Bir Garip Orhan Veli – Tek Perdelik Tek kişilik Oyun

Bir Garip Orhan Veli – Tek Perdelik Tek kişilik Oyun
Müşfik Kenter – Kent Oyuncuları

Yazan: Orhan Veli
Oyunlaştıran : Murathan Mungan
Yöneten : Oğuz Aral
Oyuncular : Müşfik Kenter

Sanırım şiir denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biridir Orhan Veli Kanık. Türk edebiyatı ile alakalı, alakasız, bilgili, bilgisiz herkes ucundan köşesinden bir Orhan Veli mısrası bilir. Belki de bunun sebebi Orhan Veli’ nin, şiirlere her şeyin konu olabileceğini savunmasıdır. Orhan Veli şiirde ölçü, uyak ve sanatlı söyleşilere karşıydı. Belki de bu görüşü ile yazdığı şiirler bu kadar büyük kitlelerin ağzında, aklında yer etti.

Orhan Veli nin şiirlerini en güzel kim okur, en iyi kim seslendirir, en dikkatle kim dinletir ve bence en önemlisi okuduğunda sizi en fazla kim bir yerlere götürür, dersem bir çoğunuz büyük üstad Müşfik Kenter dersiniz. Ankara Devlet Tiyatrosu Çocuk bölümünde tiyatroya başlayan ve Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde eğitim gören ve sonrasında devlet tiyatrosuna giren bu büyük üstadın hayatı hep sanat dolu oldu. Biz de onu hep sanatın içinde gördük. Kendisi 70 li yaşlarının sonlarında olmasına rağmen hala o çok etkileyici sesi ve mimikleri ile Orhan Veli şiirleri okuyarak bizi etkilemeye devam ediyor.

Oyun aslında bildiğimiz tek kişilik oyunlardan değil. Aslına bakarsanız bir çok kişi için bu bir oyun değil bir şiir ziyafeti. Fakat bana göre çok iyi kurgulanmış bir oyun. Sahnenin orta yerinde bir masa ve sandalye ve üzerinde Orhan Veli şiirleri olan bir tomar kağıt. Büyük üstad Müşfik Kenter sahne alıyor, sandalyesine oturuyor ve sayfa sayfa şiirleri okumaya başlıyor. Bence asıl oyun o anda başlıyor. Şiirlerin büyüsünü tarif etmeme sanırım gerek yok. Büyük üstadın ses tonunu, vurgularını, mimiklerini de sanırım tarif etmeme gerek yok. Bir kaç dakika içinde açık göz kapaklarınızda oyun başlıyor. Bu oyun o kadar iyi kurgulanmış ki, sahnede herkes için ayrı bir oyun sergileniyor. Bazıları boğazda martılarla dans ediyor. Bazıları İstanbul’un tepelerinden bakıp şehre aşık oluyor. Bazıları ise sefalet içindeki hayatlardan  fışkıran umut ışıklarını seyre dalıyor. Dedim ya herkes için ayrı bir görüntü, ayrı bir ses ve ayrı bir tat oluyor.

Açıkçası bu oyunu anlatmak, tarif etmek veya yorumlamak çok zor. Gidilesi, görülesi, dinlenesi bir şey yani. Özellikle huzurlu sakin bir gününüzde bu oyuna giderseniz müthiş bir haz alacağınıza eminim. Kafanızda çok karmaşık düşünceler olan yorgun bir gününüzde anlattığım etkiyi yaşayamaya bilirsiniz.

Yazıma benim en çok sevdiğim Orhan Veli şiiri ile son vermek istiyorum, iyi dinlemeler

BENİ BU HAVALAR MAHVETTİ

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti

Orhan Veli

Author: Oğuzhan BAL

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir