2010 Edebiyat Manzarasından Parçalar

Edebiyat üzerine bir yıllık değerlendirme yazmak oldukça zor, hatta belki de anlamsız. Bu yıl yayımlanan “yeni kitaplar” önümüzdeki yıllarda değerlerini artıracak ya da kaybolup gidecekler. Yine o kitapların yaratıcısı yazarlar da ancak bir süre sonra kendilerini kabul ettirebilecek veya edebiyat dünyasından silinip gidecekler. Hal böyleyken “bu yıl bu kitaplar yayımlandı” yazısı ancak bir liste halinde olabilir diyor, hangisinin iyi hangisinin kötü olduğuna karar vermek için henüz çok erken olduğunu da giriş notuma ekliyorum. Neredeyse tamamen Türkiye Edebiyatı ile ilgili bir liste oldu, Edebiyat biraz yereldir, dil ile yapılır. Dünya Edebiyatı denilen uçsuz bucaksız alana girmem mümkün değil, her ülke kendi listesini yapsa biz zaten dünya edebiyatında neler olduğunu öğreniriz! Benim listem aşağıdaki gibi, unuttuğum çok şey vardır kesinlikle ama yorum bölümü açık, istediğiniz kadar yorum ekleyebilirsiniz.

  • Öncelikle 50 kuşağının 50. yılı olmasından ötürü 50 Kuşağı yazarlarının kitapları Sel Yayıncılık tarafından yeni bir seri halinde basıldı, ayrıca Metis Eleştiri serisinde Jale Özata Dirlikyapan’ın “Kabuğunu Kıran hikâye – Türk Öykücülüğünde 1950 kuşağı” isimli bir kitap yayımlandı.
  • Ferit Edgü tüm öykülerini Leş isimli bir kitapta topladı. Sevenleri rahatladı.
  • Orhan Pamuk “Manzaradan Parçalar” isimli bir derleme yayımladı, daha önce çeşitli yerlerde çıkan yazıları ve yaptığı söyleşilerin metinleri kitapta yer alıyor.
  • İletişim Yayınları 1500 kitaba ulaştı ve 1500. kitapları “Louis Bonaparte’ın On Sekiz Brumaire’i” oldu. Karl Marx güzel bir tercih, nice 1500’lere!
  • Yine İletişim Jean Baudrillard’ın 96 yılında yazdığı Sanat Komplosu isimli makaleyi kitaplaştırdı ve Türkçe’ye kazandırdı. Okudum ve okur okumaz etkisi altına girdim, sanata bakışımda ciddi değişiklikler oldu. Özellikle “Çağdaş sanat, estetik yargıları temellendirmenin imkansızlığından yararlanır ve onu anlamayanların ya da orada anlaşılacak bir şey olmadığını idrak edemeyenlerin suçluluk duyguları üzerinden spekülasyon yapar.” cümlesi ile Şükran Moral’i yorumlamamı kolaylaştırdı!
  • Yapı Kredi, Yaşar Kemal’in “Bugünlerde Bahar İndi” isimli ilk şiir kitabını yayımladı. 3000 adet sınırlı sayıda, şekilli bir baskı yaptılar.
  • Metis, iki yeni Murathan Mungan Şiir kitabı yayımladı. “İkinci Hayvan” Ocak 2010, “Gelecek” ise Ekim 2010 tarihinde yayımlandı.
  • Siren Yayınları, kendisiyle bir söyleşi de yaptığımız Etgar Keret’in son kitabı olan Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü’nü yayımladı.
  • Yılın son ayında İletişim Yayınları Hakan Bıçakçı’nın merakla beklenen son romanı Karanlık Oda’yı yayımladı, çıkar çıkmaz da büyük ilgi ile karşılandı. Ayrıca Nezaket çok beğendi, üzerine yazı hazırlıyor.
  • Gündüz Vassaf’ın Radikal’deki yazıları “Kimliğimi Kaybettim, Hükümsüzdür!” adı altında İletişim Yayınları tarafından yılın son ayında yayımlandı.
  • Everest Yayınları, Tûba Çandar’ın “Hrant” kitabını yayımladı. Hrant’ı ne derece anlatabildiği tartışılsa da unutmamak ve unutturmamak adına değerli bir çalışma.
  • Yine Everest, Ece Temelkuran’ın yeni kitabı “Muz Sesleri”ni bastı.Ece Temelkuran hakkında Dide bir yazı yazdı.
  • İskender Pala yine bir kitap yazdı ve uzun süre en çok satanların tepesinde yer aldı! Birkaç üniversitede öğretim görevlisi kadrosu olan İskender Pala sanırım “best seller” formülünü de oturttu.
  • Kasım ayında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde Ahmet Hamdi Tanpınar Sempozyumu yapıldı. (İTEF kapsamında diyecektim, ama İTEF sempozyum kapsamına alınsa daha mantıklı olur!)
  • Salon İSKV’de Doğan Hızlan Edebiyat Buluşmaları başladı.(Konuklar sırasıyla; Handan İnci – Abdullah Uçman, Doğan Kuban, Yekta Kopan) Yeni yılın ilk konuğu da Demir Özlü olacak, ben de gidiyorum.
  • Elif Şafak, gazete yazılarından oluşan kitabı Firarperest’i yayımladı. O da en çok satanların tepesine yerleşti. İskender Pala ile edebiyattan uzak tanrıya yakın güzel güzel duruyorlar.
  • Yekta Kopan Bir de Baktım Yoksun’la, Ayşegül Çelik de Kağıt Gemiler adlı öykü kitaplarıyla 2010 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü aldılar. Yunus Nadi Roman Ödülü’nü Adnan Gerger Faili Meçhul Öfke’yle, Şiir Ödülü’nü de Metin Demirtaş, Türkülerde Gezer Adları’yla aldı.
  • 2010 Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nü sonuna kadar hak ederek Nurdan Gürbilek aldı. Kendisi sevinse de belirtmez ama ben çok sevindim, kendim alsam bu kadar sevinmezdim.
  • Artshop yayıncılık Cemal Süreya’nın ölümünün 20. yılı dolayısıyla Papirüs’ün tıpkı basımlarını yapmaya başladı. Şu ana kadar üç sayı basıldı, hepsini aldım, biraz daha hızlanın Artshop diyorum, teşekkür ediyorum.
  • Günter Grass Türkiye’ye geldi. (Kağıt üzerinden bilgi, gidip görmedim.)
  • Haldun Taner öykü ödülünü de Yekta Kopan aldı. Doğan Hızlan’ın elinden yıl boyu ödül alıp durduğunu söylemişti, hayırlı olsun.
  • Yapı Kredi’de bir türlü gidemediğimiz Yaşar Kemal sergisi oldu. Neden bilmem her seferinde ıskaladık, oysaki Yaşar Kemal adı varsa orada olmamız gerekir. (Suçluyuz.)
  • Salon’da Ayfer Tunç, Murat Gülsoy ve Yekta Kopan Ubor Metenga Buluşmaları’nı düzenlediler. (Haldun Taner, Füruzan ve Oğuz Atay üzerine konuştular)
  • Bilkent’te Bilge Karasu Sempozyumu yapıldı. Katılamadığımdan nasıl geçti bilmiyorum, gidenler yorum eklerse sevinirim.
  • Umberto Eco yine bir faaliyetler yaptı, henüz okuma fırsatı bulamadım. (Artık her ülkenin edebiyatına dâhil sayılır)
  • Bilgi Eğitim “Edebiyatla Buluşma” adı altında seminerler düzenledi. Murat Belge, Sevengül Sönmez, Bülent Somay, İshak Reyna gibi hocalarla tanışma fırsatı oldu, devam ediyor, çok güzel geçiyor. Serinin devamını da bekliyoruz.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

3 Comments

  1. Çok iyi bir değerlendirme yazısı olmuş, eline sağlık. Nurdan Gürbilek içinse kesinlikle aynı şeyleri düşünüyorum. Karanlık Oda yılın okuduğum son kitabıydı, çok iyi bir kapanış yapmış oldum :)
    Bir de ek yapmadan duramam biliyorsun, Gezici Festival’in yeni kitabı “Taşrada Var Bir Zaman” da Aralık ayında Çitlembik Yayınları’ndan çıktı. Kültür ve sanattaki taşra imgesini inceleyen bu çalışma oldukça ufuk açıcı.

  2. Bu değerlendirmeye “çok güzel olmuş” demek için geç kalmamışımdır umarım. :) Eklenecek pek bir şey bırakmamışsınız, bir temenni de bulunayım ben de. Sabırsızlıkla ve biraz da endişeyle beklediğim ama bir türlü gerçekleşemeyen, Vonnegut kitaplarının April Yayıncılık imzasıyla yeniden neşredilmesi hadisesini, dilerim “2011 Edebiyat Manzarası”nda zikretme şansımız olur.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir