Boğaziçi, Yalılar ve İnsanlar

muratbelge

İstanbul’un ne kadar büyük ve önemli bir şehir olduğunu anlatmaya gerek yok sanırım, artık herkes -nedenlerini bilmese bile- İstanbul’un büyüklüğü biliyor ve kabul ediyor. Konstantinopolis ve Bizans’ı (en azından kelime olarak) bilmeyen yok, ancak yaşadığımız bu şehrin tarihini ve kültürünü gerçekten biliyor muyuz?

İşte beni T Vitamini firmasının düzenlediği Murat Belge ile Boğaziçi, Yalılar ve İnsanlar turuna katılmaya çağıran düşünceler bunlardı..

Çağımızda Murat Belge gibi bir aydın yaşıyor ve ne güzeldir ki şu garip ülkemizin sınırları içerisinde bizimle aynı sorunları görüp onlara çözüm önerileri sunuyor. Bu aslında büyük bir fırsat, milletçe Murat Belge gibi aydınlarımızından her konuda faydalanmamız gerekirken ve bu ihtiyacımız son derece açıkken, genelde kendilerini arka plana atarak sessiz sakin uğurluyoruz. Murat Belge ise arka planı kabul etmeyenlerden, önemli bir aktivist ve iyi bir toplum eğitimcisi. (Bu sıfatı da Murat Bardakçı’nın yazdıklarına ben ilave edeyim..) Arkeoloji müzesini taştan ibaret sanan bir toplumuz, bilinçsiz yapılanmalarla tarihi her gün daha da derinlere gömüyoruz. Her gün bakıp geçtiğimiz şeyleri daha anlamlı kılmak için çok şey öğrenmeye ihtiyacımız var ve bu öğrenme maceramızda Murat Belge’den daha iyi bir kılavuz kaptan düşünemiyorum..

“Boğaz’ı anlatmaya Kabataş’tan başlamak en iyisi” diyor Murat Belge ve Topkapı’dan Dolmabahçe’ye taşınma sürecini, Osmanlı’da bunun ne anlama geldiğini, Sarayı ve çevresindeki yalıları anlatıyor. Osmanlı’nın son döneminden birkaç dedikodu da bu yalıların duvarlarından yansıyor.. Henüz sarayı geçip Ortaköy çevresine geldiğinizde not alma ihtiyacı hissediyorsunuz. (Kitap aklınıza geliyor, vazgeçiyorsunuz) Müthiş bir manzara ve Murat Belge’den o tarihi dinlemek eşsiz bir keyif.. Kaptan, köprünün altından karşı yakaya geçiyor, Çengelköy-Kandilli derken yüzlerce şey anlatıyor rehberiniz.. Yalıları, sakinlerini, mimarlarını, içindeki hayatları ve geçtiğiniz yerlerin tarihlerini adeta rakı sofrasındaymış ve kırk yıllık dostuna anlatıyormuş gibi anlatıyor Murat Belge. Tarihe damgasını vuran şahsiyetlerden, semt adlarının nereden geldiğine kadar aklınıza gelebilecek -ve gelemeyecek- her türlü detayla süsleniyor bu güzel anlatım.

Anadolu Kavağı’nda bir mola veriyoruz, mola yerine yaklaşırken Murat Belge öyle keyifle anlatıyor ki balığı ve balık pişirmenin güzelliğini, iner inmez sahilde sizi karşılayan balık restoranlarından birine atıyorsunuz kendinizi. Kavak’ın tepesinde muhteşem manzaralı bir Yoros Kalesi var, ancak yolu da bir o kadar zorlu. Göze alırsanız Boğaz’a sanki daha önce hiç bakmamış gibi bakıyorsunuz..

Tarabya, Yeniköy ve Emirgan üzerinden başladığı Kabataş noktasına dönerek sonlanıyor bu güzel tur. Daha fazla detay vererek gidecek olanların keyfini kaçırmak istemiyorum, okuyanda gitme isteği uyandırmak en büyük arzum. Organizasyonu düzenleyen T Vitamini firmasından Erhan Eren de son derece saygılı ve iyi bir organizatör. Bilgi ve rezervasyon konusunda çekinmeden kendisine başvurabilirsiniz. Detaylar için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir