Yann Tiersen 2010 İstanbul Konseri

[wp_cycle]

Yann Tiersen konser haberini aldığımda yine çok sevindim, bundan dört-beş sene önce de nasıl bir şey izleyeceğimi bilerek gittiğimden yine herhangi bir boş umuda kapılmadan, sadece bu müzikal dehayı izlemenin keyfini çıkartmak için biletimi aldım, her ne kadar olumsuz tepkiler almış olsa da konser beklediğimden de güzel oldu.

Yann Tiersen daha önceden de çok kez belirttiğim gibi Amelie sonrasında adeta “Nikah Masası sonrası Ümit Besen sendromu” yaşıyor. Eminim ki “keşke yapmasaydım” düşüncesi de aklında bir yerde sürekli duruyor. Bu yüzden aslında o albüme verdiği (evet onların çoğunu daha önceden yapmıştı) parçalara inat daha sert ve agresif bir müzik yapıyor, özellikle de sahnede, yani Yann Tiersen Band ile sahne aldığında çıkarttığı sesler zaman zaman post rock kıvamına ulaşıyor. Bu durumda doğal olarak Rock geçmişini bile bilmediğimiz bir sanatçının “Post-Rock” deneylerini görünce ürküyoruz, ancak ufak bir tavsiye, keyif almaya bakarsanız orada da çok güzel şeylerin saklı olduğunu görebilirsiniz. Gitarı, kemanı, melodikasıyla da çok güzel Yann Tiersen, akordeon ve piyanosunu evde bıraktığında da pek tabii ki en yakın arkadaşımız olabilir, en azından benim oluyor.

Yakın arkadaşım Yann’a gelen bir başka tepki de sahnede seyirciyle neredeyse hiç diyalog kurmaması ve “işime bakarım” havasında bir konser vermesi olmuş. Buna da katılmadığımı belirteyim, kaldı ki daha önceki Türkiye deneyiminde önünde koltuklarda oturan Yann’dan bihaber klasik müzik izleyicisi (dinleyici olmadığını önemle belirtiyorum!) ve arkasındaki perdede birazdan başlayacak Amelie bulan bir adamdan ben bir daha ülkemize gelmesini bile beklemezdim. Bu bile bize hala “sıcak” olduğunun göstergesi. Sahnede bir Fransız kadar sıcak, yine daha fazlasını beklemeniz hata. Ayrıca maçın skorunu sordu ve eğer işine böyle bakıyorsa, biz hiç tutmayalım zaten..

Şu konserin içinde özellikle herkesi mutlu edecek bir Le Quartier anı var ki sadece o eşsiz an için bile “konsere gittiğime değdi” diyebilmeli herkes. Yann Tiersen yine geldi, yine ilk bilet alanlardan oldum, eskiye çektiği çizginin ötesini izleyip çok beğendim, Dust Lane albümünü de heyecanla bekliyorum, yine gelsin yine gideceğim.

Son olarak mekan olan Küçükçiftlik Parkı hakkında konuşmam gerekirse, genelde metal müziğe ev sahipliği yaptığı için çok iyi bilmediğim bir yerdi, ancak gayet konser yapılabilecek, kendi çapında fena sayılmayacak bir mekan olmuş, ayrıca ulaşım da kolay. Ancak üçte biri doldu ama Dünya Kupası Finali ile aynı zamanda olmasının da etkisi boldu.

Fotoğraf: Erdal Mahir Curan

Author: Burak Kartal

Share This Post On

6 Comments

  1. İlk kez sahnede izledim Yann Tiersen’i ve pek bilmediğim sert yanıyla tanışmaktan çok hoşlandım. Ben de “Amelie” etiketiyle anılmaktan artık hoşlanmadığını düşünüyorum, üstelik konser duyuruları ısrarla Amelie üzerinden yapıldı yine. Yeniden gelmiş olmasına sevinmemiz gerekiyor sanırım, belki de “ben artık o adam değilim” konserleridir bunlar.

    Keşke bir bis daha yaptırabilseydik, ikinci biste ise “gel, gol oldu gel” diye bağıran yazarımız Burak’ın etkisi olduğunu düşünüyorum :)

  2. İstanbul’daki Temmuz konserlerini Tramvay Durağı’ndan dinliyorum, tüm gurbetçilere tavsiye ederim. :)

  3. maçka küçükçiftlik park’a miller freshtival dolayısıyla gittim ilk defa o zaman çok beğenmiştim, arka tarafta çimler vardı güzel güzel yayılıp dinleyebiliyordu isteyen. şimdi her taraf beton beton olmuş, bilemiyorum gerek var mıydı.

  4. İlk kez Yann Tiersen konseri izleme fırsatım oldu, üstelik arkadaş grubumu da ayartıp götürdüm.Hepimiz gittiğimize pişman olduk diyebiliriz. Sahnedeki “Fransız” samimiyetsizliği ise, Fransızlardan bir kez daha hoşlanmamama neden oldu diyebilirim. Olumsuz bir yorum yapıyorum evet, fakat beklentilerimin tamamen dışında bir konserdi. Üstelik 23.30 konserin uzunluğunun 2 saati bile tam bulamamış olması diğer bir nedendi hoşnutsuz olmamızda. Kısaca bir daha gelse gitmeyi büyük olasılıkla düşünmüyorum.

  5. Yanlış yazmışım sanırım, konser tam kaçta bitti hatırlamıyorum fakat, 2 saati tam bulmadı cidden. 23.30 nereden girdiyse araya..

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir