukları değerlendirmek için de çok kısa bir süre bu, yine de son bölümde olduğu gibi bazı bölümleri sadece oyunculuk kurtarıyor. Neden beş bölüm olan oyunun süresi sadece bir saat, bazı şeyleri başımıza vura vura anlatmaktan başka bir yöntem yok mu, bu oyun fazla mı Amerikalı, gibi sorular takılıyor aklımıza, ama oyun gibi pek iz bırakmadan geçip gidiyorlar.</p>
<div class="shr-publisher-4807"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/tilt/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

