Beyoğlu Sineması Kapanmasın!

Yaklaşık 20 yıldır Halep Pasajı’nın alt katında bulunan Beyoğlu Sineması kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Sinemanın ortakları Temel Kerimoğlu ve Baha Serter temmuz ayı itibariyle kapanacaklarını açıklamışlardı. Durumla ilgili bir değişiklik var mı bilmiyorum ama umarım bir sürpriz olur da kapanmaz.

Benim için çok önemli bir yeri var bu salonun. Yaz şenlikleri adı altında kaçırdığım pek çok filmi burada izleme şansı buldum. SİYAD’ın seçtiklerine kimseler yüz vermezken yine burada gösterildi yıllardır bu filmler. Sanırım geçen yıl ekonomik sorunlar nedeniyle bu salonda gösterilemeyince başka salon da bulamamıştı eleştirmenlerin seçtiği filmler. Bu yıl ise -umarım son olmaz- yine “SİYAD’ın Seçtikleri” Beyoğlu Sineması’nda. Burası kapandıktan sonraysa bu filmleri bir daha toplu izleme şansı bulabileceğimizi sanmıyorum.

Bir sinemasever olarak Kerimoğlu ve Serter’in bahsettikleri korkuyu hissetmemek mümkün değil. Burası kapandıktan sonra sıra ya Emek ve Atlas sinemalarına gelirse.. Ya artık filmleri sadece girişteki turnikelerde biletlerimizi okuttuğumuz, tuvaletlerinde fragmanlar dönen birbirinin aynı salonlarda izlemek zorunda kalırsak.. Salonların tek tipliği, film izleme deneyimimin aynılığı filmlere de yansıyıp artık her salonda sadece aynı filmleri görmek zorunda kalırsak.. Kapısından girer girmez bizi görüntü, ses ve reklam bombardımanı altına alan sinemalarda filmleri izleyip hatta festivaller için salonlar bulamazsak.. Çok gerçekdışı bir korku değil maalesef bu.

Ben Beyoğlu Sineması’nı çok özleyeceğim. Festival zamanları dışında kimselerin olmadığı kafesinde sessiz sedasız kahvemi içip filme girmeyi, salonun kendine has dokusu içinde film izlemeyi.. Tutucu biri değilim, her tür salonda film izledim, yarı aydınlık, soğuk salonlarda, sandalyelerde, pencerelerine asılan perdelerin filmin yarısında düştüğü sınıflarda.. Ama tam da bu nedenle biliyorum ki film izlemek için en önemli şey “konfor” değildir. Çünkü bana kalırsa filme bu koşullar da bir şeyler katar. Alışveriş merkezi sinemaları ise bu deneyimden bir şeyler çalıyor.

Bu yazıyı okuyan ve film izlemek için arkaya yaslanan koltuklar aramayan herkesi 4-17 Temmuz tarihleri arasında Beyoğlu Sineması’na destek amaçlı düzenlenen “SİYAD’ın Seçtikleri”ni bu salonda izlemeye çağırıyorum . Mucizelere inanmak ve Beyoğlu’nun kendi adını taşıyan sinemasına sahip çıkacağı umut etmek istiyorum. Hatta bu salonun bir sinematek’e dönüşebileceğini hayal etmek istiyorum. Hitchcock ve Chaplin kapısıyla ikiye ayrılan bir salona da böylesi yakışır.

nezaket@tramvayduragi.com

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir