Diyebilmeli..
Nis13

Diyebilmeli..

Tüm dünyaya, halklara, insanlara ve insanların yaptıkları tüm bu korkunç şeylere bakıyorum. Düzeletebilir miyiz? Amacımız bu mu olmalı diye düşünüyorum. Çünkü bugün bir  film izledim. The Invasion. Ana fikir şu: eğer dünyada savaşların, haksızlığın, gözyaşı ve kanın olmadığı bir yapının olması için insanın insan olmasından vazgeçmesi gerekiyor. Tamam diyelim ki vazgeçtik, ne olacak sorusu ise şöyle cevaplanıyor: Tek olmak. Yani bir...

Read More
You Are a Good Man Charlie Brown
Tem14

You Are a Good Man Charlie Brown

Charlie Brown: Çizgi karakter aleminin bahtsız bedevisi. Hain Lucy’nin tuttuğu topa bir türlü vuramayan, hoşlandığı Kızıl Saçlı Küçük Kız’a hiçbir zaman açılamayan, minikler baseball liginde sonunculuğa demir atmış takımın kaptanlığını üstlenen tombik suratlı anti kahraman. Ecnebilerin deyimiyle baştan ayağa “loser”. Ne arkadaş ortamında dikkat çekmesine neden olacak bir karizması var, ne de içini dökebileceği bir kız arkadaşı....

Read More
Futbol Üzerine
Ağu04

Futbol Üzerine

“Bir gün trende maç için İstanbul’a gelen bir Fenerbahçe taraftarına rastlamıştım. “Annem ameliyat olurken ben Fener’in maçına gittim” diyordu; ve bununla övünüyor, Fenerbahçe’yi bu kadar çok sevmesinin bir üstünlük gibi görülmesini istiyordu. Gerçekten kutsal davalara kendini adamış insanlar bile, böyle bir davranıştan ötürü bu kadar kıvanç duymazlar. Böyle bir bağlanma, bir yandan büyük bir manevi...

Read More

Münir #2 / Stajyer

STAJYER Çok uluslu büyük bir firmada çalışmanın en büyük faydası şüphesiz, kapitalist düzenin çarklısı haline gelmiş elemanların arasına gevşek yaz aylarında katılan, henüz açmamış, sömürücü düzenle tanışmamış, birbirinden güzel çiçekler yani stajyerlerdir. Mayısın sonlanmasıyla beraber içimi bir pür neşe kaplar ki sormayınız dostlar. Dokuz koca ay boyunca oksijenden çok burberry parfümü koklayan burnum, stajyerin açık parfümcüden...

Read More

Münir

Yine yorucu bir iş gününden sonra kuledibi’nde oturduğum apartmanın merdivenlerini hoyratça çıkarken alt kattaki rüstem dayı kapıyı araladı. “münir” dedi. “tam dayaklık adamsın”. rüstem dayı benimle diyaloğa girmeyi seven bir adam değildi. aslında kimseyle diyaloğa girmeyi sevdiğini sanmıyorum. insanlar da onun gergin halinden dolayı kendisiyle pek konuşmak istemezdi. -yine gitti benim uydu. açmıyor...

Read More

kahpe kelebekli kupa ve çay&kahve saçmalıkları

İçi bir çayla, bir kahveyle dolup boşalan, üstünde ibranice bir şeyler yazan seramik kupadan yayılan buharın monitörüme kalleş lekeler bıraktığı sıradan günler silsilesi devam ediyor. Günde oniki poşet çay onsekizbuçuk gram kahve tüketir oldum sıkıntıdan. Tencereler tabaklar bu kadar mesai yapmadı bu son haftada. Bir de kelebek çizmişler üstüne kupanın ki baktıkça ayrı sinir oluyor, apayrı bir sinirle ağzımı kupaya götürüyorum (ya da...

Read More
Sayfa 1 - 212