The Future / Paw-Paw
Eki18

The Future / Paw-Paw

Miranda July değişik bir ablamız. The Future’da konuşan bir kedi, zamanı durdurabilen bir adam ve yine konuşan bir ay var. Benim ilgimi en çok kedi çekti. Orijinal buldum Paw Paw’ın sahnelerini, hatta filmin önüne geçerek beni yerimden zıplatan fikirler arasındaki yerini aldı. Filmin dünyasına uygun bulmakla birlikte farklı bir şekilde değerlendirilseymiş daha vurucu olabilirmiş diye düşündüm. Paw Paw’ın paylaşacağım...

Read More
The United States of Leland # 2
Ara30

The United States of Leland # 2

Leland arkadaşını öldürdüğü için ıslahevindedir. Mahkeme süreci bitene kadar orada kalacaktır. Odasında kaldığı süre boyunca “The United States of Leland” adını verdiği deftere, Ryan’ı neden öldürdüğüne dair sorulan ve sorulacak sorulara cevap sunabilmek için bir şeyler karalamaya başlar. Aşağıdaki bölüm yazdıklarının tamamı değil elbette. Sadece bizlere bu kadarını okuyor. Benden ne istediklerini biliyorum. O günü hatırlamadığımı...

Read More
A Single Man
Ara19

A Single Man

Christopher Isherwood’un aynı adlı romanından uyarlanan filmde, uzun yıllar birlikte olduğu sevgilisi Jim’i bir kazada kaybeden George’un bir günü anlatılıyor. George için uyanmak; hala burada olduğunun farkına varmasını sağlayan acıtıcı bir eylemdir. Ancak o günün diğerlerinden farklı olmasına kararlıdır. Bu gün onun hayatının son günüdür. Belki de tek bu nedenle üniversitedeki dersinde görünmez olanı görünür kılmaktan...

Read More
Efter Repetitionen
Ara13

Efter Repetitionen

Aslında bir replik eklemek istedim, ama Bergman filmleri hakkında konuşmaya can attığım için filmle ilgili de birkaç şey söyleyeyim dedim. Ingmar Bergman’ın 1984 yılında televizyon için çektiği bu filmde gözde oyuncuları Erland Josephson ile Ingrid Thulin oynuyorlar, genç oyuncu rolündeyse Lena Olin var. Tiyatro sahnesinde, provadan sonra yönetmen Henrik Vogler’in yalnız kalmasıyla başlayan film, yönetmenin genç oyuncu Anna Egerman ve...

Read More
Death In Venice
Ağu18

Death In Venice

Gustav:   Güzellik bizim zaaflarımızın sonucunda kendiliğinden ortaya çıkar. Sanatçının duygusallığının kaçınılmaz bir ürünü. İstesek de buna engel olamayız. Alfred:    Nerde hata yapıyorsun biliyor musun? Sen hayatı kısıtlı bir gerçek olarak kabul ediyorsun. Gustav:   Bu doğru değil mi? Gerçek bizi her zaman rahatsız eder. Zaman zaman ne düşünüyorum biliyor musun, sanatçı karanlıkta avlanmaya çalışan bir avcıya benziyor. Ne zaman...

Read More
À bout de souffle
Tem20

À bout de souffle

Jean-Luc Godard’ın belki de en fazla konuşulan filmi Serseri Aşıklar, 50 yaşında. “Yapılmışı yeniden yapmak ama iz bırakmak” diye tanımlıyorum ben bu filmi. Dönem ruhunu nev-i şahsına münhasır bir anlatım diliyle sunan eserin izleyiciyi buluşma tarihi olan 16 Mart 1960’dan bu yana God-Art’çılar, Jean Paul Belmondo ve Jean Seberg repliklerini bizlere ezberlettirdiler, iyi de yaptılar. Sinemanın zor adamı...

Read More
Sayfa 1 - 3123