Imogen Heap 2010 İstanbul Konseri

Imogen Heap, Frou Frou zamanlarından bildiğim ve takip ettiğim bir vokaldi. Aslında “solo heyecanım” olmadı kendisine karşı ancak sesi, hali ve tavrıyla her zaman “olumlu” yaklaştığım bir müzik insanıydı. Bu yaz İstanbul Caz Festivali’nin pek sevdiğim “Yeni Ozanlar” kategorisinde sahne almak üzere İstanbul’a geleceğini öğrendiğimde sevindim, gitmeye karar verdim ve günü geldiğinde ver elini İstanbul Modern.

Tam vaktinde sahneye çıktı Imogen, gayet güzel ve eğlenceli gözüken sahnesinde (Ağacı ve piyanosu harikaydı!) dinleyici ile sürekli sohbet halinde şarkılarını söyledi, hikâyeler anlattı. Genel olarak ortalamanın üzerinde şarkılar yapıyor, bu şarkıların hikâyelerini de hiç sıkılmadan anlatması, dinleyiciye zorlama bir ilgiden daha fazlasını göstermesi çok güzeldi. (Böyle bir konser olacağını tahmin ediyordum) Frou Frou’dan bildiğim Let Go’nun akustik versiyonu benim için müzikal açıdan gecenin doruk noktasıydı, Just For Now’da ise işi bize bıraktı, pek başarılı olduğumuz söylenemez! (Çok başarısız da değildik ama, elimizden geldiğince) Fazla kalmadı sahnede, ezan konusunda uyarmışlar sanırım ki yatsıdan hemen önce bitirdi.

Çok iyi gruplar ya da harika müzisyenler konserlerde eriyip gidebiliyor, konser performansı belki de bu sanatın en önemli noktalarından birisi. Müzikal açıdan çok farklı olsalar bile iki grubu (ya da müzisyeni) konser performansı ile kıyaslayabiliyorsunuz, aslında bu da bir çeşit haksız rekabet doğuruyor. Imogen Heap, enerjisi, sahnesi ve hikâyeleri ile benden tam not almayı başardı, konser motivasyonumu da artırdı. Kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır, aklımın bir köşesinde her zaman hazır bekleyen “yine gelse yine giderim” listeme tepeden giriş yaptı.

Son olarak mekan hakkında yazmazsam olmaz;

17. İstanbul Caz Festivali mekan olarak İstanbul Modern’i kullanmaya karar verdiğinde kızmıştım. Açıkçası “İstanbul Modern” daha önceki Blonde Redhead tecrübesi yüzünden pek sevmediğim bir mekan. Kötü ses sistemine, bir de grubun isteksiz ve heyecansız performansı eklenince kabus gibi konser olmuştu, bu yüzden mekanı duyunca korktum. Ama bu kez, belki de Imogen Heap’in özeni ve dikkati, biraz da gelişen ses sistemiyle gayet güzel bir organizasyona imza attılar, benim için şaşırtıcı oldu. Yine de bu mekanın -özellikle arkada kocaman bir gemi ile boğaz suları da kapalıyken- konser atmosferine ve müzik ruhuna pek yakışmadığını düşünüyorum, daha az kullanılması yerinde olur.

Not: Konserin etkisiyle olsa gerek bol bol parantezli, konuşur gibi yazdım, biz Imogen’ı böyle sevdik, siz de beni böyle seversiniz umarım.

Fotoğraf: Ozan Eicher

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir