18. İstanbul Tiyatro Festivali

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın sponsorluğunda düzenlenen 18. İstanbul Tiyatro Festivali, 10 Mayıs–5 Haziran tarihleri arasında izleyicilerine zengin bir program sunuyor.

18. İstanbul Tiyatro Festivali “Özgürlükler–Sorgulamalar” teması altında, insan haklarından göçe, savaştan şiddete insan yaşamını sarmalayan durumlar, konular ve gerçekleri irdeleyecek. Festival kapsamında yurt dışından 5, Türkiye’den 40’a yakın tiyatro ve dans topluluğunun 100’ü aşkın gösterisi İstanbullu seyircilerle buluşacak.

İstanbul Tiyatro Festivali bu yıl çok özel bir performansa ev sahipliği yapıyor.  Dünyaca ünlü çağdaş sanatçı Kutluğ Ataman’ın İstanbul Tiyatro Festivali için ürettiği  “SILSEL, Türkiye’ye yazılmış mektuplar” adlı projesi, festival kapsamında 12 Mayıs–5 Haziran tarihleri arasında Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’nda 7’den 70’e herkesi, hayalindeki gökyüzünü oluşturmaya davet edecek.

İstanbul Tiyatro Festivali bu yıl bir ilke imza atarak dört yerli projeye ortak yapımcı olarak destek veriyor.  Tiyatro Pera yapımı olan  “Ah Smyram’m, Güzel İzmir’im , Tilbe Saran-Cüneyt Türel yapımı olan “Elin Elimde, Şehir Tiyatroları Çağdaş Gösteri sanatları Merkezi (ÇGSM) yapımı olan “İçtima-i Hakiki” ve Aydın Teker yapımı olan “Üç Faz” İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımı olarak Festival seyircisiyle buluşacak. Festivalde ayrıca, “Yeni Dalga” başlığı altında 9 genç tiyatro ve dans grubunun gösterileri kendi mekânlarının yanı sıra Salon ve Sahne Beşiktaş’ta seyircilerle buluşacak.

İstanbul Tiyatro Festivali, şehrin 22 farklı mekânına yayılacak gösterilerin yanı sıra,  uluslararası üne sahip tiyatro toplulukları ve dans gruplarının katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları, konferanslar ve sergilerle İstanbul’da tiyatroyla dolu bir ay yaşatacak.

İstanbul Tiyatro Festivali’nin başlangıcını, Türkiye ile Çin arasındaki kültürel  yakınlaşmayı ve politik ilişkilerin güçlendirilmesini amaçlayan “Türkiye’de Çin Kültürü Yılı” etkinlikleri müjdeleyecek.  5 Mayıs Cumartesi gününden itibaren Fulya Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek Şanghay Şarkı ve Dans Topluluğu ve Pekin Operası gösterilerinin ardından, 10 Mayıs Perşembe günü Pekin Ejderha ve Aslan Sokak Tiyatrosu’nun İstiklal Caddesi’nde gerçekleştireceği renkli sokak gösterisi,  İstanbul Tiyatro Festivali’ne renkli bir geçiş yapacak.

18. İstanbul Tiyatro Festivali etkinlikleri bir ay boyunca şehrin 22 farklı mekânına yayılacak: Ali Paşa Han, Sahne Beşiktaş, Caddebostan Kültür Merkezi, Galata Rum İlköğretim Okulu, Garajistanbul, Haldun Taner Sahnesi, Hamursuz Fırını, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi, Hasköy İplik Fabrikası, İkinci Kat, Kenter Tiyatrosu, Kumbaracı50, Küçük Sahne, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Mekan Artı, Oyun Atölyesi, Salt Galata, Üsküdar Stüdyo Sahnesi, Üsküdar Tekel Sahnesi, Salon, Tiyatro Hal, Tiyatro Pera.

İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİ ÖZEL PROJESİ:

KUTLUĞ ATAMAN,
“SILSEL, Türkiye’ye yazılmış mektuplar”

Kutluğ Ataman’ın “Sılsel” Projesine Özgürlükten Yana Olan Herkes Davetli

İstanbul Tiyatro Festivali bu yıl çok özel bir projeye ev sahipliği yapıyor. Türkiye’nin uluslararası arenada en tanınmış sanatçılarından Kutluğ Ataman’ın “Sılsel” adlı performansı, 12 Mayıs-5 Haziran tarihleri arasında, Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’nda katılıma açık olacak.

Aramice kanat çırpması anlamına geldiği düşünülen Sılsel, aynı zamanda Mardin’in eski Süryani evlerinin tavanlarına yapılmış gökyüzü tasvirinin de adı. Rivayete göre sokağa çıkmaya korkan Süryaniler, gökyüzü özlemlerini bir nebze olsun giderebilmek için evlerinin tavanlarına, motifler çizip içlerini turkuvaz renkte boyarlarmış. Kutluğ Ataman’a, Mardin ziyareti sırasında, Süryani mahallesinde yaşayan Nasıra Hanım’ın anlattığı bu hikâye, “Sılsel” projesinin de çıkış noktası olmuş.  Herkesin korkusuzca ve özgürce ortak bir gökyüzü altında yaşama özlemini bir performansa dönüştüren Kutluğ Ataman, “Sılsel” ile 7’den 70’e, özgürlüğe değer veren herkesi esere katkıda bulunarak, hayalindeki gökyüzünü oluşturmaya davet ediyor.

12 Mayıs Cumartesi günü, Kutluğ Ataman’ın gökyüzüne ilk parçayı eklemesiyle başlayacak performansta, 5 Haziran tarihine dek dileyen herkes performansa katkıda bulunarak, yapıtın ortak yaratıcılarından biri olabilecek. Performansa katılmak isteyenler, eni 45 santimetre olmak şartıyla,  istediği uzunluk ve renkteki, örgü ya da dokunmuş bir kumaş parçasını, üzerinde istediği dilde, resim, yazı ya da işleme yer alacak şekilde, dilek, mesaj ya da eleştirilerini yazarak bu ortak gökyüzüne katkıda bulunabilecek. Teker teker birbirlerine eklenecek parçalar, katılımcıların korkusuzca ve özgürce yaşam isteklerini de dile getirecek.

“Türkiye’ye yazılmış mektuplar” altbaşlığını taşıyan bu performans, tamamlandığında, bir sivil tarih dökumanı olarak da tarihe geçecek. “Sılsel” projesi İstanbul Tiyatro Festivali’nin ardından, daha birçok ortak gökyüzü inşa etmek üzere dünyanın çeşitli ülkelerini de gezecek.

FESTİVALİN YABANCI KONUKLARI

18. İstanbul Tiyatro Festivali, dünyaca ünlü 5 uluslararası topluluğu ağırlayacak. Festivale konuk olacak ülkeler; Almanya, Fransa, Hollanda, İngiltere ve İsviçre. Ayrıca, Belçika ve İsveç de Türkiye’den sanatçılarla çalışılan işler üretecekler.

HAMLET Schaubühne Berlin (Almanya)

Aykırı yönetmen Ostermeier’den çarpıcı bir Hamlet yorumu

Çağdaş tiyatronun yetkin isimlerinden biri olan, Avrupa’nın en önemli tiyatrolarından Schaubühne Berlin’in sanat yönetmeni Thomas Ostermeier’in çarpıcı yorumuyla sahneye koyduğu “Hamlet”, 12 Mayıs Cumartesi saat 20.30’da ve 13 Mayıs Pazar saat 15.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak. Shakespeare’in yirmiden fazla karakterini yalnızca altı mükemmel oyuncunun canlandıracağı oyunda Hamlet’i olağanüstü bir oyuncu olan Lars Eidinger oynuyor.

Festival seyircisinin 2004 yılında 14. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında gösterilen Nora ile yakından tanıdığı, Hedda Gabler, Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Othello gibi oyunlarıyla büyük övgü toplayan Thomas Ostermeier’in “Hamlet”i Buenos Aires’ten Londra’ya, Venedik’ten Şili’ye pek çok ülke ve şehirde kapalı gişe oynadı. Goethe Institut işbirliğiyle gerçekleştirilen, Hellenic Festival in Athens ve Avignon Festivali ortak yapımı “Hamlet”, festivalin kesinlikle kaçırılmaması gereken oyunlarından biri olacak. Oyun Almanca (Türkçe altyazılı) olarak sahnelenecek.

ORFEO Koreograflar Montalvo & Hervieu ile Cirque du Soleil dansçıları (Fransa)

Orfeo’yu hiç böyle görmediniz:
Picasso’dan Philip Glass’a, barok’tan hip-hop’a tam bir görsel şölen

Prestijli Fransız koreograflar José Montalvo & Dominique Hervieu, “çok renkli bir simya olarak nitelendirilen” “Orfeo” yorumlarıyla festivalin konuklarından. Yunan mitolojisinin Orfeo karakteri bu kez, Montalvo & Hervieu‘nün, Bruegel, Rubens ve Picasso gibi önemli ressamlardan esinlenen video projeksiyonu ile Monteverdi, Gluck ve Philipp Glass gibi bestecilerin müziklerinin buluştuğu bir sahnede barok dansın hip-hop ile kaynaştığı görsel bir şölenle anlatılacak.

1980’li yılların başında birlikte çalışmaya başlayan ve sayısız müzikal eseri sahneye taşıyan, birçok ödülün sahibi ünlü ikili Montalvo & Hervieu, son projeleri “Orfeo”da bir kez daha dansın aynı zamanda bir şenlik olduğunu gösterecek. Fransız Kültür Merkez’nin desteğiyle gerçekleştirilecek “Orfeo”, 18 Mayıs Cuma akşamı saat 20.30’da ve 19 Mayıs Cumartesi günü saat 15.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izlenebilecek.

KAFKA’NIN MAYMUNU – Young Vic Theatre Company (İngiltere)

Gittiği her ülkede kapalı gişe oynayan “Kafka’nın Maymunu” festivalde

Franz Kafka’nın “Bir Akademi İçin Bir Rapor” adlı kısa öyküsünden sahneye uyarlanan “Kafka’nın Maymunu”, Henkel sponsorluğunda 19 Mayıs Cumartesi günü saat 20.30’da ve 20 Mayıs Pazar günü saat 18.30’da Kenter Tiyatrosu’nda sahneleniyor. Laurence Olivier Ödülü sahibi, Peter Brook gibi önemli yönetmenlerle çalışan usta oyuncu Kathryn Hunter, kendini korumak için insanlaşmaya çalışan bir maymunun varoluş öyküsünü sahneye başarılı bir şekilde taşıyor. Walter Meierjohann’ın yönetmenliğini üstlendiği oyun, her bireyin toplumda kendisi için yarattığı değişen kimlikler arasında nasıl maymunlaştığı ve yabancılaşma duygusunu irdeliyor. “Kafka’nın Maymunu”, British Council işbirliğiyle İngilizce (Türkçe altyazılı) olarak gerçekleştirilecek.

HANS YA DA HEIRI – Zimmerman & de Perrot (İsviçre)

İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcılar arasında yer aldığı, 360° dönen sahne tasarımı ile ödül alan unutamayacağınız bir tiyatro, sirk, dans ve müzik gösterisi

İsviçreli Martin Zimmermann ve Dimitri de Perrot ikilisinin sahnelediği tiyatrodan dansa, sirkten müziğe uzanan gösterileri “Hans ya da Heiri”, Enka Vakfı sponsorluğunda 26 Mayıs Cumartesi saat 20.30’da, 27 Mayıs Pazar saat 15.30’da ve 28 Mayıs Pazartesi günü saat 20.30’da olmak üzere üç özel gösteriyle, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

Zimmerman ve de Perrot ikilisi ve kendileri gibi son derecede esnek, kıvrak  oyuncular ekibi zekâ ve espri güçleriyle süsledikleri “Hans ya da Heiri” ile her yaştan seyirciye uzun süre unutulmayacak bir gösteri sunacak. İnsanların birbirlerine benzemesinin yarattığı sıkıntıyı ve kıstırılmışlık hissinin ele aldığı sözsüz gösterinin en dikkat çekici özelliklerinden biri, sahne üzerinde yer alan, kendi kendine 360° dönen ev olacak. Sahne tasarımıyla büyük övgü toplayan ve bu yıl İsviçre’de tasarım ödülü’nü alan oyunda, 4 ayrı odadan oluşan ev, gösteri boyunca dansçılara bazen zemin bazen tavan olacak. Zimmerman’ın da dahil olduğu yedi sanatçının sahne aldığı oyunda, hareketler, beden dili, objeler, farklı tınılar, canlı müzik ve seslerle bir araya toplanmış birbirinden farklı insanların aynı olaydan tat almasının keyfi yansıtılıyor. Gösteriye, Dimitri de Perrot’nun oyun boyunca sahneden canlı olarak çalacağı müzikler eşlik ediyor.

Uzun yıllardır beraber birçok çarpıcı projeye imza atan Zimmerman & de Perrot ikilisinin  son eseri “Hans ya da Heiri”, 17 Ocak’ta Lozan’da yapıtığı promiyerinin ardından Avrupa’da gittikleri her şehirde büyük beğeni topladı. İstanbul Tiyatro Festivali’nin de ortak yapımcılarından biri olduğu “Hans ya da Heiri”, gözünüzü kırpmadan seyredeceğiniz sirk, dans, tiyatro arasında gidip gelen sözsüz bir gösteri.

GERGEDAN – Théâtre de la Ville (Fransa)

Bir gergedanın saldırısı ardından, herkes gergedana dönüşmeye başlarsa ne olur?

Ünlü yazar Eugène Ionesco‘nun 1950’li yılların tarihsel ve politik dalgalanmalarını aktardığı metin, Théâtre de la Ville ve Paris Festival d’Automne Festivali‘nin Yönetmeni Emmanuel de Marcy-Motta tarafından yeniden sahneleniyor.

Bir kente saldıran bir gergedanın ve bu olayın peşi sıra gergedana dönüşen insanların yarattığı ve yaşadığı paniği konu alan “Gergedan”, 1 Haziran Cuma ve 2 Haziran Cumartesi akşamları saat 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izleyicilerle buluşacak.  Hikâyeyi,  farklı buluşları ve günümüze yaptığı cesur göndermeleriyle bugüne taşyan genç yönetmen Emmanuel de Marcy-Motta, sahnede yarattığı dille gerçek dışı ve somut arasında gerilimi yaratırken şehrin sağır edici sesleri ile düzensizliği ortaya koyacak. Oyun Fransızca (Türkçe altyazılı) olarak sahnelenecek.

FESTİVALDE YERLİ YAPIMLAR 

18. İstanbul Tiyatro Festivali, programında bu yıl da ağırlıklı olarak seyirciyle ilk kez buluşacak yapımlara yer veriyor. İstanbul Tiyatro Festivali programında İstanbul’da ilk kez seyirciyle buluşacak 30’un üzerinde oyunun yanı sıra Dostlar Tiyatrosu, Kenter Tiyatrosu ve Oyun Atölyesi tarafından sergilenen dört farklı oyun da yer alıyor.

Genco Erkal’ın, kısa bir süre önce, Brecht’in şiir, öykü ve şarkılarından sahneye uyarladığı ve yönettiği “Ben Bertolt Brecht  içinde bulunduğumuz ortama, suskunluklara, insan hallerine güçlü bir gönderme… Dünyanın düzenini, ülkenin düzenini, savaşı, aymazlığı sorgulayan Genco Erkal ve Tülay Günal’ın birlikte rol aldığı kabarenin müziklerini piyanist Yiğit Özatalay icra ediyor. “Ben Bertolt Brecht, 23 Mayıs Çarşamba ve 24 Mayıs Perşembe günlerinde saat 20.30’da Kenter Tiyatrosu’nda izlenebilir.

İstanbul Tiyatro Festivali, bu yıl, 2011’de 50. yılını kutlayan Kenter Tiyatrosu’na saygılarını sunuyor. Festival kapsamında Kenter Tiyatrosu’nda, Müşfik Kenter ile Kadriye Kenter’in 11 Mayıs Cuma saat 20.30’da yapılacak “Aşk Mektupları”  ve Yıldız Kenter‘in 13 Mayıs Pazar saat 20.30’da yapılacak “Kraliçe Lear” özel gösterimleri, 50 yıllık bir geçmişe anlamlı bir gönderme niteliği taşıyacak.

Shakespeare’in dizeleriyle dile gelen, tarihin en büyük aşkı “Antonius ile Kleopatra”, 1947 yılındaki Şehir Tiyatrosu temsillerinin ardından, Türkiye’de ilk kez Oyun Atölyesi tarafından sahneleniyor. Kemal Aydoğan’ın sahneye koyduğu, Haluk Bilginer’in Antonius ve Zerrin Tekindor’un Kleopatra rollerini üstlendiği “Antonius ile Kleopatra”, 26-27 Mayıs tarihlerinde Londra’da düzenlenen “Shakespeare’s Globe 2012 International Shakespeare Festival”de Türkiye’yi temsil edecek. Oyun, 1 Haziran Cuma ve 2 Haziran Cumartesi günlerinde saat 20.30’da Oyun Atölyesi’nde sahnelenerek, Istanbul Tiyatro Festivali’ndeki Shakespeare buluşmalarının bir ayağını oluşturacak.

Shakespeare Buluşmaları

18. İstanbul Tiyatro Festivali’nde üç Shakespeare klasiği bir araya geliyor: Almanya’dan gelen Schaubühne Berlin yapımı “Hamlet”i, Oyun Atölyesi’nin “Antonius ile Kleopatra”sı izliyor ve 18. Istanbul Tiyatro Festivali,  Tiyatro Pangar’ın “Macbeth”i ile noktalanıyor. Mehmet Birkiye’nin sahneye koyduğu ve güç, iktidar savaşları, ihanet  ve çöküş üstüne sorgulamaların hikâyesi “Macbeth”te Demet Evgar başrollerden birini üstleniyor

Tiyatro Oyunbaz, festivalde Tom Stoppard’ın “Rozencrantz ve Guildenstern Öldüler” adlı oyunuyla yer alıyor. Arka plan olarak Shakespeare’in “Hamlet”ini kullanan oyun, büyük olayların içine hapsolmuş yazgısını değiştiremeyen ve değiştirmek için de bir şey yapmayan küçük insanların hikayelerine odaklanıyor. “Rozencrantz ve Guildenstern Öldüler”, 2 Haziran Cumartesi saat 20.30’da ve 3 Haziran Pazar saat 15.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde gösterilecek.  

Özgürlükler, suskunluklar, savaş, direniş..

Ve Diğer Şeyler Topluluğu’nun kurucusu Yeşim Özsoy Gülan’ın yazıp yönettiği “Yola Çıktığım Gün Sakin Serin Bir Sabahtı”, özgürlük ihlallerinin ve saflaşmanın doruk noktasının yaşandığı günümüz Türkiye’sini konu alıyor. Oyun, 11 Mayıs Cuma günü 20.30’da ve 12 Mayıs Cumartesi günü saat 15.30 ve 20.30’da Hamursuz Fırını’nda.

Diyarbakır Belediye Tiyatrosu’nda Celal Mordeniz tarafından sahnelenen Sophocles’in “Antigone”si özgürlükleri ve şiddeti tartışan bir oyun olarak festival programında yer alıyor. İnsanca bir düzenden yana olan Antigone’nin sistemle mücadelesi farklı bir yorumla  25 Mayıs Cuma saat 20.30’da ve 26 Mayıs Cumartesi saat 15.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde Kürtçe (Türkçe altyazılı) olarak oynuyor.

Tiyatro Avesta yapımı, Aydın Orak’ın yazdığı, Murat Garipağaoğlu’nun yönetmenliğini üstlendiği “Kapan”, bir sınırda, iki askerin nöbet esnasında birbirleriyle yaşadıkları çatışma ve tartışmaları sahneye taşıyor. Şiddetin sıradanlaşması, ölümün basitleşmesi ve eline silah alan bireyin nasıl vahşileştiğini gözler önüne seren “Kapan”, 3 Haziran Pazar ve 4  Haziran Pazartesi saat 20.30’da Garajistanbul’da ve Kürtçe (Türkçe altyazılı) olarak oynayacak.

Arapça’da “Hakiki Buluşma” anlamına gelen “İçtima-i Hakiki” günümüzde birçok buluşmanın da gerçekleştirildiği “sosyal medya” ağları ile eylemliliğin ön planda olacağı ve beden dili, video-art ve ses kayıtlarıyla “Ortadoğu ve Arap dünyasındaki” gelişmeleri takip eden aydınlar,  çeşitli disiplinlerden sanatçılar ve diğer katılımcılarla birarada gerçekleşecek. Emre Koyuncuoğlu’nun Amin Malouf metinlerinden yola çıkarak yazdığı ve yönettiği bu tartışmalı eser, 17 Mayıs Perşembe, 18 Mayıs Cuma ve 19 Mayıs Cumartesi akşamları saat 20.30’da Eminönü Ali Paşa Hanı’nda sahnelenecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi (ÇGSM) yapımı oyunda, İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımcı olarak yer alıyor.

Ayrılıklar, özlemler ve ötesi

Tiyatro Pera, Nesrin Kazankaya’nın yazdığı ve yönettiği, dramaturjisini Şafak Eruyar’ın yaptığı “Ah Smyrna’m Güzel İzmir’im” adlı oyunla 1923 yılında İzmir’de yaşayan Rum ve Türk ailelerin karşılıklı göç etmesini zorunlu kılan Mübadele Yasası sonrasında yaşanan olayları konu alıyor. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcı olarak yer aldığı oyun 20 Mayıs Pazar, 21 Mayıs Pazartesi ve 22 Mayıs Salı saat 20.30’da  Tiyatro Pera’da, 24 Mayıs Perşembe günü saat 20.30’da ve 27 Mayıs Pazar günü saat 16.00’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde oynanacak.

“Karşılaşmalar” ayrı düşmüş kardeşlerin hikâyelerine odaklanırken Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı toplumsal dönüşümün toplumun çeşitli kesimleri üzerindeki etkisini tartışıyor. Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) tarafından sahnelenecek oyun, 29 Mayıs Salı ve 30 Mayıs Çarşamba akşamları saat 20.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde izlenebilir.

Hollanda’da yaşayan besteci Selim Doğru’nun hazırlayıp müziklerini bestelediği “İnsan Manzaraları” adlı gösteri, Türkiye ve Hollanda’dan iki büyük şair; Nazım Hikmet ve Judith Herzberg’in şiirleri üzerine kurulu bir çalışma. Edebiyat, tiyatro ve müziğin birbiri içine geçtiği teatral gösteriyi, şarkıcı Hazal Selçuk, Trio To be Sung ve üç solist3 Haziran Pazar saat 20.30’da ve 4 Haziran Pazartesi saat 18.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde yorumlayacak.

Bir kadın ve bir erkek…

“Oda ve Adam”, temelde kadın ve erkeği, birbirini hem tamamlayıcı hem de yadsıyıcı bakış açılarından ayrı ayrı anlatan tek bir metne dayanıyor. Eric de Volder’in yazdığı ve Mesut Arslan’ın yönettiği oyun, Mesut Arslan/Theater Onderhetvel, Kunstenfestival 0090 ve Toneelhuis ortak yapımı. Oda ve Adam”, 26 Mayıs Cumartesi ve 27 Mayıs Pazar günleri saat 20.30’da Garajistanbul’da olacak.

“İnsan Sesi”, terk edilmiş, âşık ve acı çeken bir kadının son telefon konuşmasını sahneye taşıyor. Jean Cocteau gibi sıradışı bir yazarın sıradışı yaşadığı hayatının izlerini taşıyan bu hikâye, Ayşe Lebriz Berkem tarafından yorumlanıyor. Oyun, 28 Mayıs Pazartesi saat 20.30’da ve 29 Mayıs Salı günü saat 18.30’da Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde izlenebilir.

Çehov’un da içinde karakter olarak yer aldığı Çehov Makinası”, büyük bir yazarın yaşam ve ölümü arasındaki döngüde oyunlarında yaratmış olduğu kendi karakterleriyle buluşması biçiminde gelişiyor.

Matei Visniec’in yazdığı ve yönetmenliğini Müge Gürman üstlendiği bu şiirsel oyun, 13 Mayıs Pazar, 14 Mayıs Pazartesi ve 15 Mayıs Salı günlerinde saat 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenecek.

“Elin Elimde”, 1898 yılında Moskova’da Stanislavski’nin sahneye koyduğu, Çehov’un “Martı” oyununun provalarında tanışan Anton Çehov ve Olga Knipper’in mektuplar ve kısacık buluşmalarla devam eden ilişkilerini anlatıyor. Amerikalı Çehov uzmanı Carol Rocamora’nın 800’ü aşkın mektuptan derleyerek yazdığı oyunda, ilk kez 50 yıl önce Küçük Sahne’de biraraya gelen Başar Sabuncu, Metin Deniz ve Cüneyt Türel üçlüsü yeniden İstanbul Tiyatro Festivali’nde buluşuyorlar. Bu buluşmaya bu kez Tilbe Saran da Olga Knipper rolünde eşlik ediyor. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcı olarak yer aldığı “Elin Elimde” 14 Mayıs Pazartesi ve 15 Mayıs Salı günlerinde saat 20.30’da yine Küçük Sahne’de olacak.  Başar Sabuncu ve Cüneyt Türel’e İstanbul Tiyatro Festivali’nin Açılış Töreni’nde 2012 yılı Tiyatro Onur Ödülleri de takdim edilecek.

Ve kadına yönelik şiddet…

“YEDİ”

Dünyanın dört bir tarafında kadın hakları için mücadele veren yedi kadınla yapılan röportajlara dayanan çığır açan belgesel okuma tiyatrosu “Yedi”, 16 Mayıs Çarşamba günü saat 18.30’da Kenter Tiyatrosu’nda sahnelenecek.

Afganistan’dan Guatemala’ya, Rusya’dan Nijerya’ya, dünyanın farklı ülkelerinden gelen yedi kadınla 2007 yılında ödül sahibi yedi oyun yazarının yaptığı röportajlara dayanan “Yedi”, bu isimlerin, kendi toplumlarında kadınlara karşı uygulanan şiddetle mücadeleleri ve toplumsal alanda yarattıkları değişimi gözler önüne serecek. Hâlâ mücadelelerini devam ettiren bu kadınların öyküsü, kadına karşı şiddet konusunun ne sınır, ne etnisite ne de sınıf farkı tanımadığının gerçek birer kanıtı olacak.

İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında gerçekleştirilecek “Yedi” adlı okuma tiyatrosunda Farida Azizi (Afganistan), Inez Mccormack (Kuzey İrlanda), Marina Pisklakova-Parker (Rusya), Anabella De Leon (Guatemala), Mukhtar Mai (Pakistan), Mu Sochua (Kamboçya) ve Hafsat Abiola (Nijerya) ile yapılmış röportaj metinlerini, Türkiye’den tanınmış 7 oyuncu, gazeteci ve insan hakları savunucusu okuyacak.

Yazıldığı 2007 yılından bugünde dek 8 ülkede sahnelenen, 60’ın üzerinde uluslararası örgüt ve kurumun aktif olarak olarak rol aldığı “Yedi”, 300’ü aşkın politikacı, aktivist ve oyuncu tarafından okundu. “Tiyatronun dünyayı değiştirebilen gücü” olarak nitelendirilen; Amerika’daki gösteriminin öncesinde sunumunu Hillary Clinton’un yaptığı “Yedi”yi şimdiye dek okuyan isimler arasında Oscar ödüllü oyuncu Meryl Streep ve AB Parlamentosu parlamenteri ve İsveçli yedi erkek parlamenter gibi isimler yer alıyor. 2010 yılında İstanbul’da Muammer Karaca Tiyatrosu’nda da okunan “Yedi” İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında İsveç Başkonsolosluğu ve Riksteatern işbiriliğiyle gerçekleştirilecek.

Absürd tiyatro

Festivalde Fransa’dan gelen Theatre de la Ville, Eugene Ionesco’nun “Gergedan”ını yorumlarken yine bir Ionesco oyunu ve absürd tiyatronun en güzel örneklerinden biri olan “Yeni Kiracı” da BiTiyatro yapımı olarak Laçin Ceylan’ın yorumuyla izleyiciyle buluşacak. Kapitalizmin insana dayattığı tüketim mantığını eleştiren oyun, bu sistemin, bireysel ilişkileri, değer ölçülerini hatta gerçek aşkı ve sevgiyi yerle bir eden uyumsuzluğunu anlatıyor. Yeni Kiracı”, 2 Haziran Cumartesi 20.30’da ve 3 Haziran Pazar 18.30’da Küçük Sahne’de olacak.

Samuel Beckett’in yazdığı, Şahika Tekand’ın yorumladığı  “Oyun”, küçük dünyalarına sıkışmış kentsoylu insanın, zorlu var olma ve kendini ifade etme mücadelesini; huzur ve dinginlik ararken içine düştüğü karmaşa, sıradan ve trajikomik bir aşk üçgeni öyküsü çerçevesinde dile getiriyor. Oyun,  İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları yapımı olarak 22 Mayıs Salı, 23 Mayıs Çarşamba ve 24 Mayıs Perşembe günleri saat 20.30’da Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Altıdan Sonra Tiyatro’nun 2011-2012 sezonu tasarımı olan “Kumbaracı50’de Gece Hikâyeleri” projesinin sonuncusu “Dertsiz Oyun”11 Mayıs Cuma, 12 Mayıs Cumartesi, 13 Mayıs Pazar ve 14 Mayıs Pazartesi akşamları saat 23.00’te Kumbaracı50’de izleyicilerle buluşlacak. Yiğit Sertdemir’in yazıp ve yönettiği oyunu seyretmeye gelen seyirciler, karşılarında bir oyun seyreden 12 kişiyi bulacaklar. “Dertsiz Oyun”, seyirci beklentilerinin ve seyrediş halinin nereye evrildiğini, seyredilen “şeyin” nereye doğru gittiğini araştıran sözsüz bir oyun.

Festivalde “Yeni Dalga”

İstanbul Tiyatro Festivali’nde bu yıl, “Yeni Dalga” başlığı altında  9 genç tiyatro ve dans grubunun gösterisi seyirciyle buluşacak. “Yeni Dalga” gösterileri toplulukların kendi alternatif mekânları İkinci Kat, Tiyatro Hal ve Mekân Artı’nın nın yanı sıra Salon ve Sahne Beşiktaş’ta seyircilerle buluşacak.

İkinci Kat Tiyatro, Sami Berat Marçalı’nın yazıp yönettiği “Yalnızlar Kulübü”nde insanın sosyalleşmek için gösterdiği “çabaya” odaklanıyor. Oyunda, intihara meyilli bir insanın hayatının yönünü değiştirmek için geliştirdiği bir egzersizi başkalarıyla da paylaşmak amacıyla oluşturduğu kursa katılan bir grubun ilk dersten son derse kadar geçen dönemleri anlatılıyor. “Yalnızlar Kulübü”, 12 Mayıs Cumartesi ve 14 Mayıs Pazartesi günleri saat 20.30’da İkincikat Tiyatro sahnesinde yer alacak.

Aslıhan Erguvan, yazdığı ve yönettiği “Lulabay-Bir Cihangir Hikâyesinde ruh ve bedenin yer değiştirmesi, evi olan ve evi olmayanlar, dış dünyaya direnen iç dünya, kendini gizleme ama becerememe, iki arada bir derede kalmış aşk ve bu gelgitte kaybolan sokak çocuğu ve ev kedisinin öyküsünü özgün üslubuyla sahneye taşıyor. Murat Daltaban, Mehmet Ergen, Işıl Kasapoğlu, Zeynep Günsur gibi sanatçılarla çalışan Aslıhan Erguvan‘ın , 20 Mayıs Pazar ve 21 Mayıs Pazartesi akşamları saat 20.30’da Salon’da.

Folkwang Hochschule’de tanışan ve Kassel Devlet Tiyatroları’nda dans ettikten sonra, 2010’dan bu yana Berlin’de bağımsız dansçı ve koreograf olarak çalışmalarını sürdüren Leyla Postalcıoğlu ve Benjamin Block, sessizlik üzerine kurulan bir yapıt olan “Roof”ta, koşarken yavaşlamaya, uzakken yakınlaşmaya çabalayan iki kişiyi anlatıyor. Pina Bausch’un Tannhäuser Bacchanal adlı eserinde yer alan ve yurtdışında pek çok başarılı çalışmaya imza atan ikili, “Roof”un prömiyerini geçtiğimiz yılın Ekim ayında Berlin DOCK11’de gerçekleştirdi. Bu gösteri, 14 Mayıs Pazartesi ve 15 Mayıs Salı günleri saat 18.30’da Salon’da sahnelenecek.

Yerli genç yazarlara kapısını açarak, yerli oyunlar oynanması yolunda adımlar atan Tiyatro Hal, yoluna kendi coğrafyasının hikâyelerini anlatarak devam ediyor. Topluluk, Özer Arslan’ın yazıp yönettiği “Yaka Beyaz” adlı oyunda, taşralı ve şehirli olma halini bir plaza yöneticisinin mahreminden yansıtıyor. “Yaka Beyaz”, 16 Mayıs Çarşamba saat 20.30’da, 17 Mayıs Perşembe günü ise saat 18.30’da Tiyatro Hal sahnesinde izlenebilir.

Heyecanı, coşkuyu, eğlenceyi ve dinamizmi üst noktada tutarak yenilikçi bir biçim sunmayı hedefleyen Entropi Tiyatro, “Açık Pencere”de, August Strindberg’in Güçlü (Den Starkere) ve Samuel Beckett’in Oyun (Spiel) metinlerini belirli bir kurguyla eş zamanlı olarak aynı sahnede buluşturuyor. Oyun, umut taşıyan bir söylemi, “umut yok” söylemiyle yan yana getirerek, bugüne ait kendi dilini, söylemini yaratırken, bireye yüklenen, dayatılan, özendirilen, diğeri olmaya zorlanarak farkında olmadan koşulsuzca kabul edilen rollere ve bu roller içinde görünenin altındaki insana, insanı anlayabilmeye odaklanıyor. “Açık Pencere”, 22 Mayıs Salı 20.30’da ve 23 Mayıs Çarşamba 18.30’da Sahne Beşiktaş’ta yer alacak.

Konsept ve koreografisini İlkay Türkoğlu’nun hazırladığı “Kupa Kız”, 25 Mayıs Cuma ve 26 Mayıs Cumartesi günleri saat 18.30’da Salon sahnesinde yer alacak. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Modern Dans Anasanat Dalı mezunu İlkay Türkoğlu, yurtdışında ve özellikle de Budapeşte’de çeşitli dans toplulukları ve koreograflarla çalışmalar gerçekleştiren bir yorumcu.

EKİP topluluğunun “Parti” adlı çalışması, altı eski arkadaşın yıllar sonra, bir bekârlığa veda partisindeki buluşmasına odaklanıyor. Oyuncu Cem Uslu’nun yazıp yönettiği “Parti”, 26 Mayıs Cumartesi saat 20.30 ve 27 Mayıs Pazar günü 18.30’da Tiyatro Hal sahnesinde olacak. EKİP’in temel hedefi, havasını soluduğu ülkenin meseleleriyle ilgili, farklı sosyal sınıflara ulaşabilen, dönüştürebilen, nitelikli, çağdaş ve samimi bir tiyatro yapabilmek.

Studio 4 İstanbul, yeni projesi “Olmamış Mı?da, İstanbul’da sahnelenen son oyunu Atış Serbestte Türkiye gençliğinin şiddetle iç içe yaşadığı hayatları irdelediği gençlerin çocukluk yıllarına dönerek, büyüdükleri dünyanın bugünkü yaşamlarını nasıl şekillendirdiğine odaklanıyor. Studio 4 İstanbul, yerli ve yabancı yazarların oyunlarını yeni bir tiyatro arayışıyla yorumladığı projelerin yanı sıra kendi tasarlayıp kurguladığı performanslar sergiliyor. “Olmamış Mı?”,31 Mayıs Perşembe saat 20.30’da ve 1 Haziran Cuma  saat 18.30’da Salon’da sahnelenecek.

Farklı sahneleme teknikleri uygulayan Tiyatro Artı, “Bizde Yok” ile simulatif bir kurgu içine yerleştirilen seyirciyi, gerçeklikten uzaklaştırarak kendini kurgunun içinde bulmasını sağlıyor. Seyir algısını değiştirmeyi hedefleyen “Bizde Yok”ta seyirci “izleyen” konumundan çıkarak oyunun bir parçası haline gelecek. Esir alınma, esir olma ve otorite-güç-kurban üçlüsü üzerinden hareket ederek Türkiye’nin yakın tarihine odaklanan ve Türkiye’nin siyasi tarihine ve insan hakları sürecine de yoğunlaşarak Cumartesi Anneleri üzerinden kurgusunu tamamlayan “Bizde Yok”, 1 Haziran Cuma ve 2 Haziran Cumartesi, Mekan Artı sahnesinde 16.00, 17.30, 19.00 ve 20.30’da izlenenebilir.

İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİ BİLETLERİ

7 NİSAN CUMARTESİ GÜNÜ SATIŞA ÇIKIYOR!

18. İstanbul Tiyatro Festivali biletleri 7 Nisan Cumartesi günü saat 10.00’da satışa sunulacak. Sanatseverler biletlerini:

  • Biletix satış noktaları,
  • Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00)
  • www.biletix.com
  • İKSV’den (10.00–19.00 saatleri arasında; 8 Nisan Pazar haric, Pazar günleri kapalıdır) alabilecek.

Bilet alımlarında kredi kartı da geçerli olacak ve her gösteride tam biletlerin yanı sıra öğrenciler için indirimli bilet de satılacak.

Programla ilgili detaylı bilgi için, www.tiyatro.iksv.org.tr

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir