Şu anda bu kategoridesiniz: Bir Film İzledim

Hotaru no haka

Hotaru no haka
Isao Takahata’nın 1988 yılından gelen yumruğu. 2. Dünya Savaşı sırasında Kobe’nin bombalanması esnasında annesini kaybeden 4 ve 14 yaşlarındaki iki kardeşin hikâyesi ‘Ateşböceklerinin Mezarı’. Ortak kanaat tarihin en acıklı animesi olduğu yönünde ve cidden...

El espíritu de la colmena

El espíritu de la colmena
Bazen tanımlayamıyorum. Burak’ın da dediği gibi iyi olanı anlatmak biraz güç oluyor. Üstelik şiirsel, ketum ve masalsıysa, daha da zor. Sanki her gözün farklı algıladığı bir renk gibi; harikulade çıplaklığını biz giydiriyoruz. Herkes kendine bir pay çıkarabiliyor ve bunu çok...

Kærlighed på film

Kærlighed på film
İzledikten sonra, izleme kararımla gurur duymamı sağlamış Ole Bornedal yönetiminde bir şahaser Kærlighed på film (aka. Just Another Love Story): Başka Bir Aşk Hikayesi. 2007 yapımı bu “arzuladığına dikkat et” mesajlı film-noir, ardışık 3 alternatif aşk sahnesi ile...

Jacob’s Ladder

Jacob’s Ladder
Ancak üçüncü izleyişimden sonra hakkında birkaç kelam edebileceğime kanaat getirdiğim oldukça etkileyici bir film Jacob’s Ladder. Internette birkaç yerden de ekstra bilgi aldım ve bir kuple paylaşayım istiyorum: Senarist Bruce Joel Rubin’in “Yapım Aşamasına Gelmemiş En...

The Straight Story

The Straight Story
Bir David Lynch filminin insanı duygulandırabilme ve hatta ağlatabilme imkânı olduğuna inanmazdım. Ta ki, bu “düz” hikâyeyi izleyene kadar. Alvin Straight, İkinci Dünya Savaşı’nda dahi savaşmış yaşlı bir adam. Kızı Rose, konuşma özürlü. Sakin bir hayatı...

Tabutta Rövaşata

Türk Sineması’nı seviyor, adam akıllı işler yapıldığında bir başka mutlu oluyor ve gururlanıyorum. Gururlanışımın hamasî, nasyonalist bir sebebi yok; alışık olduğumuz ucuz manzara bir ân için de olsa gözlerimin önünden siliniyor ya, o işte, o yetiyor bana. Genelde de eğer...

Uzak /O Kadar Da Uzak Değil

Yaşamakta olduğu hayatla idealleri arasındaki mesafenin giderek büyümekte olduğunu kaygı içinde duyumsayan bir fotoğrafçı, yabancı ülkelere gidebilmek için köyünden kalkıp İstanbul’a gemilerde iş aramaya gelen genç bir akrabasını bir süreliğine evinde misafir etmek zorunda kalır ve...

The Nines

The Nines
The Nines, hem iyi hem de kötü filmlerin senaristliğini yapmış bir isim olan John August’un hem yazıp hem yönettiği, 2007 yapımı sarsıcı, kafa karıştırıcı ama bütün olarak enfese yakın seyreden bir film. Ost’sinde barındırdıklarıyla da sarsıcılığını katlıyor, daha...

Sonbahar

Sonbahar
“Sabırsızlık zamanının güzel çocuklarına…” 19 Aralık 2000 tarihini, Hayata Dönüş adlı korkunç operasyonu hatırlatması açısından çok önemli bir film bu. Yusuf on yıl kaldığı hapishaneden bu kıyımın yarattığı ruhsal yaraları ve açlık grevinin bedenindeki...

A Guide to Recognizing Your Saints

A Guide to Recognizing Your Saints
Dito Montiel’in otobiyografisinden uyarlayarak yönettiği, seyirciye tekme tokat girişen (bu tanımlamayı bu film için yapmayı çok seviyorum) ilk filmi. Otuzlu yaşlarındaki Dito’ya çocukluk arkadaşı Nerf’ten telefon gelir. Nerf, Monty’nin çok hasta olduğunu, hastaneye...
Sayfa 1 - 212
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes