Babylon İçin Afişler

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Grafik bölümü öğrencileri, 2010 yazında Babylon’da sahne almış farklı sanatçılar için özel afişler tasarlayarak, bu afişleri Babylon Dergi’nin dördüncü sayısında yayınlamışlardı. Tamamı MSGSÜ Grafik Tasarım bölümü öğrencilerinin tasarladığı ve o dönemde oldukça beğenilen bu farklı Babylon Afiş tasarımları, şimdi 15. İstanbul Uluslararası Grafik Tasarım Günleri kapsamında bir sergi haline getiriliyor. İstanbul Moda Akademisi’nde 2-22 Mayıs tarihleri arasında sergilenecek “Babylon İçin Afişler” sergisi Grafist tarafından düzenleniyor.

“Babylon İçin Afişler” sergisi hakkında:

Afişin grafik tasarımın zengin bütünü içinde çok ilginç bir yeri var. Bu ilginçlik, onun grafik tasarım tarihinin içinde kurucu öznelerden biri olması değil yalnızca. Diğer tüm grafik tasarım alanlarından / ürünlerinden farklı olarak tasarımcısından ve siparişçisinden bağımsız bir kimliğe sahip olması asıl ilginç olan.Son dönemlerde biraz demode olduğunun söylenmesi, eski çekiciliğini yitirdi denmesi, elektronik/dijital medya tarafından bir kenara itildiğinin iddia edilmesi hatta biraz elitist bulunabiliyor olması bence pek ciddiye alınacak savlar değil.Afiş, grafik tasarımın içinde en kolay görünen ama üretilmesi en zor olan tasarım ürünü. Afiş yalnızca bir iletişim aracı değil, yalnızca iletenin sözünü taşımıyor. Duvarda yerini aldığında tasarımcısından da yaptıranından da bağımsız kendi sözünü söylüyor. Üstelik kısa ama etkili konuşuyor, bakanla anlık ve şiddetli bir ilişki kurmaya kalkışıyor. O yüzden de vasat afiş pek göremezsiniz, afişler genellikle ya iyidirler ya da kötü. Tasarlanırken belirli bir zaman için var olacağı düşünülen afiş, belki de zamana en çok direnen grafik tasarım ürünlerinden biri. Afişin kent olgusuyla doğrudan ilişkili olduğunu düşünürüm, insanlar modern kentleri kurmasaymış afişi de icat etmezlermiş gibi gelir. Bazen kenti kent yapan olgular kaçınılmaz olarak bir araya geliyor ve tasarlananın ötesinde bir sonuç ortaya çıkıyor. Babylon ve afiş ilişkisi de böyle. Babylon, İstanbul içinde onlarcası bulunan mekânlardan herhangi birisi değil. Kapladığı alanı aşan bir etkiyle bu kadim kentin yeni ve vazgeçilmez özelliklerinden biri. Yarının kültür mirasının bugünden belirlenmiş bir parçası. İşte bu yüzden Babylon afişleri herhangi bir mekanın / hizmetin / olayın duyuru afişleri gibi çalışmazlar. Onlar tasarlanıp tedavüle çıktıklarında İstanbul’un dokusunun bir parçası olurlar, duvarlarda durdukları sürece kenti değiştirirler, bir mimari öğeye bile dönüşebilirler. Bu her zaman iyi görünmez, kötü Babylon afişleri şehri olumsuz yönde dönüştürür.Sergide gördüğünüz öğrenci işleri Babylon için yeni afiş önerileri. Her ne kadar öğrenci işi olsalar da profesyonellerce yapılmışçasına ustaca… Ve o profesyonellerin gözüyle bakarsanız her afişin kendi başına var olduğunu görürüsünüz. Tümü Babylon için tasarlanmıştır; ancak hepsi başkadır. Babylon kimliğinin tüm özelliklerini taşırlar; ama köşeleri / kısıtları / kuralları ile belli bir “dizi afiş” gibi tasarlanmamışlardır. Haber verdikleri sanatçının / olayın ruhunu da taşırlarama onlardan bağımsız kendi sözlerini öne çıkarırlar. Bazılarının cüretkârlığı ilettikleri bilginin kendisinden daha fazladır. Ancak böyle önce Babylon’un sonra İstanbul sokaklarının afişleri olurlar. Şimdilik basılmamış, çoğaltılmamış birer öneri olsalar bile.

 

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir