Brett Anderson – Wilderness

wilderness

Yıllar geçse de Brett Anderson’ı tanımlarken hala o iki grubun adını anıyor olacağız. Kariyerleriyle orantılı olarak, Suede ve belki birazcık The Tears. Solo kariyerini ise bambaşka bir noktada tanımlamak gerekecek.

İlk solo albümünü geçtiğimiz sene yayınlayan brett anderson, daha önceden eriştiği başarıları egale etmeye çalışmayarak minimalist bir yapı üzerinde kurduğu basit ama etkileyici şarkılarla kalbimize girmeyi başarmıştı. Albümün ardından başarılı bir turneye çıkan ve pek çoğu akustik olmak üzere konserler veren Mr. Anderson bu orkestrasyondan ve basitlikten etkilendiğini söylerken yeni albümün sadece akustik kayıtlardan oluşacağını da belirtiyordu. Nihayet o gün geldi çattı ve albüm piyasalardaki yerini aldı. (Lütfen yazıyı okurken bilgisayarınızın tarihini 29 temmuz 2008’e ayarlayın)

Sadece 1 haftada kaydedilen Brett’in bu yeni albümü aslında 2 eski single ve 7 yeni şarkıdan oluşuyor. Fakat eski singlelarda yeniden akustik olarak kaydedilmiş. Brett Anderson vokali, yaylılar ve piyanodan başka enstrümanın kullanılmadığı bu albüm sanırım kulaklardan çok ruhlara sesleniyor. İlk albümden sıkılanlar, yüz çevirenler bu albümden daha çok sıkılacaktır buna şüphe yok. Çok özel duygularla yazıldığı, söylendiği, icra edildiği belli olduğu için arka arkaya defalarca dinlenecek bir albüm olarak görmüyorum. Yılın en iyilerinden biri de olsa, boş bir odada içkinizi yudumlayıp pencereden gelen geçeni izlerken kısacası yalnız hissederken dinlemenizi ve tadına doymanızı tavsiye ediyorum.

Müzik artık Brett Anderson için kişisel bir meseledir. Bu apaçık ortada.

Author: Anıl Okay

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir