Şu anda bu kategoridesiniz: Bir Film İzledim

3:10 to Yuma

3:10 to Yuma
1957 yapımı Delmar Daves filminin yeniden çekimi olan 2007 yapımı James Mangold filmi. Öncelikle ilk filmi izlemediğimi ve Western’e karşı olan önyargılarımla bu filmi izlemeye başladığımı belirtmeliyim. Ancak filmde beklediğimden çok daha fazlasını buldum ve tekrar tekrar...

Tenin Gizemi

Tenin Gizemi
Cinayet işledikten sonra Los Angeles’tan kaçmakta olan biri fahişe, diğeri film eleştirmeni iki HIV-pozitif aşığı anlattığı, oldukça ufak bütçeli bir film olan ‘The Living End’ ile tanınıyor en çok Gregg Araki. Açık bir şekilde gayleri konu olan ilk yol filmi olma...

Reprise

Reprise
Aslında daha önce bu konuda oscillatewildly arkadaşımız tarafından bir giriş yapılmış, yorum yazacaktım ama dallanıp budaklanınca yeni bir yazıya karar verdim. Sözü geçen yazı burada Philip ve Erik isimli iki yakın arkadaş var. Yazdıkları bir takım şeyleri yayımlatmak istiyorlar...

Despicable Me

Despicable Me
Animasyonları severim. Çünkü peşinen vaadettikleri bir eğlence vardır ve bunu da büyük ölçüde yerine getirirler. Bir de, aynı temalar üzerinden geçe geçe, nasıl oluyorsa, aşındıramadılar o yolları. Ezelden beri belli bir sempatim var canlandırma sinemasına karşı. Hele ki son...

The Shock Doctrine/ Şok Doktrini

The Shock Doctrine/ Şok Doktrini
Kanadalı aktivist-yazar Naomi Klein’in aynı adlı kitabından uyarlanan Michael Winterbottom ve Mat Whitecross yönetmenliğinde çekilmiş belgesel, 29. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde layığıyla kendine yer bulmuş. Felaket kapitalizmi ve bunalım ekonomisinin kitleler üzerinde...

Hotaru no haka

Hotaru no haka
Isao Takahata’nın 1988 yılından gelen yumruğu. 2. Dünya Savaşı sırasında Kobe’nin bombalanması esnasında annesini kaybeden 4 ve 14 yaşlarındaki iki kardeşin hikâyesi ‘Ateşböceklerinin Mezarı’. Ortak kanaat tarihin en acıklı animesi olduğu yönünde ve cidden...

El espíritu de la colmena

El espíritu de la colmena
Bazen tanımlayamıyorum. Burak’ın da dediği gibi iyi olanı anlatmak biraz güç oluyor. Üstelik şiirsel, ketum ve masalsıysa, daha da zor. Sanki her gözün farklı algıladığı bir renk gibi; harikulade çıplaklığını biz giydiriyoruz. Herkes kendine bir pay çıkarabiliyor ve bunu çok...

Kærlighed på film

Kærlighed på film
İzledikten sonra, izleme kararımla gurur duymamı sağlamış Ole Bornedal yönetiminde bir şahaser Kærlighed på film (aka. Just Another Love Story): Başka Bir Aşk Hikayesi. 2007 yapımı bu “arzuladığına dikkat et” mesajlı film-noir, ardışık 3 alternatif aşk sahnesi ile...

Jacob’s Ladder

Jacob’s Ladder
Ancak üçüncü izleyişimden sonra hakkında birkaç kelam edebileceğime kanaat getirdiğim oldukça etkileyici bir film Jacob’s Ladder. Internette birkaç yerden de ekstra bilgi aldım ve bir kuple paylaşayım istiyorum: Senarist Bruce Joel Rubin’in “Yapım Aşamasına Gelmemiş En...

The Straight Story

The Straight Story
Bir David Lynch filminin insanı duygulandırabilme ve hatta ağlatabilme imkânı olduğuna inanmazdım. Ta ki, bu “düz” hikâyeyi izleyene kadar. Alvin Straight, İkinci Dünya Savaşı’nda dahi savaşmış yaşlı bir adam. Kızı Rose, konuşma özürlü. Sakin bir hayatı...
Sayfa 1 - 212