Bir Hilal Uğruna – Müzikli Teatral Sahne Gösterisi

Bir Hilal Uğruna – Müzikli Teatral Sahne Gösterisi

Yazanlar : İbrahim Sadri, Kahraman Tazeoğlu
Yöneten : Murat Demirkıranlardan
Oynayanlar: İbrahim Sadri, Aykut Kuşkaya, Kaan Basmacıoğlu, Zeynep Necili, Emre Kabak, Bahar Kaba, Cem Doğruel

Kendi söylemiyle iyi bir şiir okuyucusu olan, sunucu, televizyoncu, şair ve tiyatrocu, kısaca çok yönlü sanatçı İbrahim Sadri’ nin Kahraman Tazeoğlu ile kaleme aldığı ve çok iyi iş çıkardıkları “Müzikli Teatral Sahne Gösterisi”. Bu tamımlamayı özellikle yazdım. Çünkü gösteri bitiminde İbrahim Sadri yaptığı hiç küçük olmayan konuşmada tam olarak gösteriyi böyle tanımladı.

Gösteri gerçekten müzikli. Gerçekten yazıyorum çünkü canlı müzik var. Sahnenin bir alanı Aykut Kuşkaya ve Kaan Basmacıoğlu’ na ait. Aykut Kuşkaya’ nın etkileyici yorumları ile gösterinin müzikleri canlandırılıyor. Gösterinin bazı bölümlerinde sahnedeki enstürümanların yetersiz olması nedeni ile takviye banttan geliyor ama istisnalar kaideyi bozmuyor.

Gösteride, çanakkale savaşı dönemi anlatılıyor. Binlerce tüyü bitmemiş gencin savaşa katılması ve geride kalanların yaşadıkları gösteriye konu oluyor. Çok dokunaklı sahnelerin yaşandığı gösteride kurgu muhteşem. Gösteri, seyrettiklerimin arasında çok farklı bir yere oturmayı başardı. Bunun sebebinin kurgu, müzik, metin ve performansın çok iyi birleşmiş olması diye düşünüyorum. İbrahim Sadri ve Aykut Kuşkaya’ nın yorumları gerçekten çok etkileyici. Bazı sahnelerde ister istemez gözlerinizi kapatıyor ve kendinizi büyünün ortasına bırakıyorsunuz. Sahnenin ortasında ise bir gölge tiyatrosu sergileniyor. Gölge tiyatrosu seyredenler bilir, detayları seyirci tamamlar. Yani gölgeler size silüeti verir siz de istediğiniz ile tamamlarsınız. Bu da her izleyici için ayrı bir sahne canlandırmak anlamına gelir.

Toparlamak gerekir ise, gösteri içinde, müzik, yorum, tiyatro, pandomim, dans, şiir, gölge tiyatrosu var. En önemlisi bunların hepsi çok iyi kurgulanmış ve akıcı bir gösteri haline getirilmiş. Gösteri bittiğinde çok kısa sürdüğünü, zamanın ne çabuk geçtiğini düşünüyorsunuz. (Seyrettiğim gösteri sonunda İbrahim Sadri nin yaptığı konuşma için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Oldukça uzun tuttu.)

Mutlaka seyretmelisiniz. Kaçırmayın derim.

İyi seyirler.

BİR HİLAL UĞRUNA

Vurulup tertemiz anlından uzanmış yatıyor
Bir hilal uğruna yarab ne güneşler batıyor
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdad inerek öpse o pak anlı değer
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
Bedrin arslanları ancak bu kadar şanlı idi
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazzın
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın
Hercümerc ettiğin edvara da yetmez o kitap
Seni ancak ebediyetler eder istiab
Bu taşındır diyerek kabeyi diksem taşına
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına
Sonra gökkubbeyi alsam da rida namiyle
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle
Ebri nisana açık türbene çaksam da tavan
Yedi kandilli süreyyayı uzatsam oradan
Sen bu avizenin altında bürünmüş kanına
Uzanırken gece mehtabını getirsem yanına
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem
Tüllenen magribi akşamları sarsam yaranaw
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana

Author: Oğuzhan BAL

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir