Babylon’da Mayıs

Babylon’a son zamanlarda daha çok uğramaya başladım. Özellikle sessiz konser politikası sonrası çok daha keyifli ve güzel konserler izlemeye başladık. Ayrıca mekanı da seçtikleri isimler için tebrik etmek lazım. Artık ayda en az üç dört kez Babylon’dayım. Bu ay da merakla beklediğim Death in Vegas, Chinawoman ve  Of Montreal konserleri var. Mayıs programı da şu şekilde.

Woodkid // 1-2 Mayıs 21:30 // 30TL – 20TL

Paris / New York

Yönetmen, fotoğrafçı, müzisyen, söz yazarı… Fransa’nın parlayan yıldızı, on parmağında on marifet Yoanna Lemoine ya da sahne adıyla Woodkid, bu sene 15. yılını kutlayan Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında 1 ve 2 Mayıs tarihlerinde Babylon’da. Vitrinini Cannes Lions ve Eurobest gibi festivallerden aldığı ödüllerle dolduran Lemoine, Moby’nin Mistake, Katy Perry’nin Teenage Dream, Taylor Swift’in Back to December ve Mystery Jets’in Dreaming of Another World videolarının altına imza attıktan sonra başlattığı bağımsız projesi Woodkid ile müzik camiasındaki yerini sağlamlaştırdı. Sanatçının; 2011’de çıkarttığı Iron isimli EP ile aynı adı taşıyan parçaya İngiliz top model Agyness Deyn işbirliğiyle çektiği epik video klibi, oldukça ses getirdi. Son olarak, Lana Del Rey’in listeleri zorlayan parçası Born to Die’a çektiği kliple adından söz ettiriyor. Kasım ayında merakla beklenen yeni albümü The Golden Age’in müjdesini veren Woodkid, İstanbullu dinleyicilerle ilk kez buluşacak.

Kapı Açılış: 20.30
Woodkid: 21.30

Chinawoman // 3 Mayıs Perşembe 21:30 // 35TL – 25TL

Rus asıllı Kanadalı sanatçı Chinawoman, 3 Mayıs Perşembe akşamı Babylon’da İstanbullu hayranlarıyla buluşuyor. Kökenlerinden kopmayan Kirov balerini bir anne ve Rus mühendisi bir babanın kızı olan Michelle, Toronto’da ailesinin geniş Sovyetler ve 70’ler Avrupa müziği arşivinden beslenerek büyüdü. Birikimini Chinawoman adı altında müziğine de yansıtmaya başladıktan sonra hemen hemen her enstrümanını kendi çaldığı 2007 tarihli albümü “Partygirl”’de sergilediği yeteneğiyle dikkatleri üzerine çekti. 2010 yılında, sonu gelmeyen melankolinin ürünü olan “Show Me the Face” albümüyle kırık kalplerin dostu oldu. Duygusal olarak bir hayli yoğun şarkı sözleri ve duru vokaliyle aynı zamanda samimi ve ciddi olmayı başaran Chinawoman, icra ettiği baladlarla dinleyenlerin üzerinde silinmesi zor bir etki bırakıyor. Kimi zaman bossa nova ezgilerini usulca yayılan synth’lerle birleştirirken kimi zaman da gitarıyla hareketlilik kattığı parçalarıyla yenilikçi ve retro motifleri bir arada servis ediyor. Chinawoman, 2011 yılında “Seeking for Russian Brid”e turuyla Doğu Avrupa’da bir dizi konser verdi ve son olarak Patrick Wolf’la beraber turneye çıktı. Tarzı ve sesinin rengiyle Nico, Leonard Cohen ve Marc Almond gibi isimlerle karşılaştırılırken, Sovyet Rusya’nın önemli sesleri Edita Peha ve Alla Pugachev’a ile de ismi beraber anılıyor. Chinawoman 3 Mayıs akşamı Babylon sahnesinde müzikseverlere kaçırılmaması gereken bir gece vaat ediyor.

Chinawoman – Vokal, Tuşlular
Diego Ferri – Bass
Robin Thomson – Davul, Tuşlular

Kapı Açılış: 20.30
Chinawoman: 21.30

Burn Dubstep Series: Rustie //  4 Mayıs Cuma 00:00 // 30TL – 20TL

Son zamanlarda dubstep müziğin ve Warp Records’un parlayan yıldızlarından biri olan İskoçyalı Russell Whyte ya da bilinen adıyla Rustie, 4 Mayıs gecesi ilk kez İstanbul’da Babylon’da. Rustie, ilk olarak 2007 yılında Stuff Records etiketiyle çıkardığı Jagz the Smack EP’si ile dikkatleri çektikten sonra aynı plak şirketinden Cafe de Phresh adında bir EP daha yayınladı. BPitch Control’dan Modeselektor (Happy Birthday!), Warp Records’dan Pivot (In The Blood) ve Hyperdub’dan Zomby (Spliff Dub) gibi isimleri remixleyerek prodüksiyon hünerlerini sergiledikten sonra Warp Records 2010 yılı için hazırlanan compilation albümünde kendine yer edindi. Geçtiğimiz yıl çıkardığı, dubstepi elektronika ve garage elementlerle mükemmel bir şekilde birleştirdiği ilk albümü Glass Swords ile The Guardian tarafından 2011’in en iyi 10 albümü arasında gösterildi. Rustie, dubstep ve nostaljik rave tınılarını melodik synthlerle harmanlayarak kendine özgü bir tarz yaratarak dans pistlerine oldukça farklı bir enerji yayıyor.

Kapı Açılış 22:00
Rustie: 00:30

Warm Up by Gantz

Mark Farina // 5 Mayıs Cumartesi 00:30 // 40TL – 30TL

San Francisco

Mushroom Jazz serileriyle San Francisco’dan Avrupa’ya hızla yayılan ve çaldığı her partide ortalığı kasıp kavuran house müzik ile bütünleşmiş bir isim Mark Farina, house müzik dersi vermek üzere Miller sponsorluğunda 5 Mayıs Cumartesi gecesi Babylon’da. Chicago’daki bir müzik mağazasında tanışıp arkadaş olduğu Derrick Carter’ın da etkisiyle House müziğe büyük bir aşk ile bağlanan Farina, kısa sürede kendine özgü tarzı ve parça seçimleriyle San Francisco dinleyicisinin favorileri arasına girdi. 1988’de house müzikle giriş yaptığı San Francisco gece hayatına, kendi yarattığı ve geliştirdiği Mushroom Jazz tarzıyla devam etti. URP, MUZIK ve BPM dergilerindeki en iyi DJ listelerinde seneler boyu yer almaya devam eden Farina’nın Mushroom Jazz albümleri de bir döneme damgasını vurdu. Deep house denince ilk akla gelen isimlerden biri olan, Chicago tarzı house müziği San Francisco usulü yorumlayan, adeta bu alanda bir efsaneye dönüşen Mark Farina, Babylon’daki sıcak DJ setiyle 5 Mayıs gecesini uzun bir gece yapmaya hazırlanıyor. Gecenin açılışı ise Türkiye’de bu müzik ile özdeşleşmiş bir isim olan Tutan’dan gelecek.

Warm-Up Party by Tutan

Of Montreal // 9 Mayıs Çarşamba 22:30 // 40TL – 30TL

Athens (Georgia USA)

Amerikalı psychedelic ve indie pop grubu Of Montreal 9 Mayıs Çarşamba gecesi bir kez daha Babylon sahnesini işgal etmeye hazırlanıyor. Şair, müzisyen ve performans sanatçısı Kevin Barnes ya da alter egosuyla Georgie Fruit önderliğindeki Of Montreal, ismini Barnes’ın yıllar önce Montrealli bir kızla olan buruk aşk hikâyesinden alıyor. The Apples in Stereo, Neutral Milk Hotel ve The Olivia Tremor Control gibi gruplarını başını çektiği; plak şirketi ve müzik kolektifi Elephant Six’in önemli bir parçası olan grup, vaudeville başlayan müzik tarzlarına psychedelic pop, elektronik, funk, glam, krautrock ve hatta afrobeat gibi elementleri de ekleyerek gökkuşağı renginde bir müzik elde ediyor. Beatles ve David Bowie gibi ikonların büyük etkisinde kalan grup, tarihlerinde önemli bir dönüm noktası olan 2007 tarihli “Hissing Fauna, Are You The Destroyer?” ile büyük çıkışını yakalamış ve o senenin en iyi albümlerinden biri olarak kabul edilmişti. Of Montreal, sing-along koro stili, etkileyici şarkı sözleri ve karnaval havasında geçen sahne performanslarıyla Babylon’da 9 Mayıs Çarşamba gecesini herkes için unutulmaz kılacak. 

20:30 Kapı Açılış
21:30 Kishi Bashi (ön grup)
22:30 Of Montreal

The Big Pink // 10 Mayıs Perşembe 21:30

Londra

İngiliz indie –rock ve electro pop grubu The Big Pink, 10 Mayıs Perşembe akşamı Türkiye’de ilk kez Babylon sahnesine konuk oluyor! 2007 yılında bir araya gelen Robbie Furze ve Milo Cordell’den oluşan The Big Pink, ilk single’ları “Too Young to Love” ile bir anda İngiltere’den Japonya’ya kadar birçok müzikseverin radarına girmeyi başardı. 2009 senesinde önemli alternatif plak şirketi 4AD ile anlaşan The Big Pink, aynı yıl NME dergisinin Shockwave Ödülleri’nin en prestijlisi olan Philip Hall Radar Award’ı kazandı. “En iyi yeni grup” olarak yollarına hız kesmeden devam eden grubun 4AD’den çıkan ilk single’ları “Velvet” için Pitchfork Media; “inkar edilemez derinliğine rağmen The Big Pink’in yetenek ve olgunluğu sayesinde kulağa samimi gelmeyi başarıyor” şeklinde yorumda bulundu. Bir sonraki singleları “Stop the World”ün prodüksiyon aşamasında ünlü İngiliz prodüktör Paul Epworth ile çalışan The Big Pink bu release’lerin ardından basamakları hızla çıkmaya başladı. 2009’da piyasaya çıkan ve onları zirveye taşıyan ilk albümleri “A Brief History of Love”dan sonra birçok uluslararası festivalde ve venue’de sahne alan grup, Ocak 2012’de yayınlanan ikinci albümleri “Future This” ile yoluna aynı hızla devam ediyor. The Cure’ün “Lovesong” parçasına yaptıkları muhteşem cover ve dillerden düşmeyen “Dominos” parçalarıyla büyük beğeni toplayan The Big Pink, İstanbullu indie müzik severlerle 10 Mayıs Perşembe akşamı Babylon sahnesinde buluşacak.

Kapı açılış: 20.30
Konser: 21.30

Death In Vegas // 12 Mayıs Cumartesi 23:30 // 45TL – 30TL

Londra

İngiliz psychedelic ve elektronik rock grubu Death In Vegas, sabit üyeleri Richard Fearless ve Tim Holmes’tan oluşuyor. Krautrock, psychedelic rock, big beat, dub ve endüstriyel türlerden etkilenen grup, klasik rock sound’ından tekno’ya kadar uzanabilen ve çeşitlilik gösteren bir müzikaliteye sahip. İlk olarak Dead Elvis ismiyle ortaya çıkan grup, daha sonra ismini değiştirerek Death In Vegas ismini aldı ve onlara meşhur eden ikinci albümleri 1999 tarihli” The Contino Sessions” ı çıkardı. Grup, bu albümde Iggy Pop ve Dot Allison’ın da vokallerine yer verdi. Albümde yer alan ve Dot Allison’ın vokalleriyle hayat verdiği Dirge parçasıyla büyük yankı uyandıran Death In Vegas, bu albümle Mercury Ödülleri’ne 2000 senesinde aday gösterildi. 2002 senesinde “Scorpio Rising”i çıkaran grup bu albümde de Liam Gallagher’ın vokallerini kullandı ve “Hands Around My Throat” gibi hitlere imza attı. 2011 Eylül ayında son albümleri “Trans-Love Energies”i yayınlayan grup, özellikle sinema ve müziği iç içe geçirmesiyle de tanınıyor. Parçaları “Lost In Translation” filminde ve “Misfits” gibi dizilerde kullanılan Death In Vegas, hipnotize edici sinematik müzikleriyle ilk kez Türkiye’de Babylon sahnesinde hayranlarıyla buluşacak.

Warm-Up & After Party Agentorange ( Dinamo 103.8 FM ) 

Dutch Delight 2d Party: Martyn & DJ Melon // 17 Mayıs Perşembe 23:00 // 30TL – 20TL

Martyn

Türkiye ile Hollanda arasındaki diplomatik ilişkilerin 400.yıldönümü sebebiyle düzenlenen Dutch Delight etkinlikleri kapsamında modern dans müzik dünyasının son dönemdeki en çok öne çıkan prodüktörlerinden Martyn 17 Mayıs Perşembe gecesi Babylon’da performans göstermeye hazırlanıyor. Eindhoven’lı DJ ve prodüktör Martijn Deykers ya da elektronik müzik camiasının tanıdığı ismiyle Martyn, 2562 ile beraber Hollanda’nın dubstep sahnesine kazandırdığı en orijinal isimlerden biri olarak gösteriliyor. Drum’n bass ile başladığı kariyerinde bir noktada Kode9’ın “Sine of the Dub” single’ından oldukça etkilenerek yüzünü dubstep’e dönen Martyn, techno ve jungle elementlerini kullanarak house ve dubstep arasında sağlam bir köprü kuruyor. 2009 yılında yayınladığı ilk albümü “Great Lenghts” ile dubstep’in yeni formülünü dünyaya sunan Martyn, 2010’da Fabric Mix serisine de imza attı. Son olarak geçtiğimiz yıl “Ghost People” parçasıyla büyük beğeni toplayan Martyn, house müziği post dubstep ile mükemmel bir şekilde birleştirdiği etkileyici DJ setiyle, Hollanda Kraliyet Büyükelçiliği’nin katkılarıyla Babylon sahnesine konuk olacak.

Club Exchange: Babylon Lounge presents TrouwAmsterdam “DJ Melon”

Hollanda’nın önemli gece kulübü TrouwAmsterdam, Babylon Lounge’u ziyaret ediyor. Hollanda’nın lokomotif kulüplerinden TrouwAmsterdam’ın önde gelen DJ’lerinden biri olan Melon (Jeroen Hofer), 17 Mayıs gecesi Babylon Lounge’da setin başına geçiyor. Daha önce Fabric ve Panorama Bar gibi elektronik müziğin kalbinin attığı kulüplerde çevirdiği plaklarla dans pistleri sarsan Melon, şimdi de Amsterdam kulüp kültürünü İstanbullu müzikseverlerle buluşturacak.

Babylon:

Kapı Açılış: 21.00
Grup Ses Beat: 22.00
Martyn: 23.00 

Babylon Lounge:

Kapı Açılış: 21.00
Dj Çağrı: 22.00
Dj Melon: 23.00

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir