Björk / İstanbul

Björk konser haberini ilk aldığımda çok heyecanlanmıştım, ancak zamanla, özellikle de Volta albümünü dinledikten sonra heyecanım söndü gitti. Hatta son güne kadar da konsere gitmeyi planlamıyordum. Björk İzlanda’nın en popüler şahsıydı ki popülerlikle İzlanda’mı yanyana koyamakta da epey bir zorlanıyordum.. Neyse son günün son saatlerinde “ciddi ciddi Björk geliyor” düşüncesi şimşek gibi indi kalbime ve biletleri aldım.

Kuruçeşme Arena’nın Ortaköy’den yürünecek mesafede olmasını ve sahnesini çok seviyoruz, zaten daha önceki yazılarımda da epey bir övmüşümdür mekanı. 19:40 gibi Zeynep Hanım’la Arena’ya gittik, boğaz kenarındaki banklardan birisinde yer bulduk ve konseri beklemeye koyulduk, ikimiz de çok heyecanlı değildik, ancak Şebnem Ferah’ı 20 kilo vermiş halde görünce heyecanlandık, insanlar bu konsere özel olarak hazırlanmışlardı!

Björk sahneye çıktı, arkada kuşlar, tavuklar, kaplumbağalarla Volta turnesinde olduğumuzu yeniden anladık. Kylie ve Massive Attack deneyimleri sonrasında sahnede gördüğümüz üç adet plazma tv pek ihtişamlı durmasa da konser boyunca merak uyandıracak bir içeriğe sahiptiler.. Björk’ün orkestrası epey bir şenlikli olsa da elektronik işlerle uğraşan çocuğun amigovari tavırları rahatsız ediciydi. Ayrıca Björk sahnede resmen şuurunu yitirip “yumruk şov” yapıyordu ki bundan sonra o hareketleri “björk yap bakayım” şeklinde anacağız.

Eski şarkıları bekleyen kitle panik oldu, Volta turnesi kapsamında olan bu konserde de seyirciye bir kıyak yapmadı Björk. Hatta “güzel Türkçemiz” dersi de almamıştı, arada sırada Merci diyor, onun dışında da tek bir kelime bile etmiyordu, sanırım o eşsiz boğazımıza kayıtsız kalan ilk sanatçı da Björk oldu.. Sadece orkestrasını seyirciye tanıttı, onun dışında hal hatır da sormadı. Böylece bis dahil 1.5 saat kadar süren konser, Kuruçeşme tarihinin en kısa konserlerinden birisi oldu.

Özetle çok muhteşem bir konser beklemiyordum ve eşsiz bir konser olmadı. Zaten bu sene Massive Attack ile kafamdaki konser performansı kavramını  epey bir değiştirmiştim, ondan sonra gelecek konserlerin şansı azdı. Ancak yine de seyircinin durgunluğa anlam veremedim, hadi biz konserden çok şey beklemiyor ve “dünya gözüyle Björk görmek” adına orada bulunup arkalardan izliyorduk ama sahne önü dahil herkes bir ara uyuyordu, konserin performansının düştüğünü de kabul ediyorum ama seyirci de Björk’ü daha iyi bir performans için zorlamadı, sahnede ne varsa onu aldılar. Koskoca Björk sahnedeyken iki lazere tav oldular.. Sonuçta sahneyi güzelleştirenlerden birisi de seyirci ve seyircinin görevini iyi yaptığını söyleyemeyeceğim.

Not: Kullandığım resim de Ceylan Şahin tarafından çekilmiş olup Flickr’daki yerini almıştır.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

1 Comment

  1. Your blog is very nice thank you for share this information this is really superb I like it very much there are many things provided for good and quality process. I am a writer working with best essay writing service it will give us the best choice of writing service. I am a writer working with best essay writing service.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir