Benjamin’in Aylak Adam’ı: flâneur
Ağu18

Benjamin’in Aylak Adam’ı: flâneur

Walter Benjamin Alman kökenli Yahudilerin hazin ve haşin bir tarihi vardır. Hannah Arendth, Marx, Adorno, Benjamin, Einstein…   Sürgünde, sürüncemede, biraz  dışlanmış, biraz ittirilmiş, pek  sevilmeyen, ve ‘başka’ insan olmanın kendine ait bir ‘öteki’liği. Ve ‘öteki’ olarak ittirilmenin yarattığı boşluğu dolduran onca bilgi, erdem, değer ve zenginlik.     İşte bu boşluk doldurucuların en dolularında biridir  Walter...

Read More
Diyebilmeli..
Nis13

Diyebilmeli..

Tüm dünyaya, halklara, insanlara ve insanların yaptıkları tüm bu korkunç şeylere bakıyorum. Düzeletebilir miyiz? Amacımız bu mu olmalı diye düşünüyorum. Çünkü bugün bir  film izledim. The Invasion. Ana fikir şu: eğer dünyada savaşların, haksızlığın, gözyaşı ve kanın olmadığı bir yapının olması için insanın insan olmasından vazgeçmesi gerekiyor. Tamam diyelim ki vazgeçtik, ne olacak sorusu ise şöyle cevaplanıyor: Tek olmak. Yani bir...

Read More
Picasso’yu Anlamak ya da Anlayamamak. İşte Bütün Mesele Bu!
Nis11

Picasso’yu Anlamak ya da Anlayamamak. İşte Bütün Mesele Bu!

Her şey birilerinin Picasso’ yu anlayamamasıyla başladı. Halbuki O tüm bu karışıklıklara rağmen, siyah beyaz resimlerde öylece durmuş, kısık gözleri ile bize bakıyor sadece! Belki gülümsüyor O’nun hakkında düşünenleri duyunca, belki de hiç umurunda değil, ‘çocuk gibi’ şımarıyor sevdiği şeylerin yanında. Halbuki yaptıklarının aksine koskocaman bir adam O, hatta bir aşık ve hala bir öğrenci. Kırlaşmış saçları, buruşmuş göz kenarlarına...

Read More