Aşk Üzerine


Seven mi yoksa sevilen mi olmak daha iyidir? Kolesterolünüz altıyüzün üzerindeyse, ikisi de değildir. Aşk derken, tabii ki romantik aşkı kastediyorum –kadın ile erkek arasındaki aşkı. Anne ile çocuk veya çocukla köpeği ya da iki şef garson arasındaki aşkı değil.

Harika olan şey insanın aşık olduğunda, şarkı söyleme isteği duymasıdır. Bu duruma karşı ne pahasına olursa olsun direnilmeli ve ateşli erkeğin şarkı sözleriyle konuşmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Sevilmek, kesinlikle, beğenilmekten farklıdır, faka gerçekten sevmek için o kişiyle aynı odada olup, birlikte paravanın arkasına çömelmek esastır.

Gerçekten iyi bir aşık olabilmek için, kişinin güçlü ve buna rağmen yumuşak olması gerekmektedir. Ne kadar güçlü? Sanırım yirmibeş kiloyu kaldırabilmek yeterli olur. Şunu da unutmayın ki, seven için sevilen her zaman hayatta düşünülebilen en güzel şeydir, bir yabancıya göre ise aynı kişi bir çamuka balığından farklı olmayabilir. Güzellik bakanın görüşündedir. Eğer bakanın gözleri bozuksa, o zaman yakınındaki birinden hangi kızların güzel olduğunu söylemesini rica edebilir. (Aslında en güzel olanları, aslında en sıkıcı olanlarıdır, bu nedenle bazı kimseler tanrının varlığı hakkında şüpheye düşerler.)

<<Aşkın güzelliği bir an sürer,>> demiş eski ozan şarkısında, <<ama aşk acısı sonsuza dek.>> Bu o tarihlerde neredeyse liste başı olmuş bir şarkıydı ama müziği <<Ben Bir Amerikan Milli Marşı Züppesiyim>>in müziğine çok benziyordu.

Ara Yayıncılık, 7. Baskı, Çev: Akgün Fırat

Emily Dickinson’ın Hope is the Thing with Feathers (Umut tüylü bir şeydir) isimli şiirine nazire olsun diye kitabına Without Feathers (Tüysüz) adını koyabilecek kadar matrak bir adam Woody Allen. Zekasına, yaratıcılığına, orijinal olanı arayışındaki bitmek bilmez enerjisine saygı duyduğum az sayıdaki insandan bir insan. Yani, hepimizin bildiği Woody Allen işte.

“Aşk Üzerine” de, Tüysüz’den paylaşmak istediğim bir Woody Allen yazısıydı. “Natasha çok üzgündü, çünkü babası Hartum’a savaşa gönderilmişti ve Hartum’da savaş mavaş yoktu” diyen bir adamın gözünden ‘aşk’tı.

Author: Fırat Aydın

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir