Cam Adımlar

Kumbaracı50 sahnesinde Cam Adımlar’ı izledim.

Modern dansçı ve performans sanatçısı İlyas Odman’a Çağlar Yiğitoğulları eşlik ediyordu. İki erkek’in iletişim kurma-kuramama çabası olarak okunabilir tüm oyun. İlyas üzerinde atleti, çıplak ayaklı ve siyah bir kısa şortla iken Çağlar son derece erkek bir görünümde üst bedeni çıplak, altında sıkı bir tayt ve çorap ile sahnedeydi. Çağlar’ı erkek olarak yorumlarsak Odman daha az erkek konumundaydı her haliyle. Özellikle mimikleri fazla  idi Çağlar’a nazaran. İşte ben bunu sevmedim oyunda. Çağlar’a kur yaparken zaten mimikleri aldı yürüdü. Ama nefes alırken, zorlanırken o teatral ifadeler oturmadı yerine, bardakların üstüne. Tamam hakkını vermeliyim sırf bu yüzden bile görülmeli oyun. Çünkü 9 bardak üstünde yapılan denge oyunları harikülade idi. Ama eğer bu başı sonu olan bir oyunsa sadece beden dengesi yetmiyor.

Giysilere dönersek, Odman’ın çorabı olmadığından sürekli ayakları bardak diplerine yapışıyor, ee Çağlar’da bu yok; erkek tedbirli, çorabını giymiş gelmiş. Veyahut Odman üst bedenini atlet ile gizlerken Çağlar tüm baklavalarını sergiliyor errkek erkek…

Oyunun sonunda kavuşuyor bu ikili sarılıyor da sarılıyor. Yine bir güçlü güçsüz ilişkisi. Artık tüm bu toplumsal cinsiyet kalıplarının tekrarlanmasından yıldım. Güçlü güçsüzü kaldırır rahat rahat. Ama güçsüz dener hatta yapar ama ter atar. Yeni bir şey yok yine. Aynı roller aynı nakarat.

Bu oyunu izleyin ama bir de bu gözle bakın. İçime işleyen bu toplumsal cinsiyet bakışı peşimi bırakmıyor Kim erkek kim daha az erkek yerine, sadece dans izlemek istiyorum. Ama pek de mümkün değil sanki.

Bunları da Okuyabilirsiniz

  • 24 Şubat 2011 -- Bay Hiç
    "Öyleyse Siz Kimsiniz?" Bir adam, uzaktan iki yıl evinin ışığını izlediği kadının kapısında beliren. Bir kadın, ışıklı evde yalnız. Adam içeri girmek ister. Kadın korkar. Adamı kabul edebileceği bir hale sokarak içeri, hayatına almak ister. Yaralı bir şair, bir hırsız, bir vampir belki, ama uza...
  • 04 Ocak 2011 -- Oğlunuz Erdal
    Belgesel Gösterimi; 14 Ocak, Saat 14:00, Kumbaracı50 “Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin Unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz Ölü balıklar geçiyor kırışık bir denizin sofrasında Ve ellerinde fenerleriyle benim arkadaşlarım Durmadan düşünüyorum Ne kada...
  • 02 Ocak 2011 -- 2010′da Tiyatro
    2010 yılının en çok konuşulan tiyatro oyunu ne yazık ki oynanamayan bir oyun oldu. Özen Yula'nın yazdığı “Yala Ama Yutma” oyunu Vakit Gazetesi’nin “ahlaksız” diyerek hedef göstermesi üzerine sahnelenemedi. Kumbaracı50 “yangın merdiveni” olmadığı gerekçesiyle kapatıldı. Baskılar nedeniyle bir oyun ...

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy this password:

* Type or paste password here:

178 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Spam protection by WP Captcha-Free