Bülent Ortaçgil 40. Yıl Özel Konseri

Dün gece Harbiye Açıkhava’da Bülent Ortaçgil’in sahnedeki 40. yılını kutladık hep birlikte. Daha önce hiçbir konserde böylesine bir samimiyet görmemiştim. Seyirciler de dâhil herkeste çok yakın hissettiği, çok yakından bildiği birinin özel gününü kutluyormuş heyecanı vardı. Genelleme yapmayı bir yana bırakarak kendim için konuşursam; benim için çok özel bir akşamdı, çünkü ben Bülent Ortaçgil ile büyüdüm. Bu nedenle objektif bir değerlendirme yapmam mümkün değil belki, zaten böyle bir akşam için mesafeli değerlendirmeler yapmak da hiç içimden gelmiyor. Üstelik öyle bir hava vardı ki ne olursa olsun hiçbir hatanın, sorunun da bir önemi yok gibiydi. Hep birlikte onun 40. yılı hatırına “felekten bir gece çaldık” Bülent Ortaçgil’in deyimiyle.

İlk yarısı daha sönük geçse de, konserin ikinci bölümü, özellikle Sezen Aksu’nun sürpriz yaparak gelmesiyle daha bir coşkuluydu. Benim rahatsızlığım Bülent Ortaçgil şarkılarının yakışmayan bazı insanlar tarafından söylenmesi oldu her zaman. Bülent Ortaçgil için yapılan albümden beri. Örneğin Mirkelam, Pinhani gibi kişi ve gruplar altından kalkamıyorlar bu şarkıların. Konser performansları da öyleydi, ama bu gece için aslında hiçbir önemi yoktu da. Çünkü sanki seyircilerden biri bile eline mikrofonu alıp bir şarkı söyleyebilirdi.

Çok duygusal bir akşamdı, kendisi her ne kadar sahneye çıkan herkese, duygusallaşmayın ve beni övmeyin, diye tembihlese de sanırım bu pek de mümkün değildi. Çünkü kendisinden başlayarak herkes pek duyguluydu, (“beni kitleler sevmedi ama siz sevdiniz ya”) her yaştan seyirci ise çok heyecanlı. Benimse tüylerim hep diken diken. Konseri sahnedeki sanatçıların ve seyircilerin birlikte söylediği “Benimle oynar mısın?” ve “Olmalı mı olmamalı mı?” ile bitirdiler. Ancak ellerimiz patlayana kadar alkışlayarak bis yaptırdık. Belki ne isterseniz çalayım dediğinde “Şık Latife”den daha şık bir şarkı isteyebilirdik, -aynı şarkıları 40 yıldır çalmaktan çok yoruldu – ama Erkan Oğur ile birlikte “Şık Latife” de başka bir şeye dönüştü. “Ne kelime dağarcımız ne de Türkçeyi kullanma yeteneğimiz yeter Bülent Ortaçgil’i tarif etmeye” diyen Serhat Ersöz ve Akın Eldes’e hak veriyorum. Böyle bir geceyi de tarif edecek söz yok. Gürol Ağırbaş’tan ödünç alarak söyleyeyim 40 yılda bir olurdu böyle bir şey ve orda olduğum için çok mutluyum.

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

13 Comments

  1. Bazi zamanlar vardir bir daha asla yasanamaz. Iste oyle bir geceyi hatiralarimiz icine sokuverdi Ortaçgil. Daha once bircok konserinin cikisinda mutlu bir gulumseme kapalamisti yuzumu, ama bu sefer “40 yılda bir olacak” bir duygu yasatti, yasadi gozyaslariyla.
    “Belki de en guzeli hep böyle” ama 50’yi beklemek yerine 41. kere masaallah demek istiyorum seneye ayni yerde ve zamanda.

  2. Hayatımın en sıkıcı 3 saati idi, duyduğum en basit şarkı sözleri yankılandı dün gece kulaklarımda (kıro muamelesi yapacaklar için dip not bir çoğunuzdan daha fazla müzik bilgim var emin olun)

  3. Aslına bakılırsa ben pek Bülent Ortaçgil ile büyümedim, bu yüzden de kendisini ne kadar sevip saysam da aramızda hep bir mesafe vardır. Bu konser konusunda da pek bir heyecanım yoktu, “kaçırsam da üzülmem” diye düşünüyordum ama böyle güzel bir konser yazısı okuyunca kaçırdığıma fena üzüldüm, kocaman bir keşkem oldu :) Çok güzel bir yazı olmuş, artık Sumero’nun da dediği gibi, 41. yıla beraber gireriz!

  4. @haydar Bülent Ortaçgil konserine gitmeden önce şarkı sözleri konusunda bir bilginiz yok muydu acaba? Merak ettim, herhalde konserde yeni şarkılar üretmedi kendisi :)

  5. Burak cım evet yoktu hiç bir bilgim açıkcası kendisini de sadece ismen biliyordum, sadece 5 günlüğüne geldiğim cennet ülkemde dün akşamki 3 saatime gerçekten üzüldüm, ama tabi beğenenlere de saygısızlık yapmak istemem. Bence vasatın da altıydı (tekrar üstüne basarak sölim bu benim şahsi fikrim ve beğenmemek de bir haktır)

  6. Doğal olarak beğenmeyebilirsiniz, hakkınızdır. Zaten “zorla beğenin bunu, beğenmiş olmanız lazım” demiyorum. Sadece sizin yazdığınız “müzik bilgim çoğunuzdan fazladır” sözünden hareketle Bülent Ortaçgil müziğini bildiğinizi düşündüm. Bilip, sevmiyor, üzerine bir de konsere gidip sıkılıyorsanız garip gelmesi doğal oluyor. (Bu durumda tersiymiş) Ama madem ki pek bilmiyorsunuz Bülent Ortaçgil’i, sanırım bu kez ben “Türkiye Müziği” konusunda sizden daha çok şey bildiğimi iddia edebilirim. (Komik ve gereksiz olur, ama eğlenceli.)

  7. Müzik bilgisi çoğunuzdan (ki burada bahsedilen çoğunluktan kasıt açıkça belirtilmiştir) fazladır demek o beyefendinin müziğini bilmekle eşdeğer bir manaya mı çıkıyor oradan bakınca? Ya da şöyle sorayım B.Ortaçgil müzik bilgi seviyesi ölçümünde bir kriter midir? Bilip sevmiyor değildim, bilip dinlememiş yani nötr,yani objektif idim. Türk müziği üzerinde (hatta dünya müziği üzerinde) söz söylemeye yetkin hissedecek kadar eğitim,saha tecrübesi,paylaşım… adına artık ne derseniz deyin özelliklere sahibim Burak Bey. Yani o beyefendiyi bilmeniz sizi benden ya da bir başkasından daha bilgili yapmaz; kaldı ki herhangi bir müzisyeni bilmek kimseyi başkasından daha üst bir konuma yerleştirmez. Konu benim açımdan bu kadar yalındır ve bu nezih tartışma benim açımdan bitmiştir selametler dilerim

  8. Oysaki daha yeni yeni birbirimizi tanımaya başlamıştık Haydar Bey, tartışmayı hemen bitirmeniz varacağımız sonucu olumsuz etkileyecek ama neyse. Tartışmayı Türkiye Müziği alanına çekmek istememin sebebi gittiğiniz konserin de adında yazan “40 yıl”ın Türkiye Müziği için son derece önemli olmasındandır. Elbette ki Bülent Ortaçgil etkilerini Sigur Ros ya da Radiohead üzerinde göremezsiniz, ama günümüz Türkiye’sinde müzik yapan birçok grup ya da sanatçıda kendisinin söz ve müzik açısından etkisi tartışılmazdır. Bu yüzden “müzik bilgisi” değil, Türkiye Müziği hakkında bilgi sahibi olduğunu iddia eden kişiden “Ortaçgil beyefendi hakkında bir şey bilmesini” beklerim, zira o bilgi olmadan her şey biraz eksik kalır. Ben de tartışmayı “selametle” diyerek sonlandırayım. Türkiye Müziği üzerine çalışmaya devam ederseniz Bülent Ortaçgil adını bolca duyacaksınız, biraz daha sabırlı yaklaşmayı denemenizi tavsiye ederim :)

  9. Haydar ismindeki şahsa yazıyorum.
    O kalabalık insan topluluğunu görüptemi konsere merak edip girdi acaba.
    Bu şekilde bi eleştiriyide burda belirtmek gerçekten saçmalık.
    Basit şarkı sözlerimi 40. yıldan bahsediyoruz yer etmiş olay olmuş biri ki bunu dün gördünüz.
    Vasat bi performans için o kadar değerli sanatçı oradaydı ve halkta bırakıp gitmedi konser bittiği halde hala kalmasını istedi değilmi

  10. sumero muhteşem bir yorum çok duygulandım

  11. Oysa bir saat sonra verilen on beş dakikalık arada çıkabilirdiniz, üç saatiniz için üzülmenize gerek kalmazdı Haydar Bey, ya da daha iyisi konsere gelmeden önce biraz merak edip dinleyebilirdiniz. Böylece orada olmayı çok isteyip de bilet bulamayan birine faydanız olurdu.

  12. Acaba haydar beyden, b.ortaçgil’e alternatif birkaç isim istesek? Ben de gerçekten çok fazla haz etmem b.ortaçgil’den. Mesela ben ortaçgil dinlemek yerine Fikret Kızılok’u tercih ederim. Haydar bey müzik bilgisini bizimle paylaşırsa sevinirim.

  13. Bilmediği bir sanatçının konserinede gideni yeni duydum, denemek istiyorsan konser yerine bir iki eserine göz atarsın beğernirsen diğerlerinide dinlersin, çok beğenirsen canlı performansını merak edip konserine gidersin.

    Bülent Ortaçgil’i a dan z’ye incelemiş biri olarak son yaptıklarını (Gülben Ergen’e şarkı vermek gibi) beğenmesemde hayatımdaki iki isimden biridir.

    Basit söze gelince, “Nasıl bir yılgınlıktır sabah zilleri” sözündeki basitliği bir anlatırsanız sevinirim.

    Saygılarımla…

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir