<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tramvay Durağı &#187; Şiir</title>
	<atom:link href="http://www.tramvayduragi.com/category/edebiyat/siir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tramvayduragi.com</link>
	<description>Göğe Bakma Durağı..</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 22:27:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Edip Cansever&#8217;in Şiiri</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/edip-canseverin-siiri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=edip-canseverin-siiri</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/edip-canseverin-siiri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 10:16:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nezaket Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Akbank Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Haydar Ergülen]]></category>
		<category><![CDATA[Merih Akoğul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=7282</guid>
		<description><![CDATA[27 ARALIK 19:00 Hazırlayan ve sunan: Merih Akoğul Konuk: Haydar Ergülen Fotoğrafçı ve yazar Merih Akoğul, Aralık ayı söyleşisinde, Türkiye&#8217;nin tanınmış şair ve yazarlarından Haydar Ergülen&#8217;i konuk ediyor. İkili, bu programda gerek yazım stili, gerekse seçtiği konuları başarıyla şiire dönüştürmesiyle önemli bir örnek oluşturan, Türk şiirinin ustalarından Edip Cansever&#8217;i ele alacaklar. 1986 yılında 58 yaşında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><div></div>
<div><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/edip_cansever.jpg"><img class="size-full wp-image-7283 aligncenter" title="edip_cansever" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/edip_cansever.jpg" alt="" width="450" height="252" /></a></div>
<div></div>
<div>27 ARALIK 19:00</div>
<p>Hazırlayan ve sunan: Merih Akoğul<br />
Konuk: Haydar Ergülen</p>
<p>Fotoğrafçı ve yazar Merih Akoğul, Aralık ayı söyleşisinde, Türkiye&#8217;nin tanınmış şair ve yazarlarından Haydar Ergülen&#8217;i konuk ediyor.</p>
<p>İkili, bu programda gerek yazım stili, gerekse seçtiği konuları başarıyla şiire dönüştürmesiyle önemli bir örnek oluşturan, Türk şiirinin ustalarından Edip Cansever&#8217;i ele alacaklar.</p>
<p>1986 yılında 58 yaşında aramızdan ayrılan Edip Cansever, şiirlerinde yarattığı atmosfer ve oluşturduğu farklı kişiliklerle; sıkıntıyı ve tek başına olma duygusunu, sessiz bir destansılık üzerinden başarıyla okuyucularına iletebilmiştir.</p>
<p>Etkinlik ücretsizdir.</p>
<p>Not: <a href="http://www.akbanksanat.com/etkinlik-takvimi/?tarih=20111227&amp;hafta=1&amp;etkinlik-detay=10667&amp;etkinlik=Edip+Cansever%27in+%DEiiri">www.akbanksanat.com</a>&#8216;dan alıntıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="shr-publisher-7282"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/edip-canseverin-siiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beni Öp Sonra Doğur Beni</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/beni-op-sonra-dogur-beni-2/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=beni-op-sonra-dogur-beni-2</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/beni-op-sonra-dogur-beni-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2011 00:15:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırat Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Beni Öp Sonra Doğur Beni]]></category>
		<category><![CDATA[Bösodobeni]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Süreya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=6323</guid>
		<description><![CDATA[Şimdi utançtır tanelenen sarışın çocukların başaklarında. Ovadan gözü bağlı bir leylak kokusu ovadan çeviriyor o küçücük güneşimizi. Taşarak evlerden taraçalardan gelip sesime yerleşiyor. Sesimin esnek baldıranı sesimin alaca baldıranı. Ve kuşlara doğru fildişi: rüzgarın tavrı. Dağ: güneş iskeleti. Tahta heykeller arasında denizin yavrusu kocaman. Kan görüyorum taş görüyorum bütün heykeller arasında karabasan ılık acemi - [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/cemalsureya.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-7511" title="cemalsureya" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/cemalsureya.jpg" alt="" width="300" height="229" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Şimdi<br />
utançtır tanelenen<br />
sarışın çocukların başaklarında.</p>
<p style="text-align: center;">Ovadan<br />
gözü bağlı bir leylak kokusu ovadan<br />
çeviriyor o küçücük güneşimizi.</p>
<p style="text-align: center;">Taşarak evlerden taraçalardan<br />
gelip sesime yerleşiyor.</p>
<p style="text-align: center;">Sesimin esnek baldıranı<br />
sesimin alaca baldıranı.</p>
<p style="text-align: center;">Ve kuşlara doğru<br />
fildişi: rüzgarın tavrı.<br />
Dağ: güneş iskeleti.</p>
<p style="text-align: center;">Tahta heykeller arasında<br />
denizin yavrusu kocaman.</p>
<p style="text-align: center;">Kan görüyorum taş görüyorum<br />
bütün heykeller arasında<br />
karabasan ılık acemi<br />
- uykusuzluğun sütlü inciri -<br />
kovanlara sızmıyor.</p>
<p style="text-align: center;">Annem çok küçükken öldü<br />
beni öp, sonra doğur beni.</p>
<div class="shr-publisher-6323"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/beni-op-sonra-dogur-beni-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mavi Gök Orda mı?</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/mavi-gok-orda-mi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mavi-gok-orda-mi</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/mavi-gok-orda-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 22:44:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırat Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Cahit Zarifoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Gök Orda mı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=6169</guid>
		<description><![CDATA[Mavi gök orda mı Bakıyorsun kuşlar Hazır Sokak lambaları yanık unutulmuş Bir Kadıköy vapuru hınca hınç insan Çok geçmeyecek Martılar beyhude turlar atacak Kıyılar lağım konserve kutuları Mısır koçanları Sevgi aranabilir yine Korkusuzca say koskoca kederlerini Bir kuyu bulunabilir Aklımdan çıkmıyorsun Sen hâlâ dizüstü Bunca anıyı besleyerek Sokaklarda avaz avaz konuşarak kendi kendinle Mektupları öpebilirsin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/mavigok.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-7513" title="mavigok" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/mavigok.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Mavi gök orda mı<br />
Bakıyorsun kuşlar<br />
Hazır<br />
Sokak lambaları yanık unutulmuş<br />
Bir Kadıköy vapuru hınca hınç insan<br />
Çok geçmeyecek<br />
Martılar beyhude turlar atacak<br />
Kıyılar lağım konserve kutuları<br />
Mısır koçanları</p>
<p style="text-align: center;">Sevgi aranabilir yine<br />
Korkusuzca say koskoca kederlerini<br />
Bir kuyu bulunabilir</p>
<p style="text-align: center;">Aklımdan çıkmıyorsun<br />
Sen hâlâ dizüstü<br />
Bunca anıyı besleyerek<br />
Sokaklarda avaz avaz konuşarak kendi kendinle<br />
Mektupları öpebilirsin kırmızı dudaklarınla<br />
Görür gibi olarak açıp baktığımı<br />
Bense şöyle diyorum:<br />
Buradan bir acı kanamış boyuna</p>
<p style="text-align: center;">Kuşlar hazır<br />
Öncü havalanmak üzre<br />
Şehri gelen bir mevsime bırakıyorlar<br />
O vapur hâlâ hınca hınç<br />
Kimbilir her biri hangi dünyaya sağır<br />
Çok geçmez aradan</p>
<p style="text-align: center;">Kadınlar kapı önlerinde<br />
Ellerinde meşalelerle<br />
Aydınlatırlar gelip geçen erkek suratları<br />
Yorgun bir sarıyla ben de<br />
Geçeceğim önlerinden</p>
<p style="text-align: center;">Aklımdan çıkmıyorsun dedim<br />
Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya<br />
Telefonlar yan hücrede çalışıyor<br />
Bense kurşunî bir dere<br />
Ağaçlar hayvanlar bile kaygılı<br />
Onu bir mersedesten indirdi kalçasına kadar açılarak<br />
Yapyaşlı bir rum kadın<br />
Her şeyde yanıp sönen bir kıyamet algısı<br />
Haydi koşayım diyorum belki dağılır<br />
Koşuyorum<br />
Sancağımda kendi rüzgârımla ölgün kıpırtılar<br />
Hayır daha sevgili daha sevimli değil<br />
Ne başka bir gün ne başka bir zaman</p>
<p style="text-align: center;">Çok geçmeyecek aradan<br />
Şöyle diyeceğim:<br />
Bulutlar açmadı<br />
Mavi gök orda mı</p>
<div class="shr-publisher-6169"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/mavi-gok-orda-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hırka Küs</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/hirka-kus/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hirka-kus</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/hirka-kus/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Jun 2011 20:08:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırat Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Kaygalak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=5988</guid>
		<description><![CDATA[1 Buradayım : yüzüme kırbaçlanan dünyanın bana büküldüğü yerde, kinimi büyüten ısrarın yüzü yok, cevaplar perde. örtmüyor dilimi karşılık bulduğum sorular. sesimi düşürüyor hıncım.zahid kırgın, sultan kimin kalbinde. bir aynaya dökülüyorum, tutmuyor sır’ım.. ne yapsam herkes yanlış kederde. 2 buradayım : cevabın soruyu incittiği yerde. geceye mürekkep bir aynaya sürçüyor ismim, kibirsiz taylar dolaşıyor kanımda. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Metin-Kaygalak.jpeg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5989" title="Metin Kaygalak" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Metin-Kaygalak.jpeg" alt="" width="218" height="250" /></a></p>
<p style="text-align: center;">1<br />
Buradayım : yüzüme kırbaçlanan dünyanın<br />
bana büküldüğü yerde, kinimi büyüten<br />
ısrarın yüzü yok, cevaplar perde. örtmüyor<br />
dilimi karşılık bulduğum sorular. sesimi<br />
düşürüyor hıncım.zahid kırgın, sultan kimin<br />
kalbinde. bir aynaya dökülüyorum, tutmuyor<br />
sır’ım.. ne yapsam herkes yanlış kederde.</p>
<p style="text-align: center;">2<br />
buradayım : cevabın soruyu incittiği yerde.<br />
geceye mürekkep bir aynaya sürçüyor<br />
ismim, kibirsiz taylar dolaşıyor kanımda.<br />
eğir söze susar oldum nasılsa, nasılsa kanserli<br />
dilim. fikrim fiilini çekiyor, ne inkâr ne<br />
küfür, vakti geçmiş sefilim.. inandım ki ben<br />
her kandile gizli yanmış fitilim.</p>
<p style="text-align: center;">3<br />
buradayım: sabrımın o teb’ayla sınandığı,<br />
ricalin kem sözünü bıraktığı yerde.<br />
katediyorum baştan başa yeniden geçtiğim<br />
yerleri. kahredici bir dille tutunuyor bana<br />
sûr’um. susuyorum, kavmimin incinen gözüyle<br />
bakıyorum burçlardan çöle.  kaab uzak, hırka<br />
küs.. hüseyin ki artık kalbimizde süs!</p>
<p style="text-align: center;">(Ludingirra, 9)</p>
<div class="shr-publisher-5988"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/hirka-kus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Derinde Kör Balık Mavisi</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/derinde-kor-balik-mavisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=derinde-kor-balik-mavisi</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/derinde-kor-balik-mavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 21:52:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırat Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Bilge Karasu]]></category>
		<category><![CDATA[Derinde Kör Balık Mavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=5314</guid>
		<description><![CDATA[Ben derin deniz balıklarının yüzüşünde kör dalgın yosunlara sürünen karnımın arıklığı içinde onların rengini bilemeden Karanlığın içinde yukarının ışığını unutmuşçasına unutmamışçasına arar bulur yitirirken maviyi bir daha bulamayacakmışçasına yitirmiş Gözlerimizin yanından yanlarından akan soğukları serinleri ısınmaz sanıp ağzımı loş sulara boş sulara diri etlere saplanan dişlerime kal etmiş Usta dalgıçların serptikleri gök taşlarını zümrütleri yakutları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Bilge-Karasu.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-5315" title="Bilge Karasu" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Bilge-Karasu-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Ben derin deniz balıklarının yüzüşünde kör dalgın<br />
yosunlara sürünen karnımın arıklığı içinde onların<br />
rengini bilemeden</p>
<p style="text-align: center;">Karanlığın içinde yukarının ışığını unutmuşçasına unutmamışçasına<br />
arar bulur yitirirken maviyi bir daha<br />
bulamayacakmışçasına yitirmiş</p>
<p style="text-align: center;">Gözlerimizin yanından yanlarından akan soğukları serinleri<br />
ısınmaz sanıp ağzımı loş sulara boş sulara diri etlere saplanan<br />
dişlerime kal etmiş</p>
<p style="text-align: center;">Usta dalgıçların serptikleri gök taşlarını zümrütleri yakutları<br />
kırallarını eğlendirmek için dalıp ciğerlerini<br />
kusasıya kovaladıklarında</p>
<p style="text-align: center;">can taşlarını onlardan önce bulup kapan ciğerlerini daha kolay<br />
kusmaları için derine daha derine kendi sularımın<br />
karanlığına çeken</p>
<p style="text-align: center;">Soğuğun tükenmeyeceğini ışığın çekildiğini diplere<br />
hiçbir zaman erişemeyeceğini sanan ben birden<br />
bir çukurdan</p>
<p style="text-align: center;">Ağan maviyi gördüm kara değil boz değil yeşil bile değil<br />
susuz bitkisiz doruksuz maviyi ısınan suların içinden<br />
unuttum</p>
<p style="text-align: center;">her şeyi suyun yüzü olduğunu mavinin güneşe karıştığı yerde<br />
başka mavilerle birleştiğini suyun<br />
ısındığı yerde</p>
<p style="text-align: center;">unuttum yokoldu onlar dip suları ısınmaz artık<br />
bir yerde herşey bitti mavide yaşıyoruz</p>
<p style="text-align: center;">Ben derin deniz balıklarının yüzüşünde kör dalgın<br />
maviyle çarpıştığımız mavileştiğim balıklaştığı<br />
körlüğümüzün aydınlandığı<br />
yerde.</p>
<div class="shr-publisher-5314"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/derinde-kor-balik-mavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezginin Üç Tılsımı</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/gezginin-uc-tilsimi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gezginin-uc-tilsimi</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/gezginin-uc-tilsimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Mar 2011 01:26:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırat Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Gezginin Üç Tılsımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kaan İnce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=5126</guid>
		<description><![CDATA[1. zaman son hecesi kırılır gecenin, ürperti veren yalnızlığın tüm renkle- riyle; şaşkın bir sen, sessizlik kadar ince; gözlerde boğulan hıçkırık. karanlık yürür ağır ağır, uçuşur kalbimde sevgiden yana ne varsa. kanayan dudaklarını çığlığın, şarapla yıkardım; deniz kalırdı geriye, çığ düşerdim tersime. kutsanırdı sönmüş acılar, ölüm doğrulanırdı, kayardı direnç noktası ömrün; kendi eksenin- de dönüp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/kaanince.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-7517" title="kaanince" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/kaanince.jpg" alt="" width="209" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><span><span>1.<br />
zaman</span></span></p>
<p style="text-align: center;">son hecesi kırılır gecenin, ürperti veren yalnızlığın tüm renkle-<br />
riyle; şaşkın bir sen, sessizlik kadar ince; gözlerde boğulan<br />
hıçkırık. karanlık yürür ağır ağır, uçuşur kalbimde sevgiden yana<br />
ne varsa. kanayan dudaklarını çığlığın, şarapla yıkardım; deniz<br />
kalırdı geriye, çığ düşerdim tersime. kutsanırdı sönmüş acılar,<br />
ölüm doğrulanırdı, kayardı direnç noktası ömrün; kendi eksenin-<br />
de dönüp duran insanlar kadar.<br />
içini vakitsiz açan mavilikti yüzüm. iz. giz. tuz. gökyüzünde çakan<br />
kıvılcımım; sert sularda attım bedenimi, ah atım, avradım.<br />
silahım olsaydın, gece olsaydım ben de.</p>
<p style="text-align: center;">şimdi vuruluyorum. göğe taş kesiyorum. son hecesi gibi<br />
kırılıyorum gecenin. zaman oluğu kaldırımlarda geziyorum.</p>
<p style="text-align: center;">2.<br />
gülışığı</p>
<p style="text-align: center;">gerdik ya ölü yüzlerimizi rüzgârın sesine, sevdamıza savrulan<br />
küller kadar ıslak gözlerimizi kurutmak için; dökük tekneler gibi<br />
yalnız kaldık çiçek kokularına sinmiş sularda. ve saçaklarında güz<br />
tuttuğumuz göğün göçebe ömrüne yıllardan ekleyip çıkardık<br />
acıyı. düş solgunu gençliğimize sığmaz, bütün köprüleri kun-<br />
daklanan gecelerimiz. yine de parlayacak yer bulamaz, suya biri-<br />
ken yıldızlar. sen kendine akıt ışığını; kaybolan ellerinde kan,<br />
tanrısız kurban edilen iblisler. gül ötesi kaç ışık geçti, ucuz mut-<br />
luluğumuzun prizması gözlerimizden?????????????</p>
<p style="text-align: center;">çocuk şarkılarında eridi yedirengimiz, umut ve ses olup; şiirimizin<br />
kırık penceresinde. an an yaşamaktayız anıları, kanlı bellekleri-<br />
mizden hiç silinmeyen.</p>
<p style="text-align: center;">bir gün tutulmayacak nöbeti sessizliğin.</p>
<p style="text-align: center;">3.<br />
yaşam</p>
<p style="text-align: center;">bir bir geziyorum ölümleri, gecenin bakışları arasında. sabah<br />
göğe yelken açıyorum, gündüzler tanımıyor beni nasılsa. Ayna-<br />
larda yürüyorum bazen, martılarla düşüyorum denize; dudak-<br />
larımı siliyor acılar. soluk alışımı duyamıyorum. sokak lambaları<br />
gibi geç yanıyorum. gölgeler yürümüyor artık. kıvrılan yollarda<br />
şarap lekeleri, sabahın ilk izi. ezanla dönüyor evine yüzü<br />
külrengi gececikler. kaç kuytuda paslanıyor yalnızlık? üşüyorum.<br />
gideceğim.</p>
<p style="text-align: center;">ve ben güzün ağlayacağım<br />
sulara çekileceğim dönerken balıkçılar<br />
yakamoz göreceğim dümensiz simsiyah gözleri<br />
öleceğim<br />
ve ben…</p>
<div class="shr-publisher-5126"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/gezginin-uc-tilsimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçmasapan Bir Şiir</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/sacmasapan-bir-siir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sacmasapan-bir-siir</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/sacmasapan-bir-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2011 09:21:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırat Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Ergin Günçe]]></category>
		<category><![CDATA[Saçmasapan Bir Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=4958</guid>
		<description><![CDATA[&#8221;Kedi Pepik&#8221;. Evet, Kendisi bir çeşit bilgelik taşır &#8221;Çuv Köpek&#8221; ise öldü. Ömrümün yorgun kısımlarıdır Aklımla ben birbirimizi oynatıyoruz Tarlam yağmura esintiye deliliğe açıktır Kaç gündür boş duran bir tabanca gibiyimİnsan şapkasız da delirebilir kumral ve sarışınsa Aklımdan geçenler bugünlük bunlar ve tabii birtakım hovardalıklar Vergi ödemeden yaşıyor olmalıyım Yüzüm de bir kedidir boş zamanlarımda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: center;"><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/engingunce.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-7519" title="engingunce" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/engingunce.jpg" alt="" width="175" height="225" /></a></p>
<div style="text-align: center;">&#8221;Kedi Pepik&#8221;.<br />
Evet, Kendisi bir çeşit bilgelik taşır<br />
&#8221;Çuv Köpek&#8221; ise öldü.<br />
Ömrümün yorgun kısımlarıdır<br />
Aklımla ben birbirimizi oynatıyoruz</div>
<div style="text-align: center;">Tarlam yağmura esintiye deliliğe açıktır<br />
Kaç gündür boş duran bir tabanca gibiyimİnsan şapkasız da delirebilir kumral ve sarışınsa</p>
<p>Aklımdan geçenler bugünlük bunlar<br />
ve tabii birtakım hovardalıklar</p>
<p>Vergi ödemeden yaşıyor olmalıyım</p>
<p>Yüzüm de bir kedidir boş zamanlarımda<br />
Kalbimde kuş kadar bir köpek havlar<br />
Kafkas Haritasından Çerkes köylere indik biz</p>
<p>Atlarını vurdu ve gömdü, kente yerleşti<br />
Gümüş eğerlerini karartıp sakladı<br />
Ne diye homurdanır sanki Dedem<br />
İğdiş geyik gibidir Çerkes tabanca olmayınca<br />
Çaresi arada kovboy sinemaları<br />
Kamu düzeni ile aramda fark var</p>
<p>Şakayla öfkeyle geçti şu son beş on yılın delilikleri<br />
Bir köpektir Çerkes aklı, ağzından bulutlar akar<br />
Ben maymundan falan türemek istemedim<br />
Kediden, köpekten ve attan gelirim<br />
Evde herkesten daha iyi yazarım</p>
<p>Arada bir pencereden bakarım ve daha eğlencelisi<br />
Yokuştan ilk çıkanı öldürmektir işim</p>
<p>Tuhaf bir adamım arada tabancam tutukluk yapar</p>
<p>Aklımdan geçenler bugünlük bunlar<br />
Ben asılırken bile gülen adamım<br />
Sevr ve Lozan bana vız gelir</p>
<p>Çerkesler bile eskir zamanla Fakat<br />
Şimdi anladım ki bende Ölüm kokan bir dalgınlık yaşar</p>
<p>Kaç kere söyledim evdekilere<br />
&#8221;N&#8217;olur bir kedi alalım, n&#8217;olur bir köpek alalım<br />
&#8221;İnsan boş bir tabancadır ama bakarsın bir gün patlar!</p>
<p>Komşulardan çekinmesen hüngür müngür ağlarsın<br />
O zaman da hergele gazeteler yazar</p>
<p>Aklımdan geçenler bugünlük bunlar<br />
Oğlum Ergin sen galiba üzüntülü adamsın<br />
Tanrı bile baksana senle oyalanıyor</p>
<p>Çerkesce konuşmayı bilmezsin, Lazca bilmezsin<br />
Unuttun bıçak atmayı ve saplamayı<br />
Adam olsan bir köpek ve bir tay edinirdin<br />
Ellerini yalar keçilerin sabah esintisinde</p>
<p>Bana kalırsa kendinden boşan<br />
Bir celsede boşanırsın</p>
<p>Yeter artık bu kadar yabancılaşman!</p>
</div>
<div class="shr-publisher-4958"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/sacmasapan-bir-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atları Seven Bir Çocuk</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/atlari-seven-bir-cocuk/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=atlari-seven-bir-cocuk</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/atlari-seven-bir-cocuk/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Jan 2011 00:00:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırat Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Atları Seven Bir Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut Uyar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=4516</guid>
		<description><![CDATA[bir güneşlenmek yeri!&#8230; deniz. uzak anımsamalar!.. “haziran bu yıl da geç geçecek, biliyorum.” sizin burnunuzda bir tütün kokusu, her yerinizde bir tütün kokusu, bay deniz kestanesi. ve uzaktaki şemsiyesi bir balmumu arısının&#8230; bir güneşlenmek yeri!&#8230; gazozlar hâlâ sıcak, hâlâ öğleden sonra “ne iyi” demek hâlâ yakınmaya hakkım var. kelimeler soluk. bir şey mi yapmalıyım? -evden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Turgut-Uyar1.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-4517" title="Turgut Uyar" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Turgut-Uyar1-300x240.jpg" alt="" width="300" height="240" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong>bir güneşlenmek yeri!&#8230; deniz. uzak anımsamalar!..<br />
“haziran bu yıl da geç geçecek, biliyorum.”<br />
sizin burnunuzda bir tütün kokusu, her yerinizde<br />
bir tütün kokusu,<br />
bay deniz kestanesi.<br />
ve uzaktaki şemsiyesi bir balmumu arısının&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>bir güneşlenmek yeri!&#8230;</strong> <strong><br />
gazozlar hâlâ sıcak, hâlâ öğleden sonra “ne iyi”<br />
demek hâlâ yakınmaya hakkım var.<br />
kelimeler soluk. bir şey mi yapmalıyım?<br />
-evden mi kaçmalıyım?-<br />
(saçlarını taradı, güneşe baktı<br />
kendi sürecini yaşayan bir bakla)<br />
“gel al güzel deniz aygırı, yaman pegasus<br />
sonsuz kargaşamı.”</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>atları seven bir çocuk&#8230;</strong> <strong></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>“senin resmin var ya uzayıp gidiyorduvarlarımda</strong> <strong><br />
marionetshire&#8217;da harlech castle&#8217;ın batı kulesi<br />
aşağılık zapartasıyla amcamın.”<br />
bir sülüğe can çekiştiren eski geçmiş, eski eski<br />
ve tuzda ölüm,<br />
sardunyayı sulayan, eski eski&#8230;<br />
bakırla demirin dövüştürüldüğü yavaş bir akşam<br />
öbür şeylerin ve kırmızı ışıkların<br />
bakırla demirin bir sarışın perçem akşamı.<br />
-evden mi kaçmalıyım? kaçmamalıyım.-<br />
güneş birden batardı, her yerde kediler ve ağaçlar vardı</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>“amca”</strong> <strong><br />
nasıldı iki tekerlekli arabalar&#8230;<br />
“senin bildiğin bir şey var, bana demiyorsun<br />
söz gelişi aldım bir kayayı<br />
bir kayayı ne yapmalıyım, demiyorsun&#8230;<br />
oysa ben senden daha çok şey bilirim büyücüler üstüne<br />
evine sadece geceleri gelen ve sıcak şaraplar içen&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>surları yıktınız mı, akşam</strong> <strong><br />
sarı bir başlangıçtır, gitgide karaya dönen.<br />
karaya ve çocuklar bile, ve küçük yaramazlıklar bile, ve haklı<br />
“siz bize hiç inanmadınız ki, hiç inanmadınız ki, hiç<br />
oysa bir aktır karaya dönen, oysa çocuklar daha lirique&#8217;tir<br />
shakespeare&#8217;den. sonra,<br />
makedonya falanjistlerinden daha kahraman&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>beyaz atın gölgesi, sen dur!&#8230;</strong> <strong><br />
artık bir aldanışa kanmayan gözlerimden. dur!&#8230;<br />
“duvarlarım,<br />
gel al cepkenimi güzel at, duvarlarım bütün senin olsun<br />
duvarlarım, bütün ukalâ resimleriyle, babamın sıkıştırdığı,<br />
babamla annemin kavgalarından bir ufak kırmızı,<br />
ufak bir kırmızı, duvarda, ufak bir kırmızı<br />
ufak bir kırmızı&#8230;”<br />
yemeğe!&#8230;<br />
-evden mi kaçmalıyım? kaçmamalıyım.-</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>“hiç anlamadığım mondrian, serzenişçi matisse</strong> <strong><br />
bulanık siyahkalem, hergele miro,<br />
atlar gidiyor&#8230;”<br />
sonsuz bilincinde yaşamanın.<br />
o atlar.<br />
“sonra gazeteleri görüyorum, bütün gizleri<br />
savaşa başlamak gerek galiba.<br />
yarın. yarından tezi yok. baltamı ve bıçağımı<br />
ve atlarımı&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>“amcam kravatını düzeltti, babam eski bir evde.</strong> <strong><br />
bir yepyeni kıştı ıslıkları değerlendiren<br />
ne eğlendik ne eğlendik<br />
elbisesi çok eskiydi&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>ne akşamı? “baba”</strong> <strong><br />
haziran gecikecek biliyorum&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>“ama başka bir şeyi de değiştiriyor,</strong> <strong><br />
atları atları,<br />
atları&#8230;.”</strong></p>
<div class="shr-publisher-4516"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/atlari-seven-bir-cocuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Echo&#8217;s Bones</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/echos-bones/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=echos-bones</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/echos-bones/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2011 17:56:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırat Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Echo's Bones]]></category>
		<category><![CDATA[Samuel Beckett]]></category>
		<category><![CDATA[Suat Kemal Angı]]></category>
		<category><![CDATA[Yankının Kemikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=4365</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Gördüğümüz, söylediğimizin içine hiçbir zaman yerleşmiş değildir.&#8221; Michel Foucault Ülkemizde yakın zamanda bir sergi ile de andığımız büyük İrlanda&#8217;lı &#8216;hiççi&#8217; Samuel Beckett, o büyük, epey  yanlış algılanmış ama defalarca sahnelenmiş ve üzerine düşünülmüş başyapıtı Waiting for Godot&#8217;nun hiç gelmeyen Godot&#8217;su için şöyle diyor:  &#8220;Onu tanımıyorum, eğer tanımış olsaydım bunu bir oyunumda yazardım&#8221;. Kendisinden en çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: right;"><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Samuel-Beckett.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-4366" title="Samuel Beckett" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Samuel-Beckett-274x300.jpg" alt="" width="274" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: right;">&#8220;Gördüğümüz, söylediğimizin içine hiçbir zaman yerleşmiş değildir.&#8221;<br />
<strong>Michel Foucault</strong></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Ülkemizde yakın zamanda bir <a href="http://www.tramvayduragi.com/beckett/">sergi</a> ile de andığımız büyük İrlanda&#8217;lı &#8216;hiççi&#8217; Samuel Beckett, o büyük, epey  yanlış algılanmış ama defalarca sahnelenmiş ve üzerine düşünülmüş başyapıtı Waiting for Godot&#8217;nun hiç gelmeyen Godot&#8217;su için şöyle diyor:  &#8220;Onu tanımıyorum, eğer tanımış olsaydım bunu bir oyunumda yazardım&#8221;. Kendisinden en çok alıntı yapılan &#8216;gerçek kişi&#8217;ler arasında Noam Chomsky, William Shakespeare ve Oscar Wilde&#8217;ın ardındadır diye tahmin etsem de, şu &#8220;<em>Ever tried, ever failed. No matter. Try again, fail again, fail better.</em>&#8221; sözü yeteri kadar biliniyor. Tişörtlerden magnetlere ve hatta kahve kupalarına kadar taşınmış bu sözü ya da bir başkaları; herhangi bir karakteriyle ya da iç fısıldamaları aracılığıyla bize intikal etmiş herhangi bir sözü ile tanımlayabileceğimiz bir &#8216;insan&#8217; değil elbette.</p>
<p style="text-align: left;">1969&#8242;da kazandığı Nobel Edebiyat Ödülü&#8217;nü almaya bile gitmeyen, felsefe yapıtlarını anlamadığından ve metinlerini felsefî terimlerle yazabilecek olsa roman yazmaya asla kalkışmayacağını dillendiren bu ulu adamın Periferi Yayınları&#8217;ndan Suat Kemal Angı çevirisi ile 2008 yılında 2000 adet basılan şiir kitabı Echo&#8217;s Bones (Yankının Kemikleri)&#8217;u okuyunca daha da iyi anladım ki, Beckett kolay anlaşılabilecek bir yazar değil: En azından benim için.</p>
<p style="text-align: left;">Çabuk okunan ama çabuk kurtulanamayan bu 4 bölümlük eserde, insanüstü bir emekle uzun seneler sonunda hazırlanmış ve yayına sunulmuş bu ceset deposunda (önce Whoroscope yani <em>Orospuölçer</em>, ardından sırasıyla <em>Yankının Kemikleri</em>, <em>İki Şiir</em>, <em>Dört Şiir</em>) absürdizmin ve umutsuzluğun belirli bir noktasına kadar iniyoruz yine. Çünkü Beckett&#8217;te umutsuzluk Camus&#8217;deki gibi işlemiyor, çünkü neredeyse umut yok. Şöyle diyor <em>Enueg I</em>&#8216;de:</p>
<blockquote>
<p style="text-align: center;">Sonra kilometrelerce sadece rüzgâr<br />
ve suda sessizce emekleyen kamçı izleri<br />
ve güneye açılan dünya<br />
dağlara dek uzanan kırların kötü taklidi karşısında<br />
ve gece mantarını gübrelemeye<br />
pis bir yeşile bürünüyor ölü doğmuş akşam<br />
ve rüzgârda enkaza dönen<br />
lağvedilmiş insan aklı.</p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;">Ben umudun ne olduğunu tam olarak bildiğimi sanmıyorum. Bu yüzden umutsuzluk için de çok kesin bir tanımlama yapma cesaretim yok. Hüzün nedir biraz biliyorsam,<em> Serena II</em>&#8216;sindeki şu dizeler bendeki tanımı yeterince yapıyorlar:</p>
<blockquote>
<p style="text-align: center;">çocukluğun kırmızı harflerinin benzeri bir yerden<br />
iki nehir havzası arasındaki setin üstüne çekip kaldırdı beni<br />
melezçamların sahibi tepelerin çatlaklarından bak<br />
parlayan Meath&#8217;e geri dönüş yolu yok<br />
izlerin bozgununda ve denize kaçan derelerin<br />
çan kuleli anaokulları ve sonra liman<br />
göğüslerini örtmeye çalışan bir kadın gibi<br />
ve terk etti beni</p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong>Not</strong>: Çekim tarihlerine göre sıralanan filmlerini izlemek için linkler aşağıdadır.</p>
<ul>
<li> <a href="http://www.ubu.com/film/beckett_film.html">Film (1965)</a></li>
<li><a href="http://www.ubu.com/film/beckett_not.html">Not I (1973)</a></li>
<li><a href="http://www.ubu.com/film/beckett_quad.html">Quadrat 1+2 (1982)</a></li>
</ul>
<p>Nice Beckett&#8217;lere.</p>
<div class="shr-publisher-4365"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/echos-bones/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Murat Belge ile Şiir Üzerine</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/murat-belge-ile-siir-uzerine/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=murat-belge-ile-siir-uzerine</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/murat-belge-ile-siir-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2010 07:39:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Somay]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Belge]]></category>
		<category><![CDATA[Süha Oğuzertem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=3639</guid>
		<description><![CDATA[Bilgi Eğitim, Edebiyatla Buluşma adı altında düzenlenen yedi hafta sürecek bir sertifika programı açtı. Program kapsamında yazar ve akademisyenler her hafta cumartesi günü bir konu hakkında seminer verecekler. Murat Belge, Bülent Somay ve Süha Oğuzertem gibi hocaların dersine girme imkânı sağladığından böyle bir fırsatı kaçırmak anlamsız olur diye düşünüp kaydımı yaptırdım. Programın açılışını da Murat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/MuratBelge.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3640" title="MuratBelge" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/MuratBelge.jpg" alt="" width="187" height="180" /></a></p>
<p>Bilgi Eğitim, Edebiyatla Buluşma adı altında düzenlenen yedi hafta sürecek bir sertifika programı açtı. Program kapsamında yazar ve akademisyenler her hafta cumartesi günü bir konu hakkında seminer verecekler. Murat Belge, Bülent Somay ve Süha Oğuzertem gibi hocaların dersine girme imkânı sağladığından böyle bir fırsatı kaçırmak anlamsız olur diye düşünüp kaydımı yaptırdım. Programın açılışını da Murat Belge Şiir üzerine verdiği seminer ile geçtiğimiz hafta yaptı.</p>
<p>Konu herhangi bir kapsam daraltması olmadan genel olarak “şiir” olduğunda üç saatlik bir süre pek bir şeye yetmez. Murat Belge de bu durumu belirterek giriş yaptı ve üç saatlik süre boyunca anlayacağı şeylerin şiire sadece dokunabileceğini, gerisinin bize kaldığını vurguladı. Çevirisini yaptığı ve daha önce “Şiir Sanatı” dergisinde yayımlanan Edmund Wilson’ın “Is verse a dying technique” isimli makalesinden başlayarak koşuk/şiir farkına değindi ve dilin zamanla değişen yapısını anlattı. Ardından da ilgi çekici bir kültür adamı ve orta karar bir şair olarak nitelediği Matthew Arnold ve hazırladığı ilk antoloji üzerinde durdu. 20.yy’a girerken Verse kavramının anlamını yitirip, Free Verse diye yeni bir türün ortaya çıkışını, bu türü geliştiren en önemli isimlerden birisinin de Walt Whitman olduğunu anlatarak ilk saati sonlandırdı.</p>
<p>İkinci saat biraz daha şiir tekniği üzerinden ilerledi. Güncel şiirde kullanılan ses, ölçü ve kelimelerin nasıl bir araya gelmesi gerektiği anlatılırken farklı dil yapılarından dolayı şiir algısının da değiştiğini, vurguya önem veren dillerde kafiye gerekliliğinin olmadığını belirtti.</p>
<p>Son bölüm ise merak ettiklerimizi cevaplama bölümüydü. Bu bölümde belirtilen “güncel Türkiye şiiri hakkında da biraz konuşabilir miyiz” isteği bizi kapanışa kadar götürdü. Son dönem Türkiye şiiri hakkında pek bir bilgiye sahip olmadığını belirten Murat Belge, Yahya Kemal’den günümüze kısa bir özet geçti, bu anlatımda doğal olarak en çok Garip ve İkinci Yeni akımları üzerinde durdu.</p>
<p>Şiir gibi bir konuda üç saat kesinlikle yeterli değil, ancak yine de Murat Belge’nin bir dersine girmiş olmak, ders ortamında kendisini görmek bile oldukça faydalı. Ayrıca modern sanat üzerine yaptığı “insan bir şey anlamasa da zekice bir söz söylemesi bekleniyor” itirafı ve ardından gelen Woody Allen-Manhatten alıntısı ile kendisini neden bu kadar sevdiğimi daha anlamamı sağladı. Artık önümüzdeki derslere bakıyoruz.</p>
<p>Not: O kadar yazdım bir Alexander Pope demedim! Pek bir dağınık olsa da en azından aklımda kalanları yazıya dökmek ve geri döndüğümde detaylı olarak hatırlamak için yazdım, umarım okuyana da bir faydası olmuştur. Ayrıca bu seminerlerden haberdar olmamı sağlayan ve tuttuğu notları benimle paylaşan Zeynep Zengin&#8217;e de teşekkürü borç bilirim.</p>
<div class="shr-publisher-3639"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/murat-belge-ile-siir-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

