Guido Anselmi:

“Halbuki fikirlerim çok netti. Hiçbir yalana başvurmadan dürüst bir film yapmak istemiştim. Öylesine basit anlatışı, öyle basit şeyler vardı ki. Herkese bir parça da olsa yararlı olacak, içimizde ölgün olan her şeyi gömmeye yardım edecek bir film. Hiçbir şeyi gömme cesareti gösteremeyen ilk ben oldum.”

“Her şeyi ardında bırakıp hayata baştan başlayabilir miydin? Elinde onu sonsuz kılacak bir güç olsa, bir şeyi seçip, tek bir şeyi seçip ona bağlı kalır mıydın? Ya da her şeyi barındıran, her şey olabilecek bir şeyi varoluş nedenin yapabilir miydin?”

“Kendimi öyle özgür hissediyorum ki. Her şey iyi görünüyor. Her şeyin bir anlamı var. Her şey gerçek. Kendimi anlatabilmeyi ne çok isterdim. Ama yapamıyorum. İşte her şey başa dönüyor. Her şey yine karmaşık. Ama bu karmaşa ben’im. Ben benim olmak istediğim değil. Ve artık korkmuyorum. Gerçeği söylemekten, bilmediğimi, aradığımı, henüz bulamadığımı söylemekten… Yalnızca bu şekilde canlı olduğumu hissediyorum.”

nezaket@tramvayduragi.com

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir